Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/13592 E. , 2026/2635 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2021/449 E. 2021/640 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNA
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/13592 E. , 2026/2635 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2021/449 E. 2021/640 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Suça sürüklenen çocuk hakkında İzmir 4. Çocuk Mahkemesinin 05.11.2021 tarihli ve 2021/449 Esas, 2021/640 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 17.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.11.2025 tarihli ve 2025/19002 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2025 tarihli ve KYB-2025/134668 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.05.2025 tarihli ve 2023/21339 esas, 2025/6105 karar sayılı ilâmı ile aynı Dairenin 21.04.2025 tarihli ve 2023/21372 esas, 2025/4659 karar sayılı ilâmında da belirtildigi üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına iliskin kararın itiraz yolu açık olmak üzere, karar tarihinde yürürlükte olan başvuru süresi de belirtilmek suretiyle verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, hakkında verilen karara karşı şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan ve karar kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla bu durumda usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulundugundan söz edilemeyeceği nazara alındığında, İnceleme konusu karara dayanak alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde kararın kesinleşeceğinin açıkça gösterilmemesi sebebiyle usulünce kesinleşmediği ve kovuşturma şartının da gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durması yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A.Suça sürüklenen çocuk hakkında, 31.10.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 18.01.2019 tarihli ve 2018/151213 soruşturma, 2019/414 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, B. Suça sürüklenen çocuğun tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile erteleme kararını ihlal etmesi üzerine, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 18.10.2019 tarihli ve 2018/151213 soruşturma, 2019/40078 Esas, 2019/1573 sayılı iddianamesi ile İzmir 4. Çocuk Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. İzmir 4. Çocuk Mahkemesinin 13.02.2020 tarihli ve 2019/678 Esas, 2020/70 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 31/3 ve 62/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına; 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 05.03.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, D. Suça sürüklenen çocuğun 14.05.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin İzmir 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli ve 2020/459 Esas, 2021/487 Karar sayılı kararının ihbarı ile hüküm açıklanarak İzmir 4. Çocuk Mahkemesinin 05.11.2021 tarihli ve 2021/449 Esas, 2021/640 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 17.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Suça sürüklenen çocuk hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 18.01.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda kararda itiraz kanun yolu, mercii, itiraz kanun yoluna başvuru süresi, sürenin ne zaman başlayacağı ve itiraz kanun yoluna başvurulmadığı taktirde kararın kesinleşeceğinin açıkça gösterilmediği, suça sürüklenen çocuğa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymadığından veya erteleme kararını ihlal ettiğinden söz edilemeyeceği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından; mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İzmir 4. Çocuk Mahkemesinin 05.11.2021 tarihli ve 2021/449 Esas, 2021/640 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Suça sürüklenen çocuk hakkında 31.10.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle verilen 18.01.2019 tarihli erteleme kararında itiraz kanun yolu gösterilmemişti. Yükümlülük ihlali iddiasıyla açılan davada İzmir 4. Çocuk Mahkemesi TCK 31/3 yaş indirimini uygulayarak 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası verip hükmün açıklanmasını geri bırakmış, 14.05.2020 tarihli yeni bulundurma eyleminin ihbarıyla hükmü açıklamıştı; kesinleşen mahkûmiyet kanun yararına bozma istemine konu oldu.
Hukuki İlke: Kanun yolu, süresi, mercii ve başvuru şekli gösterilmeden verilen erteleme kararı suça sürüklenen çocuklar bakımından da kesinleşmez; çocuğa itiraz hakkı tanınmadan denetimli serbestlik infazına başlanamayacağından ihlalden söz edilemez ve kovuşturma şartı oluşmadan kurulan hüküm hukuka aykırıdır.
Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi kabul edilerek İzmir 4. Çocuk Mahkemesinin mahkûmiyet kararı CMK 309/3 gereği oy birliğiyle bozuldu; durma kararı verilerek erteleme kararının iki haftalık itiraz ihtarıyla tebliğinin sağlanması gerektiğine işaret edildi.
Dava Strateji Notu: Çocuk dosyalarında bu usul denetimi daha da kritiktir: yaş indirimli dahi olsa hapis cezasının çocuğun geleceğine etkisi ağırdır ve erteleme kararındaki bildirim eksikliği cezayı kökten geçersiz kılar. Çocuk müdafii, savcılık erteleme kararının çocuğa ve veli/vasiye tebliğ usulünü ilk iş olarak incelemelidir.