İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/1598 Karar: 2025/5638 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/1598 K.2025/5638

8. Ceza Dairesi 2025/1598 E. , 2025/5638 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/938 E. 2022/893 K. SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.10.2021 tar

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/1598 E. , 2025/5638 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/938 E. 2022/893 K. SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.10.2021 tar

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/1598 E. , 2025/5638 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/938 E. 2022/893 K. SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.10.2021 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında silahla tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Ankara 64. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2022 tarihli kararı ile genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 170/1-c, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 11.01.2023 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/9355 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11045 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın düğün ortamında silahla ateş etme eyleminde bulunduğundan bahisle seri muhakeme usulü uygulanmaksızın korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de; 7188 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesinde seri yargılama usulünün, kanunda katalog halinde verilen suçlarda, soruşturma evresi sonunda Cumhuriyet savcısı tarafından kamu davası açılması için yeterli şüpheye ulaşıldığında ve bu suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde uygulanacağı, seri muhakeme uygulanması hâlinde sonuç olarak belirlenen cezadan yarı oranında indirim yapılacağı, seri muhakeme usulü uygulanmaksızın açılan veya yargılama sırasında suçun seri muhakeme usulüne tabî olduğu anlaşılan dosyalarda, sanık hakkında seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için mahkemesince dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdii edilmesinde zorunluluk bulunduğu, 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan " 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklindeki düzenlemede yer alan …kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış… ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, Somut dosya kapsamında, sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 170/1-c maddesi kapsamında yer alan “ korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme" suçuna ilişkin olduğu ve atılı suçun 5271 sayılı Kanunu'nun 250/1-a-2. maddesine göre seri muhakeme usulüne tabî olduğu, 15/12/2022 tarihinde verilen kararın 11/01/2023 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girdikten sonra sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden sonra mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, seri muhakeme usulünün uygulanmasının şüphelinin lehine olduğu ve dosyanın seri muhakeme usulü yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu, Mahkemesince öncelikle durma kararı verilip dosyanın ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı seri muhakeme usulü bürosuna gönderilerek seri muhakeme usulünün uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi, bu usulün uygulanamaması hâlinde ise davaya devam edilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE İnceleme konusu dava dosyasında, sanığın mahkumiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, sanık hakkında 15.12.2022 tarihinde verilen mahkumiyet kararının 11.01.2023 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, anılan kararın kovuşturma evresinin, iptal kararı yürürlüğe girdiğinde henüz sona ermediği, iptal kararının yürürlüğe girmesinden sonra Mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği ve dosyanın seri muhakeme usulü yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında Mahkemesince öncelikle durma kararı verilip dosyanın ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı seri muhakeme usulü bürosuna gönderilerek seri muhakeme usulünün uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi, bu usulün uygulanamaması hâlinde ise davaya devam edilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara 64. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2022 tarihli ve 2021/938 Esas, 2022/893 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla