Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/1602 E. , 2025/5635 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/675 Esas, 2021/1142 Karar SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığının 21.09.20
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/1602 E. , 2025/5635 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/675 Esas, 2021/1142 Karar SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığının 21.09.2020 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 170/1-c maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2021 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 170/1-c, 62. maddeleri uyarınca 5 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 30.10.2021 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/10233 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/10055 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 01.01.2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenleme ile, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış ..." ibaresinin aynı bentte yer alan "…seri muhakeme usulü…" yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, Dosya kapsamına göre, sanığın mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, anılan suçun 01.01.2020 tarihinden sonra, 10.02.2020 tarihinde işlendiği ve bu tarihten sonra kovuşturma evresine geçildiği, bu nedenle inceleme konusu suç yönünden seri muhakeme usulünün uygulanması gerektiği anlaşılmakla, Mahkemesince incelemeye konu suç yönünden açılan kamu davasının tefrik edilmesi ve kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden bahisle durma kararı verilerek dosyanın seri muhakeme usulünün uygulanması amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi yerine, yargılamaya devamla sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. Seri muhakeme usulü, 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesiyle 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi yeniden düzenlenerek ceza muhakemesi sistemimize girmiştir. Yine aynı Kanun'un 31. maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici madde 5/1-d maddesinde de “01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükmü bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü … uygulanmaz.” hükmüne yer verilmiştir. 2. 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5/1-d maddesinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiği belirlenmiştir. 3. Anayasa Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile, 5271 sayılı Kanun'un geçici 5/1-d maddesinde yer alan 01.01.2020 tarihinde kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış dosyalarda seri muhakeme usulünün uygulanmayacağına dair hüküm iptal edilmiş ve 01.01.2020 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanılmıştır. 4. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, hükümlünün üzerine atılı suçun 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, ancak hükümlünün mahkûmiyetine ilişkin Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2021 tarihli ve 2020/675 Esas, 2021/1142 Karar sayılı kararının, Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce verilip 30.10.2021 tarihinde kesinleştiği, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasa Mahkemesinin kararları" başlıklı 153/5. maddesinde yer alan "İptal kararları geriye yürümez." şeklindeki düzenleme uyarınca Anayasa Mahkemesinin iptal kararının geriye yürümeyeceği, bununla birlikte iptal kararının kesinleşmiş dosyaları kapsamadığı, anılan kararın iptal kararı yürürlüğe girmeden önce kesinleştiği, yürürlük tarihinden önce kesinleşmiş kararlar hakkında seri muhakeme usulünün uygulanamayacağı belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan kanun yararına bozma isteminin oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2025 tarihinde karar verildi.