İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/3326 Karar: 2025/6678 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/3326 K.2025/6678

8. Ceza Dairesi 2025/3326 E. , 2025/6678 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/2185 E. 2025/158 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılma

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/3326 E. , 2025/6678 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/2185 E. 2025/158 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılma

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/3326 E. , 2025/6678 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/2185 E. 2025/158 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının 7499 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/12. Maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlâmı ... 4.Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 10.01.2024 tarihli ve 2022/1256 Esas, 2024/127 Karar sayılı kararının sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2024/4334 Karar sayılı kararı ile "...sanıklar hakkında kurulan hükümlerde netice ceza miktarı nazara alındığı gerekçesiyle 5237 sayılı Kanunun 50 nci, 51 inci ve 5271 sayılı Kanunun 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına kanunen yer olmadığına belirtilmesine rağmen daha sonraki paragrafta ise verilen hapis cezası gözönünde bulundurularak, daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olmaları ve suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdikleri pişmanlık dolayısıyla yeniden suç işlemeyecekleri hususunda olumlu kanaat oluşması sebebiyle 5237 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince verilen hapis cezalarının ertelenmesine hükmedilmesi suretiyle çelişkiye neden olunması..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci ... 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 15.01.2025 tarihli ve 2024/2185 Esas, 2025/158 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 109/2, 109/3-a-b, 29/1, 62, 53... sayılı Kanun'un 231. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanıklar Müdafiinin Temyiz İstemi Hukuki delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığı, sanıkların haksız saldırı karşısında meşru müdafada bulundukları, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 27/2. maddesi gereği ceza verilmemesi gerektiği, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 109/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu, ağır bir haksız tahrik olduğu, somut olayda 5237 sayılı Kanun'un 109/2 ve 109/3-b maddelerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmemesi gerektiği, haksız tahrik indirim oranın az uygulandığı, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu ve benzeri nedenlere ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava konusu olay, sanıkların olay tarihinden yaklaşık 1 hafta kadar önce vefat eden babalarından kalan 1 adet dükkanın katılan ... tarafından elinde bulunan vekaletname ile satılmasından kazanılan paranın teslim edilmemesi üzerine taraflar arasında oluşan husumet nedeniyle olay tarihinde sanıkları vefat eden babalarından kalan tabancayı yanlarına alarak katılanın işyerine gittikleri ve aralarında çıkan tartışma sonucunda; sanıkların iştirak iradesi ile katılanı silah ile etkisiz hale getirdikleri ve akabinde rastgele vurarak ve kemer, telefon kablosu ile boğaz ve ayaklarını sıkmak suretiyle yaraladıkları, bir müddet sonra katılan ...'a ait işyerinde çalışmakta olan diğer katılan ...'in söz konusu işyerine gelerek içeriye girmesi üzerine sanıklardan ...'ın elinde bulunan silahı bu katılana yönelterek işyeri dışına çıkmasını engelleyerek işyerinde alıkoyduğu, sanıkların böylece silahla ve birden fazla kişi ile birlikte cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiasına ilişkin olarak; Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların tevil yollu ikrar içeren savunmaları, katılan ve tanıkların beyanları ve tüm dosya kapsamından sanıkların babalarına ait dükkanı katılanın vekaletname görevini kötüye kullanarak satışını yapması nedeniyle kapıldıkları tahrik ile katılana ait işyerinde kemer ve cep telefonu kablosu ile boğaz ve ayaklarını sıkarak etkisiz hale getirdikleri, katılanın yaklaşık bir buçuk saat boyunca dışarı çıkmasına engel olmak suretiyle cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin, takdir edilen haksız tahrik indirim oranın ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle 5237 sayılı Kanun'un 109/2 ve 109/3-a. maddelerinin uygulanmasının isabetli olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 27/2. maddesi ve meşru müdafa hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanıklar müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Ancak Dairemizin 21.05.2024 tarih, 2024/4334 Karar sayılı bozma ilam gerekçesinde daha önce de belirtilen hükümlerdeki çelişki giderilmeyerek önce sanıklar hakkında netice ceza miktarı nazara alındığı gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un 51 inci ve 5271 sayılı Kanunun 231 inci maddelerinin beşinci fıkrasının uygulanmasına kanunen yer olmadığına belirtildiği daha sonraki paragrafta ise yukarıdaki gerekçe ile çelişir şekilde 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilmesi suretiyle kararda çelişkiye neden olunması hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.01.2025 tarihli ve 2024/2185 Esas, 2025/158 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla