İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/12148 Karar: 2026/1753 Tarih: 2026

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/12148 K.2026/1753

8. Ceza Dairesi 2025/12148 E. , 2026/1753 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/215 E. 2017/703 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıta

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/12148 E. , 2026/1753 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/215 E. 2017/703 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıta

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/12148 E. , 2026/1753 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/215 E. 2017/703 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Gaziantep 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2017 tarihli ve 2017/215 Esas, 2017/703 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 06.12.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 28.10.2025 gün ve 2025/9947 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2025 tarihli ve KYB-2025/126346 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 Esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede; Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.05.2025 tarihli ve 2023/21339 Esas, 2025/6105 Karar sayılı ilâmı ile aynı Dairenin 21.04.2025 tarihli ve 2023/21372 Esas, 2025/4659 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın itiraz yolu açık olmak üzere, karar tarihinde yürürlükte olan başvuru süresi de belirtilmek suretiyle verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, hakkında verilen karara karşı şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan ve karar kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla bu durumda usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararı bulunduğundan söz edilemeyeceği nazara alındığında, İnceleme konusu karara dayanak alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın, itiraz kanun yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmesi suretiyle şüphelinin yanıltılması sebebiyle usulünce kesinleşmediği ve kovuşturma şartının da gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durması yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Hükümlü hakkında, 03.05.2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 07.05.2015 tarih, 2015/25465 Soruşturma, 2015/616 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile erteleme kararının kaldırılarak Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 03.02.2016 tarihli, 2015/25465 Soruşturma, 2016/2350 Esas, ... numaralı iddianamesi ile Gaziantep 5. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Gaziantep 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2016 tarihli ve 2016/78 Esas, 2016/152 Karar sayılı kararı ile ceza verilmesine yer olmadığına ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin devamına karar verildiği, kararın 26.04.2016 tarihinde kesinleştiği, C. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması üzerine Gaziantep 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2017 tarihli ve 2016/609 Esas, 2017/198 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin 04.04.2017 tarihli ve 2017/379 Esas, 2017/389 Karar sayılı kararı ile "ceza verilmesine yer olmadığı kararının bir hüküm olduğu, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile tekrar iddianame düzenlenmediği" belirtilerek bozma kararı verilmiştir. D. Bozma sonrası dava dosyasının iddianame düzenlenmek üzere Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi ile Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 24.08.2017 tarihli, 2017/34423 Soruşturma, 2017/13194 Esas, ... numaralı birleştirme talepli iddianamesi ile Gaziantep 5. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Gaziantep 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.09.2017 tarihli ve 2017/553 Esas, 2017/574 Karar sayılı kararı ile dava dosyasının Mahkemenin 2017/215 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, E. Gaziantep 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2017 tarihli, 2017/215 Esas, 2017/703 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 06.12.2017 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. F. Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 4.maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 171, 1 72... . maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerekmekte olup; Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07.05.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle hükümlünün yanıltıldığı, tebliğ edilmediği, bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, mahkemesince açılan kamu davasında, 5271 sayılı Kanun'un 223/8-2. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre '' iki hafta '' içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Gaziantep 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2017 tarihli, 2017/215 Esas, 2017/703 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Gaziantep'te 2015 tarihli kullanım amaçlı uyuşturucu bulundurma soruşturmasında savcılık erteleme kararında itiraz süresini 7 gün olarak göstermiş; ihlal sonrası açılan davada önce ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, bu hüküm Bölge Adliye Mahkemesince yeni iddianame düzenlenmediği gerekçesiyle bozulmuş, birleştirme sonrası Gaziantep 5. Asliye Ceza Mahkemesi 1 yıl 8 ay hapisle HAGB kararı vermiştir. Daire kesinleşen bu kararı kanun yararına bozma yönünden incelemiştir.

Hukuki İlke: Anayasanın 40. maddesindeki güvence ile CMK 171-172 ve TCK 191/2 uyarınca başvurulacak kanun yolu, mercii, şekli, süresi ve sürenin başlangıcı ilgiliyi yanıltmayacak biçimde açıkça gösterilmelidir; itiraz süresinin 15 gün yerine 7 gün yazılması şüpheliyi yanılttığından erteleme kararı usulüne uygun kesinleşmiş sayılmaz.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi yerinde görülerek HAGB kararı oy birliğiyle bozulmuştur; yanlış süre bildirimi nedeniyle erteleme kesinleşmediğinden denetimli serbestliğin infazına başlanamayacağı ve kovuşturma şartı yokluğunda durma kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Dava Strateji Notu: Bu emsal, itiraz yolunun hiç gösterilmemesi kadar yanlış (kısa) süre gösterilmesinin de kesinleşmeyi engellediğini ortaya koyar; savunma, erteleme kararındaki süre bildirimini karar tarihinde yürürlükteki süreyle karşılaştırarak en küçük uyumsuzluğu bozma sebebi olarak işleyebilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla