Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/3151 E. , 2025/6124 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2002 E., 2024/1585 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/3151 E. , 2025/6124 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2002 E., 2024/1585 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İstanbul Anadolu 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 2024/299 Esas, 2024/333 Karar ve 10.07.2024 tarihli kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-b, 62, 52/2-4. ve 53. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi'nin, 2024/2002 Esas, 2024/1585 Karar ve 20.09.2024 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi'nce kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri Suçun sübutuna, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, arama işleminin usulsüz olduğuna, usul ve kanuna aykırı karar verildiğine, ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b. maddesinde belirtilen ''Umumi" kelimesinin genel anlamına geldiği ve yollar, caddeler, sokaklar, meydanlar, parklar, sahiller gibi yerlerin kastedildiği, ''umuma açık yer'' kavramından anlaşılması gerekenin ise “kişilerin girip çıkması bakımından bir koşulun aranmadığı, denetimin yapılarak sınırlamaya gidilmediği'' lokanta, sinema, tiyatro, bar, kahvehane, market, bakkal dükkânı gibi yerlerin olduğu; hukuk literatüründe aleniyet kavramının teknik bir tabir olduğu ve yapılan fiilin herkesin serbestçe girip çıkabileceği bir mekanda, kamuya, halka açık bir biçimde gerçekleştirilmiş olması ile birlikte başkaları tarafından bu hareketin farkına varılabildiğinin anlaşılması gerekmektedir. 15.07.2019 tarihli kolluk tutanağı ve tüm dosya kapsamında, kullanıcı tanık ....'nin, açık otopark içinde bulunan sanığın yanına giderek para karşılığı uyuşturucu madde satın aldığı, otopark içinde bulunan kamera görüntülerinin incelenmesinde de eylemin arabalar arasında ancak aracın dışında gerçekleştiğinin tespit edildiği, Mahkeme'ce yapılan keşif, düzenlenen Bilirkişi Raporu ve dosya içinde bulunan fotoğraflara göre, "olay yerinin .... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait açık otoparkta gerçekleştiği ve olay yeri ile .... İlkokulu arasındaki mesafenin 50 metre olduğunun" belirlendiği anlaşılmakla, açık otoparkın, 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b. maddesi kapsamında umumi veya umuma açık yer olduğu belirlenmekle, Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. 2. İlk Derece Mahkemesi'nce kurulan hükümde, sanık hakkında belirlenen temel cezada 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b. maddesi uyarınca arttırım yapıldıktan sonra, diğer paragrafta "kanuni şartları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına" şeklinde yazılmış ise de, kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasının çelişkili olmadığı ve bu hususun mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğu değerlendirildiğinden; Tebliğname'de, hükümde çelişki yaratıldığı yönünde bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. 3. Dava dosyası kapsamına göre, devriye görevini ifa eden kolluk görevlilerince cadde üzerinde park halinde bulunan bir aracın şüphe üzerine izlenmeye başlanması, kullanıcı tanık ....'nin araca binmesi, akabinde sanığın da motorsikletle otoparktan çıktığının görülmesi, tanık ....'nin yolcu konumunda bulunduğu araç durdurulduğunda, araçtan inen tanık ....'nin sağ elinde poşet parçası görülerek yapılan kontrolde bir fişek esrar maddesi olduğunun tespit edilmesi, tanık ....'nin alınan beyanında uyuşturucu maddeyi kendi kullanımı için sanıktan para karşılığı satın aldığını belirtmesi, iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi'nin, 2024/2002 Esas, 2024/1585 Karar ve 20.09.2024 tarihli kararında sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde eleştiri konusu dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 15. Ağır Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 10.07.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İstanbul Anadolu 15. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu ticaretinden mahkûm etmiş, İstanbul BAM 28. Ceza Dairesi istinafı esastan reddetmiştir. Kullanıcı tanık, bir okula 50 metre mesafedeki açık otoparkta sanıktan para karşılığı uyuşturucu satın almış; Tebliğname, umuma açık yer nitelendirmesi yönünden bozma istemiştir.
Hukuki İlke: TCK 188/4-b'deki 'umumi' kelimesi yol, cadde, sokak, meydan, park, sahil gibi yerleri; 'umuma açık yer' ise kişilerin girişinde koşul aranmayan lokanta, market, kahvehane gibi yerleri kapsar. Keşif, bilirkişi raporu ve kamera kaydıyla eylemin gerçekleştiği tespit edilen açık otopark, umumi veya umuma açık yer kavramına girer.
Uygulama Sonucu: Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmeyerek temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması; açık otoparkın 188/4-b kapsamında umuma açık yer sayılması ve hüküm fıkrasındaki çelişkinin mahallinde düzeltilebilir maddi hata olması nedeniyle bozma reddedilmiştir.
Dava Strateji Notu: 188/4-b nitelikli hal (umuma açık yer/okula yakınlık) tartışmasında keşif, kamera görüntüsü ve mesafe ölçümü belirleyicidir; savunma, satışın kapalı/özel bir alanda ve kamu erişimine kapalı biçimde gerçekleştiğini kanıtlayamıyorsa açık otopark bu nitelikli hale sokar.