İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/3192 Karar: 2025/3272 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/3192 K.2025/3272

8. Ceza Dairesi 2024/3192 E. , 2025/3272 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2421 E., 2023/332 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma SUÇ TARİHLERİ :..., ... yönünden 01.12.2020 ve 16.12.2020, ..., ... 16.12.2020, ... (Zurlu) ... 01.12.2020 HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEMYİZ E

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/3192 E. , 2025/3272 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2421 E., 2023/332 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma SUÇ TARİHLERİ :..., ... yönünden 01.12.2020 ve 16.12.2020, ..., ... 16.12.2020, ... (Zurlu) ... 01.12.2020 HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEMYİZ E

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/3192 E. , 2025/3272 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2421 E., 2023/332 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma SUÇ TARİHLERİ :..., ... yönünden 01.12.2020 ve 16.12.2020, ..., ... 16.12.2020, ... (Zurlu) ... 01.12.2020 HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıklar .., .., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2021/359 Esas, 2022/468 Karar sayılı kararı ile; a-) Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/5, 43/1, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 20 yıl 3 ay 22 gün hapis ve 93.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b-) Sanıklar ... ve .. uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/5, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, c-) Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/5, 43/1, 58, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 24 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 112.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, d-) Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 35/2, 58, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 9 yıl 9 ay hapis ve 45.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, e-) Sanık ...'nın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/5, 192/3, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 12 yıl 2 ay 7 gün hapis ve 56.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 10.04.2023 tarihli ve 2022/2421 Esas, 2023/332 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve ayrıca .., ..., ... ve .. yönünden re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanıklar ... ve... ile sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, sanığın ikametinde ve iş yerinde yapılan aramaların usulsüz olduğuna ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/5 maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığına, sanığın kendi suçunu ortaya çıkarması nedeniyle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 3. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 4. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uyarınca yapılan indirimin yarı oranında olması gerektiğine ilişkindir. 5. Sanık ... müdafilerinin temyiz istemleri; Sanık hakkında ek savunma hakkı verilmeden 5237 sayılı Kanun'un 188/5 maddesinin uygulandığına, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, sanığın suç tarihinde Şanlıurfa'da dahi olmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 6. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, iddianamenin sanığa tebliğ edilmediğine ve 5271 sayılı Kanun'un 190/2 madde ve fıkrası uyarınca duruşmaya ara verilmesini isteme hakkının hatırlatılmaması nedeniyle sanığın savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Dava dosyası kapsamına göre, hakkında iletişimin denetlenmesi tedbiri uygulanan sanığın 01.12.2020 tarihinde diğer sanıklar .. ve ... tarafından İstanbul'dan temin olunan ve sanık ... tarafından Şanlıurfa'ya nakledilen suça konu uyuşturucunun Şanlıurfa'daki alıcısı olduğu iddiasına ilişkin olarak; Sanığın suça konu uyuşturucunun bedelini suç tarihinden önce diğer sanık ...'a göndermiş olması nedeniyle eyleminin tamamlanmış olduğu gözetilmeksizin sanık hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanmış olması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve sanığın ikamet ve iş yerinde yapılan aramaların usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla, sanık savunması, iletişimin tespiti çözüm tutanakları, fiziki takip ve olay tutanakları, sanık ...'a suça konu uyuşturucu bedelinin tanık M.E. aracılığıyla gönderildiğine dair banka dekontu ile tanığın sanığı canlı teşhisi ve kriminal rapor uyarınca sanığın diğer sanık ... tarafından Şanlıurfa'ya nakledilen suça konu uyuşturucunun Şanlıurfa'daki alıcısı olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve kanuna uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği ihtarı” belirtilmeyerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/4. maddesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; belirtilen hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 2. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Dava dosyası kapsamına göre, hakkında iletişimin denetlenmesi tedbiri uygulanan sanığın 01.12.2020 tarihinde diğer sanık ... ile İstanbul'dan temin ettikleri uyuşturucuyu sanık ... aracılığıyla Şanlıurfa'ya sevk ettikleri ve 16.12.2020 tarihinde ele geçen uyuşturucuyu diğer sanıklar ..., ..ve ... ile birlikte İstanbul'dan Şanlıurfa'ya naklettikleri iddialarına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, yazılı gerekçe uyarınca her iki olayda ele geçen uyuşturucuların miktarı dikkate alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin, sanığın her iki eyleminde de üç ve daha fazla sanığın bulunması nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/5 maddesinin uygulanmasının ve sanığın ikrarı olmasa dahi atılı suç nedeniyle mahkumiyetine yeter delilin var olması nedeniyle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına dair gerekçenin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, sanığın ikrarı, iletişimin tespiti çözüm tutanakları, fiziki takip ve olay tutanakları, 01.12.2020 tarihli olayda sanık ...'a suça konu uyuşturucu bedelinin tanık M.E. aracılığıyla gönderildiğine dair banka dekontu ve kriminal raporlar uyarınca sanığın her iki olayda üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği ihtarı” belirtilmeyerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/4. maddesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; belirtilen hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 3. