Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/5029 E. , 2025/2040 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1958 E., 2023/2015 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temy
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/5029 E. , 2025/2040 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1958 E., 2023/2015 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bakırköy 23.Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2023 tarihli ve 2022/397 Esas, 2023/128 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 43, 62. maddeleri uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28.Ceza Dairesinin, 19.10.2023 tarihli ve 2023/1958 Esas, 2023/2015 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi Suç vasfının hatalı tayin edildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, suçun teşebbüs aşamasında kaldığına, hükmün hukuka aykırı delillere dayandığına, belgelerin gönderilmemesi sebebiyle savunma hakkının kısıtlandığına, incelemenin yanlış mahkeme tarafından yapıldığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 15.01.2021, 27.01.2021 tarihli suçlar arasında sanığın suç işleme kararının yenilendiği kabul edilen yakalanma ve adli kontrol hükümlerinin uygulanması gibi hallerde fiili kesintinin oluştuğu ve bu kesintiden sonra işlenen fiillerin ayrı bir suç işleme kararı altında işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği cihetle, sanığın her iki eylemi nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılması gerekirken, koşulları oluşmadığı halde farklı tarihlerde işlenen eylemlerin bir suç işleme kararı kapsamında işlendiği kabul edilerek zincirleme suç hükümleri uygulanarak tek bir mahkumiyet hükmü kurulması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya kapsamına göre; 15.01.2021 tarihinde, şüphe üzerine durdurulan sanığın kaba üst araması sırasında uyuşturucu madde ele geçirildiği, kaba üst araması devam ederken sanığın kaçmaya başladığı, ardından yakalandığı ve montunun cebindeki diğer uyuşturucu maddelerin de ele geçirildiği; 27.01.2021 tarihinde, bordo renkli Tofaş marka bir araç ile uyuşturucu madde satıldığı bilgisi üzerine, sanığın kullandığı aracın durdurulmaya çalışıldığı ancak sanığın araç ile kaçtığı, araç durdurulduktan sonra sanığın araçtan inerek yeniden kaçmaya çalıştığı, yakalandığında üzerinden uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği şeklindeki iddialara ilişkin olarak; Olay tutanakları içeriği, sanığın aşamalardaki savunmaları, tutanak mümziilerin beyanları, ele geçen maddelerin miktarı, kriminal rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün isabetli olduğu, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulduğu, eylemlerin tamamlandığı, ilk derede mahkemesi tarafından dosya suretinin ceza infaz kurumu kanalı aracılığı ile UYAP üzerinden sanığa gönderildiğinin anlaşılması sebebiyle savunma hakkının kısıtlanmadığı, yetkili ve görevli mahkeme tarafından karar verildiği, araştırılacak başka bir hususun bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin 2023/1958 Esas, 2023/2015 Karar sayılı kararında, sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak gerekçedeki eleştiri yönünden üye ...'in karşı oyu ile oy çokluğuyla, diğer hususlarda oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ Zincirleme suçun oluşumu için işlenen suçlar arasında ne kadar zaman geçmesi gerektiği konusunda genel ve mutlak bir kural koymak mümkün olmadığından, hangi süre içerisinde işlenirse işlensin, işlenen suç başlangıçtaki genel niyete veya suç işleme konusunda tek karara dayanıyor ise zincirleme suç hükümleri uygulanacak, ancak işlenen suç failin yeni bir suç işleme kararına dayanıyorsa artık zincirleme suç söz konusu olmayacaktır. Zaman aralığının kısa olması ise kural olarak suç işleme kararında bir değişiklik olmadığına karine teşkil etmektedir. 15.01.2021 tarihli ve 27.01.2021 tarihli eylemlerde sanığın üzerinde ele geçirilen maddelerin ticaretini yapmak amacı ile bulundurmak suretiyle yakın tarihlerde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda aradan geçen kısa zaman aralığı ve ele geçen maddelerin niteliğinin aynı olması hususları birlikte dikkate alındığında sanığın suç işleme kararının yenilendiğine dair aleyhine yeterli somut delil bulunmadığı, yakalama, ifade alma, sorguya sevk, ev araması gibi adli işlemlerinin sanığın kararında bir değişiklik yapması gerektiği düşüncesinin varsayımsal bir düşünce olduğu, nitekim sanığın yakalanıp ifadesi alındıktan sonra adli kontrol kararı ile serbest bırakılmasından sonra da ikinci eylemini gerçekleştirdiği nazara alındığında sanığın suç işleme kararında bir değişiklik olmadığının anlaşıldığı failin iç dünyasını ilgilendiren suç işleme kararının her olayın özelliğine göre suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluşum ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği, aksi halde her adli işlemin fiili kesinti olarak kabul edilmesi halinde sanığın çok ağır cezalar ile karşılaşılabileceği, bu durumun ceza adaletini öngören TCK'nın 3. maddesi ve TCK'nın 43 üncü maddesinin düzenleniş amacına aykırılık oluşturacağı Yargıtay'ın yerleşik kararlarınında bu yönde olduğu ceza hukukundaki cezalandırmanın amacının cezanın caydırıcı olması ile ıslah edici olması amacına dönük olduğu aşırı ve kanun koyucunun amacını aşan cezaların bu dengenin bozulmasına ve suç işleyen kişinin tekrar topluma kazandırılması amacına aykırılık oluşturacağı ve sanıkların tamamen toplum dışına itilmesine sebebiyet vereceği düşüncesi ile karardaki eleştiri düşüncesine iştirak edilmemiştir. 12.03.2025