İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/1293 Karar: 2025/8073 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/1293 K.2025/8073

8. Ceza Dairesi 2025/1293 E. , 2025/8073 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/1953 D.İş SUÇ : İftira İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/1293 E. , 2025/8073 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/1953 D.İş SUÇ : İftira İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/1293 E. , 2025/8073 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/1953 D.İş SUÇ : İftira İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Karapınar Cumhuriyet Başsavcılığının 16.03.2023 tarihli kararı ile şüpheli hakkında iftira suçundan, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu karara şikayetçi vekilinin itirazı üzerine Ereğli (Konya) Sulh Ceza Hakimliğinin 15.05.2023 tarihli kararı ile kovuşturmaya yer olmadığı kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2023/14644 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9684 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, müş...in Karapınar Asliye Ceza Mahkemesinin 24/02/2022 tarihli ve 2019/546 Esas, 2022/127 sayılı kararıyla resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı iki yıl hapis cezasına hükmedildiği, şüphelinin Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu 01.04.2023 tarihli dilekçe içeriği incelendiğinde, resmi belge niteliğindeki evrakı kendisinin düzenlettirdiğini, senet icraya gidince ..., ...ve ...'ın imza itirazına gittiklerini ve işlerin kontrolden çıktığını, suç üzerine kalmasın diye suçu müş...in üzerine attığını belirttiği, şüpheli tarafından mahkemeye sunulan 22.02.2022 tarihli dilekçe içeriğinde de, senedi kendisinin düzenlettiğini beyan ettiği, Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu 14.04.20 22... .04.2022 tarihli dilekçelerinde de ... ve ... isimli şahısların yalan tanıklık yaparak suçu müş...in üzerine yıktıklarını beyan ettiği anlaşılmakla, mevcut delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu ve bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. Şikayetçinin vekili aracılığıyla 10.03.2023 tarihinde Karapınar Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu dilekçesinde, şüphelinin, kardeşi ..., onun eşi ... ve ... adına bono düzenleyerek şikayetçiye borcuna karşılık verdiği, ancak şüphelinin Karapınar Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/546 Esas, 2022/127 Karar sayılı dosyasında verdiği ifadesinde takibe ve suça konu bonoyu kendisinin bizzat düzenleyerek verdiğini itiraf ettiği, yine şüphelinin Silifke Başsavcılığından Karapınar Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiği dilekçesinde, şahit olarak beyanı alınan ... ve ...'ın kendisinden para alarak kendi lehine yalancı şahitlik yaptıklarını söylediğini, ancak Karapınar Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan bu şikayetin takipsizlik ile sonuçlandığını, iftira nedeniyle şikayetçi olduğu belirlenmiştir. 2. a) Şüpheli ...'nın 01.04.2023 tarihinde Karapınar Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiği dilekçesinde, hakkında yapılan suç duyurusunu haricen öğrendiğini, beyanda bulunmak istediğini, Karapınar Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/546 Esas sayılı dava dosyasında ... ve... ...'in sanık olarak resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı yargılandığını, suça konu dosyadaki senedi arkadaşları olan ...,...ve...adlı şahıslara kendisinin düzenlettirdiğini, sonra da bu senedi... ...'e verdiğini, onun da arkasını ciro ederek ...'na verdiğini, bu kişilerin yazı ve imza örnekleri incelendiğinde anlaşılacağını belirterek devamla "eğer ki bu senet icraya verilmeseydi hiçbirşey olmayacaktı, ben de ödeyecektim, senet icraya gidince ..., ... ve ... imza itirazına gitti, işler kontrolden çıktı, ben de suç üzerime kalmasın diye suçu ...'na attım" dediği, avukatının kendilerini bir yerde toplayıp ifadelerini kendisinin belirttiği şekilde vermeleri durumunda kendilerini bu işten kurtaracağını, suçu ...ye yıkabileceğini belirttiğini, bunun üzerine... ...'e ...i aleyhine ifade vermesi için tam bir ay boyunca abisinin lokantasında yemek yedirdiğini, sonra da...'un ifadesini değiştirdiğini ve ...yi sattığını, ... ve ...'ın ifadeyi değiştirme ve yalan ifade verme karşılığında kendisinden 10 bin TL aldığını, daha sonra bu şahıslar hakkında şikayette bulunduğunu, ...i ile bir ara ticaret yaptığını, aralarında kin ve nefret oluştuğunu, ancak şimdi ...nin kendisi yüzünden ceza alması nedeniyle kötü hissettiğini, pişman olduğunu ifade ettiği belirlenmiştir. b) Şüphelinin 14.04.2022 tarihli Silifke Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu dilekçesinde, Karapınar Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/546 Esas, 2022/127 Karar sayılı dosyasında mağdur olarak bulunduğunu, bu dosyada tanık olarak bulunan ... ve ...'