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Dava dosyası kapsamına göre, hakkında iletişimin denetlenmesi tedbiri uygulanan sanığın 16.12.2020 tarihinde diğer sanıklar ... ve ... tarafından İstanbul'dan temin olunan uyuşturucunun sanık ile diğer sanık ... tarafından kiralanan araçla Şanlıurfa'ya nakledildiği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın ikrarı olmasa dahi atılı suç nedeniyle mahkumiyetine yeter delilin var olması nedeniyle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına dair gerekçenin usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla, sanığın ikrarı, iletişimin tespiti çözüm tutanakları, suça konu uyuşturucunun nakledildiği aracın kiralanmasına ilişkin sözleşme, fiziki takip ve olay tutanakları ve kriminal rapor uyarınca sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve kanuna uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği ihtarı” belirtilmeyerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/4. maddesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; belirtilen hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 4. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Dava dosyası kapsamına göre, sanığın 01.12.2020 tarihinde diğer sanıklar ... ve ... tarafından İstanbul'dan temin olunan uyuşturucuyu Şanlıurfa'ya naklettiği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, yazılı gerekçe uyarınca olayda ele geçen uyuşturucu miktarı dikkate alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi ile sanığın etkin pişmanlık hükümleri uyarınca temel cezasında yapılan indirim ve oranının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla, sanığın ikrarı, iletişimin tespiti çözüm tutanakları, fiziki takip ve olay tutanakları ve kriminal rapor uyarınca sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve kanuna uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği ihtarı” belirtilmeyerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/4. maddesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; belirtilen hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 5. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Dava dosyası kapsamına göre, sanığın 16.12.2020 tarihinde diğer sanıklar ... ve ... tarafından İstanbul'dan temin olunan uyuşturucunun sanık ile diğer sanık ... tarafından kiralanan araçla Şanlıurfa'ya nakledildiği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık hakkında ek savunma hakkı verilerek 5237 sayılı Kanun'un 188/5 maddesinin uygulandığı ve fiziki takip tutanağı uyarınca sanığın 16.12.2020 tarihinde diğer sanıklar ... ve .. bulundukları araçta olduğunun görüldüğü anlaşılmakla, iletişimin tespiti çözüm tutanakları, suça konu uyuşturucunun nakledildiği aracın sanık tarafından kiralanmasına ilişkin sözleşme, fiziki takip ve olay tutanakları ve kriminal rapor uyarınca sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve kanuna uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği ihtarı” belirtilmeyerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/4. maddesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; belirtilen hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 6. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Dava dosyası kapsamına göre, hakkında iletişimin denetlenmesi tedbiri uygulanan sanığın 01.12.2020 tarihinde diğer sanık ... ile İstanbul'dan temin ettikleri uyuşturucuyu sanık ... aracılığıyla Şanlıurfa'ya sevk ettikleri ve 16.12.2020 tarihinde ele geçen uyuşturucuyu diğer sanıklar ..., .. ve ... ile birlikte İstanbul'dan Şanlıurfa'ya naklettikleri iddialarına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın savunmasının alındığı 29.09.2021 tarihli ilk celseden önce vekaletname verdiği müdafiinin vekaletnamesini Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesine 03.08.2021 tarihinde sunduğu, bu suretle sanığın hakkında açılan davadan haberdar olduğunun kabulü ile savunma hakkının kısıtlanmadığı anlaşılmakla, iletişimin tespiti çözüm tutanakları, fiziki takip ve olay tutanakları, 01.12.2020 tarihli olayda sanık ...'a suça konu uyuşturucu bedelinin tanık M.E. aracılığıyla gönderildiğine dair banka dekontu, 16.12.2020 tarihli olayda sanıklar ... ve... tarafından suça konu uyuşturucuların nakledildiği aracın kiralanmasına ilişkin sözleşme ve kriminal raporlar uyarınca sanığın her iki olayda üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği ihtarı” belirtilmeyerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/4. maddesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; belirtilen hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 10.04.2023 tarihli ve 2022/2421 Esas, 2023/332 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, her bir sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmında yer alan "...taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde kalan miktarın tamamının tahsil edileceğinin" ibaresinden sonra gelmek üzere "...ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına" ibaresinin eklenilmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükümlerindeki hukuka aykırılıklar DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla