Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/25815 E. , 2025/6001 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/1223 Esas, 2020/618 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Ankara 44. Asliye Ceza Ma
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/25815 E. , 2025/6001 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/1223 Esas, 2020/618 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2020 tarihli ve 2019/1223 Esas, 2020/618 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında mahkumiyet kararı verildiği, kararın 01.07.2020 tarihlerinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 31.10.2024 tarihli ve 2024/5642 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.11.2024 tarihli ve KYB-2024/112640 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “ Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı nazara alındığında, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durması yerine, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Hükümlü hakkında, 10.09.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 07.12.2018 tarih, 2018/161112 Soruşturma, 2018/2605 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, hükümlünün erteleme süresi içerisinde tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile erteleme kararının kaldırılarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 09.10.2019 tarihli ve 2018/161112 Soruşturma, 2019/47338 Esas, 2019/33164 sayılı iddianamesi ile Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2020 tarihli ve 2019/1223 Esas, 2020/618 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1,53. ve 58. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezasına, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 01.07.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. B. Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 4.maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 171, 172 ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerekmekte olup; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07.12.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle hükümlünün yanıltıldığı bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, mahkemesince açılan kamu davasında, 5271 sayılı Kanun'un 223/8-2. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre '' iki hafta '' içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2020 tarihli ve 2019/1223 Esas, 2020/618 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.07.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kullanmak için uyuşturucu madde bulunduran şüpheli hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 2018'de kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve bir yıl denetimli serbestlik tedbirine karar vermiş, ancak kararda itiraz süresi 15 gün yerine 7 gün olarak gösterilmişti. Yükümlülüklere uyulmadığı gerekçesiyle açılan davada Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesi 2 yıl hapis cezası ile mükerrirliğe hükmetti ve karar istinaf edilmeden kesinleşti. Adalet Bakanlığının istemi üzerine 8. Ceza Dairesi dosyayı kanun yararına bozma yoluyla inceledi.
Hukuki İlke: Kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik kararında kanun yolu, mercii, başvuru şekli ve süresinin ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilip tebliğ edilmesi zorunludur; itiraz süresi yanlış bildirilmişse karar usulüne uygun kesinleşmiş sayılmaz, tedbirin infazına başlanamaz ve kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden davanın durması gerekir.
Uygulama Sonucu: Daire kanun yararına bozma istemini kabul ederek mahkumiyet kararını oy birliğiyle bozdu; çünkü itiraz süresinin 7 gün gösterilmesiyle yanıltılan hükümlü hakkında erteleme kararı kesinleşmeden açılan davada durma kararı verilmesi gerekirken mahkumiyete hükmedilmişti.
Dava Strateji Notu: Denetimli serbestlik ihlali nedeniyle açılan uyuşturucu kullanım davalarında savcılığın erteleme kararındaki kanun yolu bildirimi mutlaka denetlenmelidir; itiraz süresinin 7 gün yazıldığı eski tarihli kararlar, kesinleşmiş mahkumiyetlerin dahi kanun yararına bozma yoluyla kaldırılmasına dayanak olabilir.