Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/5018 E. , 2025/1975 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/12 E., 2023/1018 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma SUÇ TARİHLERİ : 10.03.2020, 23.12.2020 HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/5018 E. , 2025/1975 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/12 E., 2023/1018 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma SUÇ TARİHLERİ : 10.03.2020, 23.12.2020 HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2022/337 Esas, 2022/489 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a-b, 43/1, 52, 53 ve 54 maddeleri uyarınca 17 yıl 2 ay 7 gün hapis cezası ve 46.860,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 03.10.2023 tarihli ve 2023/12 Esas, 2023/1018 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, yeterli delil bulunmadığına, bilirkişi raporunun tebliğ edilmediğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; 1. 10.03.2020 tarihli olaya ilişkin olarak yapılan istihbari çalışmalar neticesinde U.A. ve M.R.A'nın durumundan şüphelenilerek takibe alındığı, önleme araması kararı gereği durdurularak suç unsurunun bulunup bulunmadığının sorulması üzerine ceplerinden çıkarttıkları birer paket eroin maddesini kendi rızaları ile teslim ettikleri, 2. 23.12.2020 tarihli olaya ilişkin olarak, sanığın ilgili adreste eroin maddesi sattığı yönünde alınan istihbari bilgi doğrultusunda ikametin izlemeye alındığı, uyuşturucu madde kullanıcısı K.G.'nin ilgili adrese girip kısa süre kaldıktan sonra çıktığı, durdurulup üzerinde suç unsurunun bulunup bulunmadığının sorulması üzerine cebinden çıkarmış olduğu eroin maddesini rızaen teslim ettiği, müdafii eşliğinde alınan ifadesinde uyuşturucu maddeyi sanıktan aldığını beyan ettiği ve yine müdafii eşliğinde yapılan teşhis işleminde sanığı kesin ve net olarak teşhis ettiği iddialarına ilişkin olarak; Mahkemece her ne kadar ''sanığın 10.03.2020 ve 23.12.2020 tarihli her iki olaya konu olan eylemlerinin suç tarihi ve iddianame tarihi itibariyle hukuki kesinti oluşmadığından zincirleme suç oluşturduğu'' kanaatiyle tek bir suç oluşturduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, 10.03.2020 tarihinde gerçekleşen ilk eylemde sanığın değişik kişilere yönelik farklı yerde uyuşturucu madde satışı yaptığı, bu eylemden yaklaşık 9 ay sonra 23.12.2020 tarihinde sanık hakkında ilgili adreste uyuşturucu madde satışı yaptığı yönünde alınan bilgiler doğrultusunda ikametin takibe alındığı ve işlem yapıldığı, uyuşturucu madde kullanıcısı ...'nin ilgili adrese girip kısa süre kaldıktan sonra çıktığı, durdurulup üzerinde suç unsurunun bulunup bulunmadığının sorulması üzerine cebinden çıkarmış olduğu eroin maddesini rızaen teslim ettiği, müdafii eşliğinde alınan ifadesinde uyuşturucu maddeyi sanıktan aldığını beyan ettiği görülmekle, her iki eylem arasında geçen zaman, fiillerin işleniş şekli ve yerlerinin de farklı olduğu hususları nazara alındığında olayda sözü edilen fiillerin ayrı bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlendiklerinin kabul edilmesi ve iki ayrı suçtan ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken fiillerin tek suç olarak değerlendirilmesi hukuka aykırı görülmüş olup, bu çerçevede yapılan değerlendirmede; A. ''10/03/2020 tarihli eyleme ilişkin olarak Diyarbakır 2. Sulh Ceza Hakimliği'nin 05.03.2020 tarih ve 2020/1054 Değişik İş sayılı kararının ve bu karara istinaden yapılan iletişimin tespitine ilişkin dinlemelerin çözümüne ilişkin tape kayıtlarının aslı veya onaylı suretlerinin, yine sanık ile kullanıcı tanıklar U.A. ve M.R.A.'nın fiziki takibine ve yakalamasına ilişkin tutulan tutanak asılları ile bu tanıkların yapmış oldukları teşhis işlemine ait tutanakların aslı veya onaylı suretlerinin dosya içerisine alınmak üzere Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan istenilmesine'' karar verildiği, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığından gelen cevabi yazıda ''iddianameye konu soruşturma dosyasının teknik takip dosyası olmadığı, tape kayıtlarının bulunmadığı, U.A. ve M.R.A.'nın fiziki takibine ve yakalamasına ilişkin tutulan tutanak asıllarının yapmış oldukları teşhis işlemine ait tutanakların bulunmadığı'' bildirilmiş olup, mahkemece kurulan mahkumiyet hükmünün gerekçesini fiziki takip ve yakalama tutanakları ile bu tanıkların yapmış oldukları teşhis işlemine dayandırdığı görülmüştür. Soruşturma aşamasında U.A. ve M.R.A.'nın ifadelerinin müdafii eşliğinde alınmadığı, tanık sıfatıyla mahkeme huzurunda alınan ifadelerinde ise huzurdaki sanığı tanımadıklarını, bu şahıstan uyuşturucu madde satın almadıklarını beyan etmiş, tutanak mümzinin. tanık sıfatıyla alınan ifadesinde her ne kadar olay yerine gittiklerinde sanığın geldiğini ve iki kişiye malzeme verdiğini, ilgili şahısların sanığa yaklaşarak aralarında bir alışveriş olduğunu beyan etmiş ise de, 10.03.2020 tarihli ''Olay, Yakalama, Tartı Vezin ve Rızaen Teslim Tutanağı''nda tutanak mümzinin ifadesinde bahsettiği hususların yer almadığı, bu haliyle sanığın üzerine atılı suçu işlediğini gösterir mahkûmiyetine yeter nitelikte somut delil elde edilemediği, mevcut delil durumu ile mahkûmiyet hükmü kurulmasının hukuka uygun olmayacağı, sanığın üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediğinden bahisle 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kuşku sınırlarını aşan, kesin, inandırıcı ve hukuka uygun delil elde edilemediğinden, müsnet suçu işlediği sabit olmadığı gerekçesiyle 10.03.2020 tarihli eyleme ilişkin olarak sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı görülmüş, B. 23.12.2020 tarihli eyleme ilişkin, sanık hakkında ilgili adreste uyuşturucu madde satışı yaptığı yönünde bilgi alınması, adrese geldikten kısa süre sonra adresten çıkan ve tedirgin hareketler sergileyen uyuşturucu madde alıcısı ...'nin müdafii eşliğinde alınan ifadesinde ele geçirilen uyuşturucu maddeyi daha önce 6-7 defa eroin maddesi satın aldığı Bağlar 5 Nisan mahallesinde Sağlık ocağının arka tarafında bulunan gecekondu gibi bir evden soyismini bilmediği Ömer isimli şahıstan satın aldığını beyan ederek 23.12.2020 tarihli fotoğraf teşhis tutanağı ile uyuşturucu madde aldığını belirttiği sanığı teşhis ettiği, ikamet sahibi sanık Heybet Alpaydıncı'nın mahkeme huzurunda alınan ifadesinde sanığı tanıdığını, kayınbiraderi olduğunu, evlerine misafirliğe arada sırada geldiğini beyan etmesi karşısında sanığın, ...'den ele geçirilen uyuşturucu maddeyi satma eylemi sabit olmakla, sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 03.10.2023 tarihli ve 2023/12 Esas, 2023/1018 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2025 tarihinde karar verildi.