Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/283 E. , 2025/2296 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2023/11 D.İş SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Müsadere talebinin reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığ
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/283 E. , 2025/2296 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2023/11 D.İş SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Müsadere talebinin reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığının 13.04.2022 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında 6136 sayılı Kanun'un 15/1-1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Çanakkale Çocuk Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 15/1-1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 31/3, 62, 52/2. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis ve 260,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, açıklanmasının geri bırakılmasına ve adli emanetin 2022/475 sırasında kayıtlı bulunan bir adet muştanın iyiniyetli üçüncü kişiye ait olması nedeniyle sahibi olan E.E.'ye iadesine karar verildiği, suça sürüklenen çocuk müdafiinin karara itirazı üzerine Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli kararı ile kararda isabetsizlik bulunmadığından itirazın reddine karar verildiği, Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığınca 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz olan muştanın sahibine iadesi konusunda tereddüt oluştuğunu belirterek söz konusu muştanın müsaderesi talebine istinaden Çanakkale Çocuk Mahkemesinin 18.07.2023 tarihli kararı ile Çanakkale Çocuk Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli kararının 12.10.2022 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle emanet hakkında verilen iade kararının değiştirilip müsaderesine karar verilemeyeceğinden talebin reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 19.12.2023 tarihli ve 2023/18408 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2024 tarihli ve KYB-2023/136876 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir olay sebebiyle, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 09/03/2023 tarihli ve 2021/4297 Esas ve 2023/1193 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, bizatihi bulundurulması suç teşkil eden ve düzenlenen iddianamede de müsaderesi talep edilen suça konu muşta hakkında 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsadere kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde müsadere talebinin reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE ... ... hakkında zamanaşımı süresince 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan dava açılması mümkün görülmüştür. 1. 26.02.2022 tarihinde durumundan şüphe edilerek kolluk tarafından durdurulan suça sürüklenen çocuğun üzerinden bir adet 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz muşta ele geçirildiği, suça sürüklenen çocuğun savunmasında, söz konusu muştanın amcasının oğlunun üzerinden alıp cebine koyduğunu ifade ettiği olaya ilişkin olarak, suça sürüklenen hakkında Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığının 13.04.2022 tarihli iddianamesi ile 6136 sayılı Kanun'un 15/1-1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Çanakkale Çocuk Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 15/1-1, 5237 sayılı Kanun'un 31/3, 62, 52/2. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis ve 260,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, açıklanmasının geri bırakılmasına ve adli emanetin 2022/475 sırasında kayıtlı bulunan bir adet muştanın iyiniyetli üçüncü kişiye ait olması nedeniyle sahibi olan E.E.'ye iadesine karar verildiği, suça sürüklenen çocuk müdafinin karara itirazı üzerine Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli kararı ile kararda isabetsizlik bulunmadığından itirazın reddine karar verildiği, Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığınca 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz olan muştanın sahibine iadesi konusunda tereddüt oluştuğunu belirtilerek söz konusu muştanın müsaderesi talebine istinaden Çanakkale Çocuk Mahkemesinin 18.07.2023 tarihli kararı ile Çanakkale Çocuk Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli kararının 12.10.2022 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle emanet hakkında verilen iade kararının değiştirilip müsaderesine karar verilemeyeceğinden talebin reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. 2. 5237 sayılı Kanun'un "Eşya müsaderesi" başlıklı 54. maddesi; "(1) İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/11 md.) Eşyanın üzerinde iyiniyetli üçüncü kişiler lehine tesis edilmiş sınırlı ayni hakkın bulunması hâlinde müsadere kararı, bu hak saklı kalmak şartıyla verilir. (2) Birinci fıkra kapsamına giren eşyanın, ortadan kaldırılması, elden çıkarılması, tüketilmesi veya müsaderesinin başka bir surette imkansız kılınması halinde; bu eşyanın değeri kadar para tutarının müsaderesine karar verilir. (3) Suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir. (4) Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya, müsadere edilir. (5) Bir şeyin sadece bazı kısımlarının müsaderesi gerektiğinde, tümüne zarar verilmeksizin bu kısmı ayırmak olanaklı ise, sadece bu kısmın müsaderesine karar verilir. (6) Birden fazla kişinin paydaş olduğu eşya ile ilgili olarak, sadece suça iştirak eden kişinin payının müsaderesine hükmolunur." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. Eşya müsaderesine ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesinin gerekçesinde; "...Tasarıda müsadere yaptırımı bir “ceza” olarak öngörülmesine rağmen, “suç dolayısıyla hiç kimse mahkûm edilmese de” müsadereye hükmedilebilmesi kabul edilmiştir. Ceza niteliğindeki bir yaptırıma, bir kimsenin mahkûmiyeti olmadan başvurulamayacağı açıktır. Belirtilen bu sakıncaların giderilmesi ve müsaderenin Anayasada yer alan mülkiyet hakkını zedelememesi için, suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen eşyanın müsaderesine karar verileceği kabul edilmiştir. Ancak, bunun için, eşyanın iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerekir. Başka bir deyişle, kişinin suçun işlenmesine iştirak etmemesi, suçun işlenişinden haberdar olmaması durumunda, sahibi bulunduğu eşya bir suçun işlenmesinde kullanılmış olsa bile, müsadereye hükmedilemeyecektir. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanmış olan eşya ise, suçun icra hareketlerine henüz başlanmamış ise, sadece bu nedenle müsadere edilemeyecektir. Ancak bu eşyanın niteliği itibarıyla kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsaderesine hükmedilecektir. Yapılan yeni düzenleme ile getirilen temel değişiklik, müsaderenin hukukî niteliğinin bir güvenlik tedbiri olduğunun kabul edilmesidir. İşte bu nedenledir ki, müsadereye hükmedilmesi için bir suçun işlenmesi zorunlu olmakla birlikte, bu suçtan dolayı bir kimsenin cezaya mahkûm edilmesi gerekmemektedir. Örneğin suç işlenmesinde kullanılan tehlikeli eşya, bunu kullanan fail çocuk veya akıl hastası olması nedeniyle cezalandırılamasa dahi, müsaderesine hükmedilebilecektir. İkinci fıkraya göre, müsadere konusu eşyanın ortadan kaldırılması, elden çıkarılması, tüketilmesi veya müsaderesinin başka bir surette imkansız kılınması hâlinde; bunun değeri kadar para tutarının müsaderesine hükmedilecektir. Üçüncü fıkrada ise, müsaderede orantılılık kuralı kabul edilmiştir. Buna göre, suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyecektir. Maddenin dördüncü fıkrasında, yasak olan eşyanın müsaderesine ilişkin hükme yer verilmiştir. Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşyanın, her hâlde müsaderesine hükmolunacaktır..." şeklindeki açıklamalara yer verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; bizatihi taşınması suç oluşturan 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliği haiz olduğu belirlenen muştanın 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesi yerine yazılı şekilde müsadere talebinin reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Çanakkale Çocuk Mahkemesinin 18.07.2023 tarihli ve 2023/11 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2025 tarihinde karar verildi.