Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/3265 E. , 2025/4849 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3158 E., 2023/1933 K. SUÇLAR : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti, 2313 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında 2313 sayılı Kanuna ay
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/3265 E. , 2025/4849 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3158 E., 2023/1933 K. SUÇLAR : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti, 2313 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında 2313 sayılı Kanuna aykırılıktan kurulan hükmün kesin nitelikte olduğu, Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesinin gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2024 tarihli ve 2024/188 Esas, 2024/353 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 52, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 2313 sayılı Kanun'un 23/5-1.cümle, 52, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 16.12.2024 tarihli ve 2024/3158 Esas, 2024/1933 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi yukarıda belirtilen 06.01.2025 tarihli ek kararı ile sanık hakkında esrar elde etmek amacıyla kenevir ekme suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair karara ilişkin sanık müdafinin temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 286/2. maddesi uyarınca temyiz edilme olanağı bulunmayan kesin nitelikte kararlardan olduğundan temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Elde edilebilecek esrar maddelerinin günlük kullanım sınırlarında kaldığına, hassas terazilerdeki kokain ve metamfetamin kalıntılarının yeterince araştırılmadan karar verildiğine, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair somut delil bulunmadığına, sanığın kanında thc bulunmamasının yalnızca son zamanlarda esrar kullanmadığını gösterdiğine, gerekçe gösterilmeden takdiri indirim maddesinin uygulanmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve kararın bozulmasına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın kenevir bitkisi yetiştirmede kullanılan malzemelerden sipariş verdiği tespiti üzerine ikametinde usulüne uygun olarak yapılan aramada, hasat edilmiş esrar elde etmeye elverişli kenevir bitkisi parçaları, dikili vaziyette 2 kök kenevir, kenevir bitkisi tohumları, üzerinde thc, kokain, metamfetamin kalıntısı olan hassas terzilerin bulunduğu ve sanıktan alınan toksikoloji raporunda sanığın kenevir bitkisi kullanıcısı olmadığının tespit edildiği iddiasına ilişkin olarak; 1. Sanık Hakkında "Uyuşturucu madde ticareti yapma" suçu yönünden kurulan hüküm yönünden: Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın savunmaları, olay tutanağı, uzmanlık raporu, ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı, tahlil sonuçları ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, eksiksiz incelenen delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık hakkında "Esrar elde etmek amacıyla kenevir ekme" suçu yönünden kurulan hüküm yönünden: 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları” nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan Bölge Adliye veya İlk Derece Mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararda hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. III. KARAR A. Sanık hakkında "Uyuşturucu madde ticareti yapma" suçu yönünden kurulan hüküm yönünden: Gerekçe bölümünün (1) bendinde açıklanan nedenlerle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 16.12.2024 tarihli ve 2024/3158 Esas, 2024/1933 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık hakkında "Esrar elde etmek amacıyla kenevir ekme" suçundan kurulan hüküm yönünden: Gerekçe bölümünün (2) bendinde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 06.01.2025 tarihli ve 2024/3158 Esas, 2024/1933 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Uyuşturucu madde bulundurma eyleminin, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu mu, yoksa uyuşturucu madde ticareti suçunu mu oluşturduğunun tespitinde Ceza Genel Kurulunun 15.06.2004 gün ve 107-136 ile 06.03.2012 gün ve 387-75 sayılı kararları başta olmak üzere birçok kararında da bazı kriterler belirlenmiştir. Bunlardan ilki; failin bulundurduğu uyuşturucu maddeyi başkasına satma, devir veya tedarik etmek hususunda herhangi bir davranış içine girip girmediğidir. İkinci kriter, uyuşturucu maddenin bulundurulduğu yer ve bulunduruluş biçimidir. Kişisel kullanım için uyuşturucu madde bulunduran kimse, bunu her zaman kolaylıkla erişebileceği bir yerde, örneğin genellikle evinde veya işyerinde bulundurmaktadır. Buna karşın uyuşturucunun ev veya işyerine uzakta, çıkarılıp alınması güç ve zaman gerektiren depo, mağara, samanlık gibi bir yere gizlenmesi kullanma dışında bir amaçla bulundurulduğunu gösterebilir. Yine, uyuşturucunun çok sayıda özenli olarak hazırlanmış küçük paketçikler halinde olması, her paketçiğin içine hassas biçimde yapılan tartım sonucu aynı miktarda uyuşturucu madde konulmuş olması, uyuşturucu maddenin ele geçirildiği yerde veya yakınında, hassas terazi ve paketlemede kullanılan ambalaj malzemelerinin bulunması, kullanım dışında bir amaçla bulundurulduğu hususunda önemli bir belirtidir. Üçüncü kriter de, bulundurulan uyuşturucu maddenin çeşit ve miktardır. Uyuşturucu madde kullanan kimse genelde bir ya da benzer etki gösteren iki değişik uyuşturucu maddeyi bulundurur. Bu nedenle değişik nitelikte ve farklı etkileri olan eroin, kokain, esrar ve amfetamin içeren tabletleri birlikte bulunduran sanığın bunları satmak amacıyla bulundurduğu kabul edilebilir. Kişisel kullanım için kabul edilebilecek miktar, kişinin fiziksel ve ruhsal yapısı ile uyuşturucu veya uyarıcı maddenin niteliğine, cinsine ve kalitesine göre değişiklik göstermekle birlikte, Adli Tıp Kurumunun mütalaalarında esrar kullananların her defasında 1-1,5 gram olmak üzere günde üç kez esrar tüketebildikleri bildirilmektedir. Esrar kullanma alışkanlığı olanların bunları göz önüne alarak, birkaç aylık ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda esrarı ihtiyaten yanlarında veya ulaşabilecekleri bir yerde bulundurabildikleri de adli dosyalara yansıyan ve bilinen bir husustur. Buna göre, esrar kullanan faillerin olağan sayılan bu süre içinde kişisel olarak kullanıp tüketebilecekleri miktarın üzerinde esrar bulundurmaları halinde, bulundurmanın kişisel kullanım amacına yönelik olmadığı kabul edilmelidir. (Yargıtay CGK, 11.06.2013, E. 2013/10-88, K. 2013/300) Somut olayda; Sanık hakkında uyuşturucu madde üretimi yapımında kullanılan malzemeler sipariş verdiğinin tespiti üzerine alınan arama kararı uyarınca usulüne uygun şekilde yapılan arama sonucu gerek kurutulmuş halde gerekse dikili şekilde ele geçen madde miktarlarının kullanım sınırı içerisinde kaldığı, sanığın kanında yapılan incelemede kokain maddesi bulunmakla uyuşturucu madde kullanıcısı olduğunun tespit edildiği, kullanıcıların kullanma sırasında hassas terazi bulundurdukları, hassas terazinin üzerinde kalıntıları ele geçen maddelere arama yapılan evde rastlanmadığı, hassas terazı ve kalıntıların uyuşturucu ticareti suçunu işlendiğine dair delil kabul edilemeyeceği, sanığın ele geçen maddeleri her hangi birisine verdiğine, sattığına dair bir tespitin de bulunmadığı, bu haliyle yukarıda belirtilen ve müstakar Yargıtay İçtihatlarında Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçu için belirlenen kriterlerin hiçbirisinin olayımızda gerçekleşmediği, eylemin Uyuşturucu Madde Kullanma suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla dosyanın uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkumiyet kararının bozulması gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayız. 17.06.2025