Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/2461 E. , 2025/7343 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/815 D.İş SUÇLAR : Tehdit, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üze
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/2461 E. , 2025/7343 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/815 D.İş SUÇLAR : Tehdit, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Hozat Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2024 tarihli iddianamesi ile şüpheli hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125/1-2. maddeleri uyarınca dava açıldığı, 01.08.2023 tarihli kararı ile de yaralama, tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, mağdurun itirazı üzerine Tunceli Sulh Ceza Hakimliğinin 04.12.2023 tarihli kararı ile kararın gerekçesinin usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/4760 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2025 tarihli ve KYB-2025/16965 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin şikayetinde, şüpheli ...'nın boşanma aşamasında olan eşi olduğu, kendisine yönelik tehditlerde bulunduğundan ve hürriyetini kısıtladığından bahisle şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada, müşteki tarafından tanık olarak dinlenilmesi talep edilen müşterek çocuğun her iki tarafın anne ve babası olması sebebiyle tarafsız davranamayacağı değerlendirilerek tanıklığına başvurulmadığı, tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına dair soyut beyan dışında kamu davası açılmasına yeterli delil bulunmadığından bahisle şüpheli ... hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmiş ise de; Müştekinin alınan beyanı ve dilekçelerinde yaşanan olaya çocuğunun da şahit olduğunu beyan etmiş olması karşısında, olaya ilişkin müşterek çocuğun tanık olarak beyanının alınması ile sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturma sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi kararı yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. Mağdurun Hozat Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere Karaman Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu 31.05.2023 havale tarihli dilekçesi ile, boşanma aşamasında olduğu şüphelinin 10.12.2023 tarihinde Tunceli ili Hozat ilçesinde ikamet ettikleri sırada kendisini öldürmekle tehdit ettiğini, hakaret ettiğini, saçından sürükleyip yatak odasına doğru sürüklediğini, darp ettiğini ve bu yaşananlara dört yaşındaki oğlunun şahit olduğunu beyanla şikayetçi olduğu belirlenmiştir. 2. Mağdurun darp edilme iddiasına ilişkin olarak şüpheli hakkında kasten yaralama suçundan Hozat Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2023 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-a, 87/3. maddeleri uyarınca dava açıldığı, Hozat Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2025 tarihli ve 2023/24 Esas, 2025/50 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-a, 87/3, 29/1, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve henüz kesinleşmediği belirlenmiştir. 3. Mağdurun hakaret iddiasına ilişkin olarak Hozat Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2024 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 125/1-2. maddeleri uyarınca dava açıldığı, tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma iddialarına ilişkin olarak ise mağdurun tanık olarak dinlenilmesi talep ettiği müşterek çocuğun her iki tarafın anne ve babası olması sebebiyle tarafsız davranamayacağı değerlendirilerek tanıklığına başvurulmadığı ve ayrıca mağdur tarafından dilekçe ekine sunulan kayıtlarda şikayete konu tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına dair soyut beyan dışında kamu davası açılmasına yeterli delil bulunmadığından şüpheli hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, mağdurun itirazı üzerine Tunceli Sulh Ceza Hakimliğinin 04.12.2023 tarihli kararı ile kararın gerekçesinin usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; mağdurun, şüphelinin hakaret ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemlerine şahit olduğunu belirttiği 2018 doğumlu müşterek çocuklarının tanık olarak dinlenmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.10.2025 tarihinde karar verildi.