ın kendisinden 10 bin TL olarak ayrı ayrı toplamda 20 bin TL para aldıklarını, bu şahısların yalan tanıklık yapmak için kendisinden limon ve zeytin aldıklarını ancak parasını ödemediklerini, kızdığından şikayette bulunduğunu, suçu ...'nun üzerine yıktıklarını ifade ettiği belirlenmiştir. c) Şüphelinin 25.04.2022 tarihli Karapınar Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere Silifke Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu dilekçesinde ise, ... ve ... hakkında para karşılığı yalan tanıklık yaptıklarından dolayı suç duyurusunda bulunduğunu, bu şahısların sadece kendisinden para almak ve ... ile aralarındaki husumet nedeniyle bu eylemi gerçekleştirdiklerini, bu şahısların kendisinden para almalarına ve yapılan konuşmalara H.B. isimli şahsın şahit olduğunu beyan ettiği belirlenmiştir. 3. Şikayetçi vekilinin müracaatı ile ilgili olarak Karapınar Cumhuriyet Başsavcılığının 16.03.2023 tarihli kararı ile şüpheli hakkında iftira suçundan, "iftira suçunun oluşabilmesi için yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil edilmesi gerektiği, Karapınar Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/546 Esas ve 2022/127 Karar sayılı dosyasına bakıldığında müştekiye mahkumiyet kararı verildiği ve söz konusu kararın istinaf kararı ile kesinleştiği, Karapınar Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/844 soruşturma numaralı dosyası incelendiğinde bahsi geçen tanıklara delil yetersizliği nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, şüphelinin üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı" belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, bu karara karşı şikayetçi vekilinin itirazı üzerine Ereğli (Konya) Sulh Ceza Hakimliğinin 15.05.2023 tarihli kararı ile kovuşturmaya yer olmadığı kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. 4. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan kontrolde, Karapınar Cumhuriyet Başsavcılığının 19.06.2019 tarihli iddianamesi ile şikayetçi hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 210/1 delaletiyle 204/1. maddesi uyarınca "müşteki...n alınan beyanında şüpheli ...ye 20.000TL borcu olduğunu, borcuna karşılık 32.000TL'lik bonoyu imzalayıp şüpheli ...ye verdiğini, şüpheli ...nin senet üzerinde daha sonradan kardeşi müşteki...'yi, yengesi müşteki...ı ve müşteki ...'ı kefil olarak yazarak şüpheli ...nin senedi şüpheli...'a ciro ettiğini beyan ettiği, şüpheli ...nin alınan beyanında bahse konu senedi müşteki ...'ten almadığını şüpheli...'dan aldığını, şüpheli...'un borcuna karşılık kendisine müşteki ... adına düzenlenmiş senedi verdiğini ancak kendisinin senette kefil olmasını isteyerek senedi şüpheli...'a iade ettiğini beyan ettiği, şüpheli...'un alınan beyanında şüpheli ...den borcuna karşılık söz konusu senedi aldığını ancak müşteki...n senedi ödemeyeceğini düşündüğünden senedi iade ettiği, senedi şüpheli ...den aldığında kefil kısmının yazılı olduğunu beyan ettiği, ...Kriminal Polis Laboratuvarının 11-14.03.2019 tarihli raporunda senet ile müştekiler ve şüphelilerin imza/yazı/rakam örnekleri arasında yapılan inceleme de söz konusu imza ve yazıların müştekiler..., ...ve ...'ın eli ürünü olmadığının tespit edildiği, tüm soruşturma evrakı birlikte değerlendirildiğinde müşteki beyanları, şüpheli savunmaları ve raporlar kapsamında şüphelilerin iştirak halinde üzerine atıllı TCK'ın 210. Maddesi delaletiyle 204. Maddesi uyarınca "resmi belgede sahtecilik" suçundan haklarında kamu davası açmak için yeterli delil elde edildiği" iddiasıyla dava açıldığı, Karapınar Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2019/546 Esas, 2022/127 Karar sayılı kararı ile "Sanık ... ile mağdur ...'nın arasında iş ilişkisi olduğu, mağdurun bu nedenle sanığa senet verdiği, bu senette ... adına atılı bulunan borçlu imzalarının...n elinin ürünü olduğunun tespit edildiği, senedin arka yüzünde bulunan diğer sanık... ...'e ait olan imzanın ve... ...yazısı ile TC kimlik numarasının da sanık...'dan çıktığı, yine senedin arka yüzünde bulunan "........ yazısı ve imzasının ...'ndan çıktığı, senedin ön kısmında olan diğer katılan ve mağdurlara ait isim ve TC kimlik numaraları ile imzaların, katılan ve mağdurlara ait olmadığının tespit edildiği, katılan ve mağdurların isimlerini, katılan ve mağdurların haberi olmadan senede yazdıklarından bahisle resmi belgede sahtecilik suçundan sanıklar hakkında dava açıldığı, bu senedin de icraya sanık ... tarafından verildiği, katılanın ve mağdurların sanık...'u hiç tanımadıkları anlaşıldığından sanık...'un katılan ve mağdurların TC kimlik numaralarını bulup imzalarını taklit etmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, diğer sanık ...'nin mağdur ... ile iş ilişkisi olduğu, bu nedenle mağduru tanığı, diğer mağdurlar ... ve ...'nın da ...'nın akrabaları olduğu, katılan ...'ın ise beyanında olay tarihinden önce her iki sanığı da tanımadığını, kendisine icra geldiğinde durumdan haberdar olduğunu, olaydan sonra sanık ... ile görüştüğünü, sanığın kendisine ismini yanlışlıkla yazdığını beyan ettiğini, sanığın kendisine ait olan TC kimlik numarasını ise ...'e araç sattığını ancak ...'un üzerinde hacizler olması nedeni ile yasal devrini yapmadıklarını, sanık ...'nin TC kimlik numarasını bu aracı sorgulatması nedeniyle bulduğunu beyan ettiği, soruşturmanın başlamasına neden olan 28/11/2017 tarihli şikayet dilekçesinde de katılanın aynı türden beyanlarının bulunduğu, yine tanık olarak dinlenen ...'ın da sanık ... ile aralarında bir husumet olmadığını beyan ederek katılanın beyanlarını doğruladığı, bu haliyle dosyamıza konu sahteciliği yapanın sanık ... olduğunun anlaşıldığı olayda, gerek sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik itibar edilmeyen beyanları, gerek mağdurlar ve katılanın beyanları, gerek kriminal rapor, gerek senet aslı, gerekse dosyada bulunan diğer tüm bilgi ve belgeler göz önüne alındığında olayın oluşu mahkememizce bu şekilde kabul edilmiş, sanık ...'nin üzerine atılı suçu işlediği sabit görülmüş, her ne kadar mağdur ... 22/02/2022 tarihli dilekçesinde eski beyanlarından farklı ifadeler kullanmış ise de mağdurun sanığı cezadan kurtarma amacıyla hareket ettiği" kanaatiyle şikayetçinin 5237 sayılı Kanun'un 210/1. maddesi delaletiyle 204/1, 53... . maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, bu kararın Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 03.03.2023 tarihli ve 2023/639 Esas, 2023/432 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği belirlenmiştir. 5. 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, bir suçun işlendiği ihbarını alan Cumhuriyet savcısı, delil toplayıp maddi gerçeği araştırmaya başlayarak, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe bulunması halinde, aynı Kanun’un 170/2. maddesi uyarınca iddianame düzenleyip kamu davasını açmakla, yeterli şüphe bulunmaması halinde ise 172. madde uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar vermekle görevli bulunmaktadır. Buna karşın Cumhuriyet savcısının kararına itiraz üzerine Sulh Ceza Hakimliğince Cumhuriyet savcısı tarafından gerekli delillerin toplanmadığı veya araştırmanın olayın özelliğine göre yetersiz kaldığının açıkça anlaşıldığı durumlarda, soruşturmanın eksik yapıldığından bahisle, genişletilmesine gerek görürse bu hususu açıkça belirtmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 173/3. maddesi uyarınca soruşturmanın genişletilmesi kararı vererek, Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir. Cumhuriyet Başsavcılığı belirtilen eksikleri tamamlayıp delilleri topladıktan sonra itirazı incelemek üzere dosyayı yeniden Sulh Ceza Hakimliğine gönderir. Sulh Ceza Hakimi bu kez dosyayı inceleyip itirazı kabul veya reddeder. 6. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; şikayetçinin Karapınar Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2019/546 Esas, 2022/127 Karar sayılı kararıyla resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verildiği, şüphelinin Karapınar Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu 01.04.2023 tarihli dilekçesinde, söz konusu senedi kendisinin düzenlettirdiğini, senet icraya gidince ..., ... ve ...'ın imza itirazına gittiklerini ve işlerin kontrolden çıktığını, suçun üzerine kalmaması için şikayetçinin üzerine attığını belirttiği, 14.04.20 22... .04.2022 tarihli dilekçelerinde ise yine ... ve ... isimli şahısların yalan tanıklık yaparak suçu şikayetçinin üzerine yıktıklarını beyan ettiği anlaşılmakla, öncelikle Karapınar Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/546 Esas sayılı dava dosyası ile Karapınar Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/844 soruşturma dosyasının tamamının aslının ve onaylı örneklerinin temin edilerek incelenmesi ve mevcut delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu kanaatine varılması halinde, bu delillerin Mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ereğli (Konya) Sulh Ceza Hâkimliğinin 15.05.2023 tarihli ve 2023/1953 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla