Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/4525 E. , 2025/3353 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1065 E., 2023/730 K SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu,
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/4525 E. , 2025/3353 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1065 E., 2023/730 K SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.04.2023 tarihli ve 2023/3 Esas, 2023/106 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 43/1, 62, 52, 54, 58 ve 53. maddeleri uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 23.05.2023 tarihli ve 2023/1065 Esas, 2023/730 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 21.04.2021 tarihli olay yönünden olay yerine ilk bakan polislerin mahkeme huzurunda dinlenmeleri gerektiği, temyiz dışı sanık ... mahkeme huzurunda dinlenmeden karar verildiği, haksız yere zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı, 26.06.2021 tarihli olay yönünden anne ve babasının mahkeme huzurunda dinlenmesi gerektiği, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya kapsamına göre, 21.04.2021 tarihinde kullandığı araç içinde satışa hazır halde uyuşturucu madde ile yakalanması, 26.06.2021 tarihinde yine kişisel kullanım miktarı üzerinde uyuşturucu madde ile yakalanması, sanığın farklı tarihlerde ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle uyuşturucu maddde ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Olay tutanaklarının içeriği, sanığın beyanları ve sanığın ilk eylemi nedeniyle hakkında soruşturma başlatılıp yakalanması, ifadesinin alınması, sorguya sevk edilmesi ve bu itibarla fiili kesintinin gerçekleşmesi karşısında, her iki eylemin ayrı bir suç işleme kararı kapsamında işlenmesi sebebiyle sanık hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulması gerekirken, eylemlerin temadi ettiği kabul edilerek tek mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Kolluk tarafından tanzim edilen tutanaklar, tanık beyanları, savunmalar, kriminal rapor ve tüm dosya kapsamından sanığın farklı tarihlerde başkalarına temin etmek amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, mahkeme huzurunda dinlenmesi talep edilen tanıkların neticeye katkı sunmayacağı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 1. Adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımda taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarına yer verilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılması, 2. Adli emanetin 2021/5574 ve 2021/4375 sırasına kayıtlı kayıtlı eşyaların müsaderesi yerine imhasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 23.05.2023 tarihli ve 2023/1065 Esas, 2023/730 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin hüküm fıkrasının adli para cezasına ilişkin hüküm fıkrasının (6) numaralı bendine, ''...adli para cezasının ödenmemesi halinde 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle değişik 5275 sayılı kanunun 106/3. maddesinin uygulanacağının ihtarına" ibaresi çıkarılarak yerine ''... taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğine ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına'' ibaresinin ve müsadere ile ilgili (12) numaralı bendinde bulunan ''İMHASINA'' ibareleri yerine ''5237 sayılı Kanun'un 54/1 maddesi uyarınca MÜSADERESİNE'' ibarelerinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak eleştiri yönünden Üye ...'in karşı düşüncesi diğer yönlerden oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Zincirleme suçun oluşumu için işlenen suçlar arasında ne kadar zaman geçmesi gerektiği konusunda genel ve mutlak bir kural koymak mümkün olmadığından, hangi süre içerisinde işlenirse işlensin, işlenen suç başlangıçtaki genel niyete veya suç işleme konusunda tek karara dayanıyor ise zincirleme suç hükümleri uygulanacak, ancak işlenen suç failin yeni bir suç işleme kararına dayanıyorsa artık zincirleme suç söz konusu olmayacaktır. Zaman aralığının kısa olması ise kural olarak suç işleme kararında bir değişiklik olmadığına karine teşkil etmektedir. 21.04.2021 tarihinde sanığın kullandığı araç içinde satışa hazır halde ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak, 65 gün geçtikten sonra da 26.06.2021 tarihinde yine kişisel kullanım miktarının üzerinde uyuşturucu maddeyi ticari amaçla bulundurmak suretiyle yakın tarihlerde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda aradan geçen kısa zaman aralığı ve yakalama işlemi sonrası suç işleme iradesini devam ettirmiş olması hususları birlikte dikkate alındığında sanığın suç işleme kararının yenilendiğine dair aleyhine yeterli somut delil bulunmadığı, yakalama, ifade alma, sorguya sevk, ev araması gibi adli işlemlerinin sanığın kararında bir değişiklik yapması gerektiği düşüncesinin varsayımsal bir düşünce olduğu, nitekim sanığın adli kontrol kararı ile serbest bırakılmasından sonra ikinci eylemini gerçekleştirdiği nazara alındığında sanığın suç işleme kararında bir değişiklik olmadığının anlaşıldığı failin iç dünyasını ilgilendiren suç işleme kararının her olayın özelliğine göre suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluşum ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği, aksi halde her adli işlemin fiili kesinti olarak kabul edilmesi halinde sanığın çok ağır cezalar ile karşılaşılabileceği, bu durumun ceza adaletini öngören TCK'nın 3. maddesi ve TCK'nın 43. maddesinin düzenleniş amacına aykırılık oluşturacağı Yargıtay'ın yerleşik kararlarınında bu yönde olduğu ceza hukukundaki cezalandırmanın amacının cezanın caydırıcı olması ile ıslah edici olması amacına dönük olduğu aşırı ve kanun koyucunun amacını aşan cezaların bu dengenin bozulmasına ve suç işleyen kişinin tekrar topluma kazandırılması amacına aykırılık oluşturacağı ve sanıkların tamamen toplum dışına itilmesine sebebiyet vereceği düşüncesi ile karardaki eleştiri düşüncesine iştirak edilmemiştir. 29.04.2025