İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/11688 Karar: 2026/1721 Tarih: 2026

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/11688 K.2026/1721

8. Ceza Dairesi 2025/11688 E. , 2026/1721 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/147 Esas, 2020/5 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yar

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/11688 E. , 2026/1721 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/147 Esas, 2020/5 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yar

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/11688 E. , 2026/1721 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/147 Esas, 2020/5 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Mucur Asliye Ceza Mahkemesinin 09.01.2020 tarihli ve 2019/1 47... /5 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 24.10.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 14.10.2025 tarihli ve 2024/37068 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2025 tarihli ve KYB-2025/119138 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede; Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.05.2025 tarihli ve 2023/21339 esas, 2025/6105 karar sayılı ilâmı ile aynı Dairenin 21.04.2025 tarihli ve 2023/21372 esas, 2025/4659 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın itiraz yolu açık olmak üzere, karar tarihinde yürürlükte olan başvuru süresi de belirtilmek suretiyle verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, hakkında verilen karara karşı şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan ve karar kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla bu durumda usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararı bulunduğundan söz edilemeyeceği nazara alındığında, İnceleme konusu karara dayanak alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararda itiraz kanun yolunun, itiraz süresinin ve merciinin gösterilmediği, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A.Şüpheli hakkında, 08.12.2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Mucur Cumhuriyet Başsavcılığının 13.01.2015 tarihli ve 2014/832 Soruşturma, 2015/2 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, B. Şüphelinin 24.01.2019 tarihli eylemi ile erteleme kararını ihlal etmesi üzerine, Mucur Cumhuriyet Başsavcılığının 07.05.2019 tarihli ve 2014/832 Soruşturma, 2019/107 Esas, 2019/106 sayılı iddianamesi ile Mucur Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Mucur Asliye Ceza Mahkemesinin 09.01.2020 tarihli ve 2019/147 Esas, 2020/5 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 22.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında Mucur Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda itiraz kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının gösterilmediği, sanığa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, usulüne uygun tebliğ edilmediği, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymadığından veya erteleme kararını ihlal ettiğinden söz edilemeyeceği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından; mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Mucur Asliye Ceza Mahkemesinin 09.01.2020 tarihli ve 2019/147 Esas, 2020/5 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Mucur Asliye Ceza Mahkemesi, 2014 tarihli erteleme kararını 2019'daki eylemiyle ihlal ettiği ileri sürülen sanığa kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmadan 1 yıl 8 ay hapis cezası verip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermişti. İstinaf ve temyizden geçmeden kesinleşen bu HAGB kararı, Adalet Bakanlığının istemiyle kanun yararına bozma incelemesine konu oldu.

Hukuki İlke: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararı doğrultusunda, olağan kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen HAGB kararları kanun yararına bozmaya konu edilebilir; erteleme kararında itiraz kanun yolu, mercii ve süresi gösterilmemişse karar kesinleşmediğinden kovuşturma şartı oluşmaz.

Uygulama Sonucu: Daire, HAGB kararını CMK 309/3 uyarınca oy birliğiyle kanun yararına bozdu ve 309/4-a gereğince dosyayı mahkemesine gönderdi; durma kararı verilerek erteleme kararının usulüne uygun tebliği ve kesinleşmesi beklenmeliydi.

Dava Strateji Notu: HAGB ile sonuçlandığı için itiraz dışında denetimden geçmemiş uyuşturucu dosyaları da kanun yararına bozma yoluna taşınabilir; denetim süresi içinde yeni suç riski taşıyan müvekkiller için HAGB'nin dayanağındaki erteleme kararının tebliğ ve bildirim eksiklikleri güçlü bir temizleme aracıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla