Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/94 E. , 2025/2293 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ (1) :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/747 E. 2023/166 K. MAHKEMESİ (2) : Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/265 E. 2018/119 K. SUÇ : Yalan tanıklık İNCELEME KONUSU KARARLAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hü
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/94 E. , 2025/2293 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ (1) :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/747 E. 2023/166 K. MAHKEMESİ (2) : Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/265 E. 2018/119 K. SUÇ : Yalan tanıklık İNCELEME KONUSU KARARLAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hükmün açıklanmasına yer olmadığı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 15.10.2018 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında yalan tanıklık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 272/2. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2018 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 272/2, 62, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın itiraz edilmeksizin 07.10.2019 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında 13.09.2018 tarihinde işlediği yalan tanıklık suçundan verilen 10 ay hapis cezasının 6.000,00 TL adli para cezasına çevrilmesine rağmen 5560 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/7. maddesine aykırı olarak mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşıldığından, hukuka aykırı olarak verilen mahkumiyet hükmünün açıklanmasına yer olmadığına ilişkin kararın istinaf edilmeksizin 09.03.2023 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 20.11.2023 tarihli ve 2023/21420 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2023 tarihli ve KYB-2023/125427 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “1-Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/03/2023 tarihli ve 2022/747 Esas, 2023/166 sayılı kararını kapsayan dosya yönünden yapılan incelemede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. maddesi uyarınca "(Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir."şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Somut olayda Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/12/2018 tarihli kararıyla açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği, aynı Kanun'un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verilmesinde isabet görülmemiştir. 2-Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/12/2018 tarihli ve 2018/265 Esas, 2018/119 sayılı kararını kapsayan dosya yönünden yapılan incelemede; Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/12/2018 tarihli kararıyla sanığın işlediği yalan tanıklık suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmedilen 10 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/2 ve 50/1-a maddeleri gereğince 6.000,00 Türk lirası adli para cezasına çevrilmesini müteakip anılan kararın 5271 sayılı Kanun'un 231/7. maddesinde yer alan " (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez." şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde kısa süreli hapis cezasının para cezasına çevrilmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2023 tarihli ve 2022/747 Esas, 2023/166 Karar sayılı kararının yapılan incelemesinde; 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirilerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceğinin gözetilmesi gerektiği, bu sebeple denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işleyen ve kendisine yükümlülük yüklenmeyen sanık hakkında, hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde "hükmün açıklanmasına yer olmadığına" şeklinde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. B. Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2018 tarihli ve 2018/265 Esas, 2018/119 Karar sayılı kararının yapılan incelemesinde; Kesinleşen karar veya hükümlerdeki aykırılıklar başka suretle giderilmesi mümkün olmadığı takdirde, ikincil ve olağanüstü nitelikte olan kanun yararına bozma yasa yoluna konu edilebilecektir. Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2023 tarihli ve 2022/747 Esas, 2023/166 Karar sayılı kararının bozulması halinde, incelemeye konu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanması üzerine ortadan kalkacağı dikkate alındığında, artık kanun yararına bozmaya konu edilmesi mümkün olmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KISMEN KABULÜNE, 2. Gerekçenin (B) bölümünde belirtilen nedenle Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2018 tarihli ve 2018/265 Esas, 2018/119 Karar sayılı kararına yönelik Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, 3. Gerekçenin (A) bölümünde belirtilen nedenle Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2023 tarihli ve 2022/747 Esas, 2023/166 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, bu karar yönünden 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2025 tarihinde karar verildi.