İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/13882 Karar: 2026/2896 Tarih: 2026

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/13882 K.2026/2896

8. Ceza Dairesi 2025/13882 E. , 2026/2896 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/47 E. 2014/409 K. SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/13882 E. , 2026/2896 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/47 E. 2014/409 K. SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/13882 E. , 2026/2896 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/47 E. 2014/409 K. SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması .. Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.12.2007 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında başkasına ait kimlik ve kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 268. maddesi delaletiyle 267/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Uludere Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2009 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 268. maddesi delaletiyle 267/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, hükümlünün temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 20.12.2012 tarihli kararı ile sanığın cezasından 5237 sayılı Kanun'un 269/2. maddesi gereği indirim yapılmaması nedeniyle bozulmasına karar verildiği, Yargıtay bozma ilamı üzerine Uludere Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2014 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 268. maddesi delaletiyle 267/1, 267/2, 269/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 8 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, söz konusu kararın, temyiz edilmeksizin 01.12.2014 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 18.11.2025 tarihli ve 2025/9962 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.12.2025 tarihli ve KYB-2025/135733 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın mahkûmiyetine esas iftira suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 267/1 ve 267/2. maddeleri uyarınca belirlenen 1 yıl 6 ay hapis cezasından, aynı Kanun'un 269/2. maddesi gereğince 3/4 oranında indirim yapılması sonucu 4 ay 15 gün hapis cezası yerine 10... gün hapis cezasına ve bu cezadan da anılan Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması neticesinde 3 ay 22 gün hapis cezası yerine 8 ay 22 gün hapis cezasına hükmolunmak suretiyle fazla ceza tayin olunmasında isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Kanun yararına bozma istemine konu dava dosyası kapsamına göre, uyuşturucu madde ile yakalanan hükümlünün, ... isimli gerçek kişiye ait sürücü belgesi üzerine kendi fotoğrafını yapıştırarak renkli fotokopi çektirmek sureti ile oluşturduğu kimliği ve bu kimlikteki bilgileri kullanarak kendisini ... olarak tanıtmasına rağmen güvenlik güçlerinin uyarısı üzerine gerçek kimliğini açıkladığı olayda, 5237 sayılı Kanun'un 268/1. maddesinde tanımlanan hükümlünün eylemine ilişkin Yargıtay bozma ilamı üzerine Mahkemece kurulan hükümde, her ne kadar fiiilin maddi eser ve delil uydurulmak suretiyle işlendiği belirtilerek aynı Kanun'un 267/2. maddesi uyarınca artırım uygulanmış ise de, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun "eser ve delil uydurma" biçiminde işlenmesinin olanaklı olmadığı, başkasının kimliğini veya kimlik bilgilerinin kullanılmasının zaten bu nitelikte bir eylem olduğu, somut olayda da, hükümlünün mağdura ait sürücü belgesi üzerine kendi fotoğrafını yapıştırarak renkli fotokopi çektirmek suretiyle oluşturduğu kimliği ve bu kimlikteki bilgileri kullanmasının atılı suçun maddi unsurunu oluşturduğu gözetilmeden, hükümlü hakkındaki temel cezada bu gerekçe ile artırım yapılması, Kanun'a aykırı bulunmuştur. İnceleme konusu hüküm hakkında belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 26.02.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla