Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/349 E. , 2024/4892 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/94 E., 2016/370 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküml
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/349 E. , 2024/4892 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/94 E., 2016/370 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz incelemesinde, Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bor Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.03.2012 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ikişer kez cezalandırılmaları talebi ile dava açılmıştır. 2. Bor Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ikişer kez mahkumiyet kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıkların temyiz istekleri, müştekilerin rızaları ile araca bindiklerine, soyut ve çelişkili beyan dışında delil bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, şüphe bulunduğuna, ceza tayin olunurken orantılılık ilkesinin ihlal edildiğine, müştekilerin kovuşturma aşamasında dinlenmediklerine ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay; sanıkların mağdureler ile para karşılığında ilişkiye girme hususunda anlaştıkları, mağdurelerin sanıkların aracına binerek bildirdikleri yere doğru yola çıktıkları, sanıkların belirlenen güzergahın dışına çıkmaları üzerine, paniğe kapılan mağdurelerin araçtan inmek istedikleri, sanıkların buna müsade etmeyerek, onları tehdit ettikleri, olayın tanık K. tarafından polise ihbar edilmesi ve tanık F.'in müdahalesi üzerine sanıkların mağdureleri serbest bıraktıkları iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanıkların mahkumiyetlerine dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığından sanıkların diğer temyiz itirazları reddedilmiştir. 2. Ancak; a. Tüm dosya kapsamına göre, mağdureler ...ve ...'in sanıklar ... ve ... ile para karşılığında ilişkiye girme hususunda anlaştıkları, bu kapsamda sanıkların buluşma noktasına geldikleri araca bindikleri, mağdurelerin kendileri tarafından belirlenen adrese gideceklerini, bunun dışında bir yere gitmek istemediklerini sanıklara ilettikleri, aracı kullanmakta olan sanık ...'un belirlenen adresin dışında bir yere doğru aracı sürmeye başladığı, mağdurelerin itirazlarına aldırmayarak hızını daha da arttırdığı, mağdure ...'in bu durumu telefonla tanık K.'a bildirdiği, tanığın da polisi arayarak mağdurelerin sanıklar tarafından zorla kaçırıldıkları yönünde ihbarda bulunduğu, sanıkların mağdureleri ıssız bir araziye götürdükleri, burada mağdureleri tehdit ettikleri, son olarak tanık F.'in ikna etmesi üzerine sanıkların mağdureleri Bor terminaline bırakmaları şeklinde gerçekleşen olayda, sanıkların atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu birden fazla mağdureye karşı tek bir fiille işledikleri, mağdurelere karşı ayrı ayrı eylemlerde bulunmadıkları anlaşılmakla, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekirken, yazılı şekilde mağdure sayısınca ayrı ayrı hükümler kurulması; b. Tanık K.'in ifadesi, 09.03.2012 tarihli ihbar ve olay tutanakları ile tüm dosya kapsamına göre, sanıkların olayla ilgili soruşturma başladıktan sonra mağdureleri serbest bıraktıkları anlaşılmakla, sanıklar hakkında yasal şartları oluşmadığı halde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Bor Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2016 tarihli ve 2012/94 Esas, 2016/370 sayılı Kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326 ncı maddeleri gereği, ceza miktarları bakımından kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2024 tarihinde karar verildi.