Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/25785 E. , 2025/275 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının bir parçası olarak etkin başvuru yolu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 13 üncü maddesi
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/25785 E. , 2025/275 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının bir parçası olarak etkin başvuru yolu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 13 üncü maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi ile 5271 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarındaki düzenlemeler ve müdafi ile vekil arasındaki farklılıklar da gözetildiğinde, sanık ve müdafiinin yokluğunda verilen hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir. Sanık ve müdafiinin yokluklarında verilen ve 24.04.2023 tarihinde sanık müdafiine usulüne uygun şekilde tebliğ edilen hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen 15 günlük yasal temyiz süresinden sonra 13.05.2023 tarihinde sanık tarafından eski hale getirme dilekçesi ile temyiz edildiği, ayrıca sanığa tebligat yapılmadığı anlaşıldığından; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve 2019/16 - 573 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere hükmün, "kararın içeriği hakkında bilgi sahibi olmayı ve müdafinin kusurlu davranışı ile kanun yoluna başvuru süresini geçirmiş olması halinde eski hale getirme imkanı olan" sanığa 7201 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi ve 5271 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanığa usulüne uygun şekilde tebliğ edilip tebligat mazbatası ve/veya tebliğ-tebellüğ belgesi ile temyiz dilekçesi sunması halinde, dilekçesi de eklenmek suretiyle ve temyiz istemi hakkında görüş bildiren ek tebliğname de düzenlenip gönderilmek üzere; dava dosyasının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Uyuşturucu madde ticaretinden kurulan hüküm sanık ve müdafiin yokluğunda verilmiş, yalnızca müdafie tebliğ edilmiş; sanık 15 günlük yasal temyiz süresi geçtikten sonra eski hale getirme dilekçesiyle temyiz başvurusu yapmıştır. Daire, esasa girmeden dosyayı, kararın sanığa da usulüne uygun tebliği ve ek tebliğname düzenlenmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi etmiştir.
Hukuki İlke: Yokluğunda hüküm kurulan sanığa, müdafie yapılan tebligattan ayrı olarak kararın bizzat tebliği gerekir; bu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 13. maddesindeki etkin başvuru hakkı ile 7201 sayılı Kanun'un 11. ve 5271 sayılı Kanun'un 34 ve 35. maddelerinin gereğidir. Müdafiin kusuruyla süre kaçırılmışsa sanığın eski hale getirme imkânı vardır; bu ilke Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararına dayandırılmıştır.
Uygulama Sonucu: Esas hakkında inceleme yapılmaksızın dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanığa usulüne uygun tebliği, tebliğ belgesi ve varsa temyiz dilekçesi eklenerek ek tebliğname ile dosyanın geri gönderilmesi istenmiştir.
Dava Strateji Notu: Karar yalnızca müdafie tebliğ edilmiş ve süre kaçmışsa dava kaybedilmiş sayılmaz: sanığa ayrıca tebligat yapılmadığı sürece temyiz süresi sanık yönünden işlemeye başlamaz ve eski hale getirme yolu açıktır. Süre aşımı gerekçesiyle reddedilen dosyalarda tebligatın kime yapıldığı ilk kontrol edilecek husustur.