İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/11699 Karar: 2026/2180 Tarih: 2026

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/11699 K.2026/2180

8. Ceza Dairesi 2025/11699 E. , 2026/2180 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2023/242 E. 2023/291 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumh

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/11699 E. , 2026/2180 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2023/242 E. 2023/291 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumh

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/11699 E. , 2026/2180 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2023/242 E. 2023/291 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Suça sürüklenen çocuk hakkında İzmir 4. Çocuk Mahkemesinin 26.05.2023 tarihli ve 2023/242 Esas, 2023/291 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 15.06.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 23.10.2025 tarihli ve 2024/40415 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.11.2025 tarihli ve KYB-2025/124158 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.05.2025 tarihli ve 2023/21339 esas, 2025/6105 karar sayılı ilâmı ile aynı Dairenin 21.04.2025 tarihli ve 2023/21372 esas, 2025/4659 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın itiraz yolu açık olmak üzere, karar tarihinde yürürlükte olan başvuru süresi de belirtilmek suretiyle verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, hakkında verilen karara karşı şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan ve karar kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla bu durumda usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunduğundan söz edilemeyeceği nazara alındığında, İnceleme konusu karara dayanak alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararda sadece suçtan zarar gören tarafından anılan karara karşı itiraz yoluna başvurabileceğinin belirtildiği, sanığın da itiraz kanun yoluna başvuru hakkının olduğuna dair açıklamaya yer verilmediği gibi, itiraz kanun yoluna başvuru süresinin başlangıcının gösterilmemesi sebebiyle usulünce kesinleşmediği ve kovuşturma şartının da gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durması yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Suça sürüklenen çocuk hakkında, 18.01.2021 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 12.03.2021 tarihli ve 2021/36605 Soruşturma, 2021/1370 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin başlangıcının gösterilmediği, B. Suça sürüklenen çocuğun 03.09.2022 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi ile erteleme kararını ihlal etmesi üzerine, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2023 tarihli ve 2021/36605 Soruşturma, 2023/16984 Esas, 2023/850 sayılı iddianamesi ile İzmir 4. Çocuk Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. İzmir 4. Çocuk Mahkemesinin 26.05.2023 tarihli ve 2023/242 Esas, 2023/291 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 10... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 15.06.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Suça sürüklenen çocuk hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12.03.2021 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin başlangıcı ve kanun yoluna başvurulmadığı taktirde kararın kesinleşeceğinin gösterilmediği, suça sürüklenen çocuğa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymadığından veya erteleme kararını ihlal ettiğinden söz edilemeyeceği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından; mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İzmir 4. Çocuk Mahkemesinin 26.05.2023 tarihli ve 2023/242 Esas, 2023/291 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Suça sürüklenen çocuk hakkında İzmir 4. Çocuk Mahkemesi, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası verip hükmün açıklanmasını geri bırakmıştı. Dayanak alınan 12.03.2021 tarihli erteleme kararında itiraz süresinin başlangıcı ve başvurulmadığında kararın kesinleşeceği gösterilmediğinden, hüküm kanun yararına bozma istemiyle Yargıtay 8. Ceza Dairesine taşındı.

Hukuki İlke: Kanun yolu bildiriminin yalnızca süreyi değil, sürenin başlangıcını ve başvurulmaması halinde doğacak kesinleşme sonucunu da içermesi gerekir; bu unsurları taşımayan erteleme kararı kesinleşmediğinden çocuk hakkındaki kovuşturma şartı gerçekleşmez.

Uygulama Sonucu: Daire, Çocuk Mahkemesinin HAGB kararını oy birliğiyle kanun yararına bozdu ve CMK 309/4-a uyarınca dosyayı mahkemesine gönderdi; durma kararı verilip erteleme kararının iki haftalık itiraz ihtarıyla tebliği sağlanmalıydı.

Dava Strateji Notu: Suça sürüklenen çocuklarda kanun yolu bildiriminin eksiksizliği daha da sıkı denetlenmelidir; süre yazılmış olsa dahi başlangıç tarihi ve kesinleşme uyarısı yoksa bildirim usulsüzdür ve çocuğun sicilindeki HAGB kaydının kaldırılması için kanun yararına bozma talep edilebilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla