Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/10080 E. , 2026/2670 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2826 E., 2025/2967 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık ... müdafii kanuni süresi içinde öne sürdükten sonra, sanık ...'ın 26.12.2025 tarihli d
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/10080 E. , 2026/2670 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2826 E., 2025/2967 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık ... müdafii kanuni süresi içinde öne sürdükten sonra, sanık ...'ın 26.12.2025 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği görülmüştür. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık ... hakkında verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafii tarafından süresinde duruşma talebinde bulunulmuş ise de; takdiren duruşma talebinin reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.03.2025 tarihli, 2024/33 Esas, 2025/94 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3., 188/4-a, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 13... ay hapis ve 45.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.03.2025 tarihli, 2024/33 Esas, 2025/94 Karar sayılı kararı hakkında sanık ... müdafii ile sanık ... müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, duruşma açılmadan verilen 17.07.2025 tarihli, 2025/2826 Esas, 2025/2967 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; Arama ve el koyma kararının hukuka aykırı olduğuna, kriminal raporda sanıktan ele geçirilen uyuşturucu maddelerin net bir şekilde belirtilmediğine, sanığın savunma hakkının, delil serbestisi ve açıklığı ilkelerinin ihlal edildiğine, uyuşturucu madde ticareti suçunun unsurlarının oluşmadığına, sanığın suçu işlemediğine, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığına, sanıkta ele geçirilen maddelerin kullanma amacıyla bulundurulduğuna, sanık hakkında beraat ve tahliye kararı verilmesi gerektiğine B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Sanık ve müdafiinin kanuni süresi içinde öne sürdükten sonra, 26.12.2025 tarihli dilekçe ile sanığın temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. 2. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde bir kargo şirketi vasıtasıyla temyiz isteminden vazgeçen sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde uyuşturucu madde göndermeye çalışırken yakalanan temyiz dışı sanık ...'in uyuşturucu maddeleri ismini ... olarak bildiği ve adresini gösterebileceği, irtibat numarası da olan kişiden satın aldığını beyan etmesi üzerine yapılan araştırma ve temyiz dışı sanık ...'in adres göstermesi ile ... isimli kişinin sanık ... olduğunun tespit edildiği, sanık ...'nin ikametinde yapılan aramada, mdma uyuşturucu maddesi, esrar öğütme makinesi ve bir miktar esrar uyuşturucu maddesi ele geçirildiği, bu şekilde sanık ...'nin evinde kullanma amacı dışında uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Olayın intikal şekli, temyiz dışı sanık ...'in aşamalardaki savunmaları, sanığın evinde arama yapılmasına ve suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesine ilişkin kolluk görevlileri tarafından tutulan tutanak, sanığın cep telefonunda kolluk görevlileri tarafından yapılan inceleme sonrası tutulan tutanak, sanığın cep telefonunda yapılan incelemeye ilişkin 12.03.2024 tarihli bilirkişi raporu, kriminal raporda yer alan maddelerin ayrımına ilişkin .. İl Emniyet Müdürlüğünün 10.10.2024 tarihli cevabi yazısı, suça konu uyuşturucu maddelere ilişkin kriminal raporu, sanığın aşamalardaki dosya kapsamına ve olağan hayat tecrübeleri uygun olmayan savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama ve el koyma kararına istinaden yapılan arama ve el koyma işleminde usulsüzlük bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin temyiz talepleri yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle, sanık ... müdafiinin kanuni süresi içinde öne sürdükten sonra, sanık ...'ın temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının sanık ... müdafiinin temyiz istemi yönünden, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2. Gerekçe bölümünün (2) bendinde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 17.07.2025 tarihli, 2025/2826 Esas, 2025/2967 Karar sayılı sanık ... hakkında kurulan kararında sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık ... müdafinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kargo şirketi aracılığıyla uyuşturucu göndermeye çalışırken yakalanan bir sanığın, maddeleri satın aldığı kişinin adresini ve irtibat numarasını vermesi üzerine ulaşılan sanığın evinde yapılan aramada mdma, esrar ve esrar öğütme makinesi ele geçirilmiş; İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesi ticaret suçundan hapis ve 45.000 TL adli para cezasına hükmetmiş, istinaf esastan reddedilmiştir. Temyiz aşamasında sanıklardan biri dilekçeyle temyizden vazgeçmiş, diğer sanık müdafii arama ve el koymanın hukuka aykırılığı ile delil yetersizliğini ileri sürmüştür.
Hukuki İlke: Temyiz davası istek şartına bağlıdır; süresinde açılan temyizden vazgeçilmesi hâlinde dosya o sanık yönünden incelenmeksizin iade edilir. Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama ve el koyma kararına dayanan aramada usulsüzlük yoksa ve vicdani kanı dosyadaki belgelerle uyumlu kesin verilere dayanıyorsa hükümde hukuka aykırılık bulunmaz.
Uygulama Sonucu: Vazgeçen sanık yönünden dosyanın incelenmeksizin iadesine, diğer sanık yönünden temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına ve tahliye talebinin reddine oy birliğiyle karar verilmiştir; evdeki madde çeşitliliği, telefon incelemesi ve diğer sanığın aşamalardaki beyanları sübutu doğrulamıştır.
Dava Strateji Notu: Birlikte yargılanan sanığın adres göstererek yaptığı teşhis, telefon inceleme raporu ve savcılık kararına dayalı aramayla desteklendiğinde tek başına itibarsızlaştırılamıyor; ayrıca temyizden vazgeçme geri alınamayan bir sonuç doğurduğundan bu dilekçe ancak kesinleşmenin bilinçli olarak istendiği durumlarda verilmelidir.