Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/3370 E. , 2025/3289 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/26 E., 2023/906 K. SUÇLAR : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebi
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/3370 E. , 2025/3289 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/26 E., 2023/906 K. SUÇLAR : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2022 tarihli kararı ile sanıklar hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 4a,b maddesi, 53. ve 58. maddeleri uyarınca 16 yıl 6 ay hapis cezası, 60.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, cezalarının mükerirlere özgü infaz rejimi uyarınca çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 27.04.2023 tarihli ve 2023/26 Esas, 2023/906 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ...'ın ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu, gizli soruşturmacıların tanık olarak dinlenmeleri gerektiği, gizli soruşturmacı kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b maddesinin uygulanamayacağı, sanık hakkında takdiri indirim sebeplerinin uygulanması gerektiği, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 39. maddesinin uygulanması gerektiği, video kayıtlarının içeriğinin incelenmesi gerektiği gerekçelerine ilişkindir. 2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Dava dosyası kapsamında 5271 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca verilmiş bir karar olmamasına karşın görüntü alındığı, gizli soruşturmacıların kışkırtıcı ajan olarak hareket ettiği, gizli soruşturmacıların tanık olarak dinlenmediği, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 39. maddesinin uygulanması gerektiği, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b maddesinin uygulanamayacağı, sanık hakkında takdiri indirim sebeplerinin uygulanması gerektiği, tekerrür hükümlerinin hatalı uygulandığı, ilgili tutanakların sanığa okunup sorulmadan karar verildiği gerekçelerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyasının kapsamına göre; 5271 sayılı Kanun'un 139. maddesi uyarınca gizli soruşturmacı atandığı, sanıkların gizli soruşturmacılara uyuşturucu madde satma teklifinde bulunduğu ve sonrasında sanıkların gizli soruşturmacılara sentetik kannabinoid maddesi sattıkları olayda sanıkların uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkin olarak; 1. Suçun sübutunun tespiti için sanıklardan uyuşturucu madde alma - temin etme eylemini gerçekleştiren gizli soruşturmacıların 5271 sayılı Kanun'un 139/3. maddesi de gözetilerek tanık olarak dinlenilip, hükme esas alınan olaya ilişkin ayrı ayrı detaylı bir biçimde beyanlarının alınması ve sanıklardan uyuşturucu alıp almadıklarının tespit edilmesi gerektiği hususunun gözetilmemesi, 2. Dava dosyası içerisinde içerisinde 5271 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca teknik araçlarla izlemeye ilişkin bir karar bulunmadığı anlaşılmakla; sanıklar hakkında anılan Kanun'un 140. maddesi uyarınca teknik araçlarla izlemeye ilişkin verilmiş bir kararın bulunup bulunmadığının araştırılarak, bulunuyor ise hukuki denetime olanak sağlayacak şekilde aslı veya onaylı örneğinin getirtilerek bu dosya içine konulması gerektiği hususunun gözetilmemesi; 3. 5271 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca teknik araçlarla izleme, görüntüleme ve ses alma işlemine ilişkin bir karar bulunmadığı takdirde suç tarihi gözetildiğinde gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin karara dayanılarak ve 5271 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca usulüne uygun bir karar alınmadan teknik araçlarla izleme, görüntüleme ve ses alma işlemi yapılmış olacağı ve bu yöntemle elde edilen bilgilerin delil olarak değerlendirilemeyeceği; dolayısıyla kovuşturma aşamasında söz konusu görüntü kayıtlarının gösterilmesi suretiyle görüntülerdeki kişilerin sanıklar olduğunun tespit edilmesi konusundaki delillere itibar edilemeyeceği hususu gözetilmeden sanıklar hakkında eksik inceleme ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 27.04.2023 tarihli ve 2023/26 Esas, 2023/906 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak diğer yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanıklar hakkında ki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde karar verildi.