Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/4681 E. , 2025/5021 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1531 Esas, 2023/1340 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edile
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/4681 E. , 2025/5021 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1531 Esas, 2023/1340 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2023 tarihli ve 2022/324 Esas, 2023/77 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 43/1, 62, 52, 53 ve 54. maddeleri uyarınca 10 yıl 5 ay hapis cezası ve 20.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 14.09.2023 tarihli ve 2023/1531 Esas, 2023/1340 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Yasal unsurlar oluşmadığı hâlde, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edildiği; etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı gibi, adil yargılanma hakkının da ihlal edildiği; uyuşturucu madde satışına ilişkin tek bir tanık beyanı, ihbar ya da kolluk tutanağı bulunmadığı; ayrıca idrar tahlili sonucuna göre, ele geçirilen her iki maddenin de sanık tarafından kullanıldığının tespit edildiği dikkate alındığında, verilen hükmün bozulması talebine ilişkindir, B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya kapsamına göre; sanığın üzerinde ve evinde uyuşturucu madde ele geçirilmesinin ardından, birkaç gün sonra Gaziantep’ten uyuşturucu madde getireceği yönünde bilgi edinilmesi üzerine gerekli tedbirler alınmış, sanığın bulunduğu araç durdurulmuş ve yapılan aramada uyuşturucu maddeler ele geçirildiği, zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticareti yapma iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın evinde ve aracında çeşitli uyuşturucu maddelerin bulunması, uyuşturucu madde ticareti ile ilgili kriminal rapor birlikte değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, tüm dosya kapsamına göre usul ve Kanuna uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği” ihtarı yerine, “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin, ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı yasanın 106/3. maddesi gereğince infaz edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının TCK'nın 52/4. maddesi gereğince hapse çevrilebileceğinin sanığa ihtarına (ihtarat yapıldı)” ibaresinin yazılmasının, Hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle,sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 14.09.2023 tarihli ve 2023/1531 Esas, 2023/1340 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümde yer alan "Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan ihtara rağmen ödenmeyen adli para cezasının 5237 sayılı 52/4 maddesi ile 5275 sayılı Yasanın 106/3 maddesi uyarınca adli para cezasına esas olan hapis cezasına çevrileceğinin ve çevrilen hapis cezasının infazının da bu madde hükümlerine göre yapılacağının ihtarına, (İhtar edildi)" ibaresinin çıkarılması ve yerine; "taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına" ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1.maddesi uyarınca Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.06.2025 tarihinde karar verildi.