Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/3012 E. , 2025/6706 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/257 E. 2022/143 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2022 tarihli
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/3012 E. , 2025/6706 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/257 E. 2022/143 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2022 tarihli ve 2021/257 Esas, 2022/143 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında mahkumiyet kararı verildiği, kararın 21.02.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 06.02.2025 gün ve 2024/17300 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.03.2025 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 09.12.2019 tarihli ve 2019/2360 Esas, 2019/7718 Karar sayılı ve Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 26.05.2016 tarihli ve 2016/1582 Esas, 2016/3201 Karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının da bir önem arz etmediği nazara alındığında; Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2019/5427 Esas, 2019/8638 Karar sayılı ve aynı Dairenin 05.10.2020 tarihli ve 2020/3684 Esas, 2020/4900 Karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı gibi anılan kararın şüpheliye tebliğ edildiğine dair dosyada bir belgeye rastlanılmadığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması ve erteleme kararının şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkumiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Hükümlü hakkında, 20.05.2021 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2021 tarih, 2021/3119 Soruşturma, 2021/158 sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ve 17.02.2021, 07.04.2021, 17.04.2021 tarihli eylemlerine ilişkin soruşturma dosyalarının birleşmesi ile erteleme kararı kaldırılarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının 16.11.2021 tarihli ve 2021/3119 Soruşturma, 2021/2188 Esas, 2021/1651 sayılı iddianamesi ile ... 4. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2021 tarih, 2021/531 Esas, 2021/533 Karar sayılı kararı ile dava dosyasının Mahkemenin 2021/257 Esas sayılı dava dosyası ile birleşmesine karar verildiği, B. Hükümlü hakkında, 18.02.2021 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 03.09.2021 tarihli ve 2021/1360 Esas, 2021/853 Esas, 2021/652 İddianame Numaralı iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191/3, 53. maddeleri ile ... 4. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2022 tarih, 2021/257 Esas, 2022/143 Karar sayılı kararı ile birleşen dava dosyası ile birlikte değerlendirilerek 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62. 43. ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasına karar verildiği, kararın 21.02.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. C. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı hükümlü tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191/4. maddesi kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı nitelikte işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. Hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı var ise, bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki müesseselerin uygulanmasına esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Somut kanun yararına bozma istemine ilişkin olarak, UYAP entegrasyon ekranından yapılan incelemede sanığın 06.11.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin ... Cumhuriyet Başsavcılığının 13.05.2015 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebileceği anlaşılmakla, hükümlü hakkında verilen 06.11.2014 tarihli eyleme ilişkin soruşturma dosyasının, var ise dava dosyasının getirtilerek kanun yararına bozma istemine konu eylemlerin erteleme kararının ihlali veya doğrudan dava niteliğinde olup olmadığı hususunda kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.09.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık hakkında kullanma suçundan verilen erteleme kararında itiraz süresinin 15 gün yerine 7 gün gösterildiği ve tebligata rastlanmadığı gerekçesiyle kanun yararına bozma istenmiştir. Ancak Daire, UYAP incelemesinde sanık hakkında daha önce 2014 tarihli bir eyleme ilişkin başka bir erteleme kararı bulunduğunu saptamıştır.
Hukuki İlke: Kullanma suçunda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı, aynı suçtan yürütülen soruşturmalarda TCK 191/6 gereği yalnızca bir kez verilebilir; birden fazla erteleme varsa hukuki müesseselerin uygulanmasına usulüne uygun verilip kesinleşen ilk erteleme kararı esas alınır ve eylemlerin ihlal mi yoksa doğrudan dava konusu mu olduğu buna göre belirlenir.
Uygulama Sonucu: Karar verilmeksizin tevdi; önceki 2014 tarihli erteleme dosyasının getirtilerek eylemlerin niteliğinin belirlenmesi ve bu yönde kanun yararına bozma istenip istenmeyeceği hususunda Adalet Bakanlığından görüş alınması için dosya iade edilmiştir.
Dava Strateji Notu: Mükerrer kullanma dosyalarında savunma, müvekkil hakkındaki tüm önceki erteleme kararlarını kronolojik olarak çıkarmalı; ilk kesinleşen erteleme kararının tespiti, sonraki eylemlerin zincirleme suç mu yoksa ayrı dava mı sayılacağını ve cezanın kapsamını doğrudan belirler.