Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/25936 E. , 2025/3486 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/7 E., 2018/220 K. SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Antalya Cumhuriyet
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/25936 E. , 2025/3486 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/7 E., 2018/220 K. SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2017 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-f maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.05.2018 tarihli kararı ile banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 245/1, 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 06.07.2018 tarihinde kesinleştiğine dair şerh düzenlendiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 01.11.2024 tarihli ve 2021/20235 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.12.2024 tarihli ve KYB-2024/114128 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, 1-Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/05/2018 tarihli kararının dosya dışı diğer sanıklar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 20/03/2019 tarihli ve 2019/314 Esas, 2019/640 sayılı kararı ile suça konu eylemin bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğundan bahisle yeniden hüküm kurulmak suretiyle mahkumiyet kararları verildiği, dosya dışı diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde kart bilgilerini ele geçirdiği kişileri telefon yoluyla arayarak banka görevlisi olduğunu söyledikten sonra hesaplarındaki paraları ele geçiren sanığın eyleminin de bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğu halde, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan hüküm kurulmasında, 2-İnceleme konusu kararda, hükümlü hakkında tekerrüre esas alınan Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/11/2012 tarihli ve 2012/126 Esas, 2012/1161 sayılı kararında sanık hakkında verilen 1.800,00 Türk lirası adli para cezasının yerine getirme tarihinin 21/03/2013 olduğu, inceleme konusu olaydaki suç tarihinin infaz tarihinden itibaren 5237 sayılı Kanun'un 58/2-b maddesinde belirtilen 3 yıllık süre dolduktan sonra işlenmiş olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı, bunun yerine adli sicil kaydında yer alan Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/04/2013 tarihli ve 2013/24 Esas, 2013/260 sayılı kararının tekerrüre esas alınması gerektiği anlaşılmakla, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. a) Katılanın Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına müracaatında, 15.06.2016 tarihinde saat 15.04 sıralarında kullanmakta olduğu 0538 (...) (...) (...) numaralı hattını 444 04 00 numaralı ... Genel Müdürlüğünden arayan bir şahsın, kredi kartından n11.com isimli internet sitesinden 700,00 TL'lik alışveriş yapıldığını, bilgisi dışında olması halinde telefonuna gönderilen onay kodunu söylemesi halinde işlemin iptal edileceğini belirtmesi üzerine banka adı altında gönderilen onay kodunu telefondaki kişiye söylediğini, telefonunun aniden kapanması üzerine şüphelenip en yakın ... Şubesine gittiğini ve ... ... Şubesindeki kredi kartına bağlı hesabından dört ayrı banka hesabına 21.800,00 TL EFT yapıldığını öğrendiğini beyanla şikayetçi olduğu belirlenmiştir. b) Banka cevabi yazılarına göre, mobil şube kanalıyla; i) 15.06.2016 tarihinde saat 15.17'de, katılanın hesabından inceleme dışı A.E.H.'nin ... Bankası hesabına 5.000,00 TL, ii) 15.06.2016 tarihinde saat 15.11'de, katılanın hesabından inceleme dışı S.K.'nın ... Bankası hesabına 4.000,00 TL, iii) 15.06.2016 tarihinde saat 15.08'de, katılanın hesabından inceleme kapsamında bulunan hükümlü ...'in ... hesabına 4.800,00 TL, iv) 15.06.2016 tarihinde saat 15.01'de katılanın hesabından inceleme dışı Y.M.'nin.. Bankası hesabına 8.000,00 TL EFT yapıldığı, Bahse konu işlemlerin katılanın internet şubesine yetkisiz erişim yapılarak gerçekleştirildiği belirlenmiştir. c) Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlünün, inceleme dışı sanıklar ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, katılanın banka hesabına internet bankacılığı aracılığıyla giriş yaparak çeşitli miktarlarda paraların kendisi ve diğer sanıkların hesaplarına transfer edip paraları nakit olarak çekmesi şeklinde gerçekleştirdiği eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-e maddesinde düzenlenen bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 245/1. maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması, 2. Hükümlü hakkında tekerrüre esas alınan Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2012 tarihli ve 2012/126 Esas, 2012/1161 Karar sayılı kararı ile, 1.800,00 TL adli para cezasının yerine getirme tarihinin 21.03.2013 olduğu, inceleme konusu olaydaki suç tarihinin infaz tarihinden itibaren 5237 sayılı Kanun'un 58/2-b maddesinde belirtilen 3 yıllık süre dolduktan sonra işlenmiş olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı, bunun yerine adli sicil kaydında yer alan Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.04.2013 tarihli ve 2013/24 Esas, 2013/260 Karar sayılı kararının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.05.2018 tarihli ve 2018/7 Esas, 2018/220 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Katılanı banka görevlisi gibi telefonla arayan fail, gönderilen onay kodunu alarak internet bankacılığından katılanın hesabından dört ayrı hesaba EFT yaptırmıştır. Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi hükümlüyü banka/kredi kartlarının kötüye kullanılması (TCK 245/1) suçundan mahkum etmiş, Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma istemiştir.
Hukuki İlke: Kart bilgilerini ele geçirip hile ile alınan onay koduyla internet bankacılığından para transferi eylemi TCK 142/2-e'deki bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunu oluşturur; ayrıca TCK 58/2-b'deki 3 yıllık süre dolduktan sonra işlenen suç önceki ilamı tekerrüre esas kılmaz.
Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma kabul; hem suç vasfının 245/1 yerine 142/2-e olması gözetilmediğinden hem de süresi geçmiş yanlış ilamın tekerrüre esas alınmasından karar bozulmuştur.
Dava Strateji Notu: 'Banka görevlisiyim' deyip onay kodu/şifre alarak hesaptan para çekme eylemi dolandırıcılık veya kart suçu değil, bilişim yoluyla hırsızlık (142/2-e) olarak nitelendirilir; vasıf hem ceza miktarını hem infaz rejimini etkilediğinden nitelendirme itirazı önceliklidir.