KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2025/4319 E., 2025/4606 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/498 E., 2025/109 K.
- Suç
- Hükümlü veya tutuklunun kaçması
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek Onama
Karar Metni
582 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bozma
Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 06.04.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiş, bu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin, 21.06.2023 tarihli kararı ile, basit yargılama usulü uygulanması yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
Bozma ilamı üzerine, Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.02.2025 tarihli ve 2023/498 Esas, 2025/109 Karar sayılı kararı ile takdiren basit yargılama usulünün uygulanmamasına ve sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292/1. ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Suçun sübutuna, yasal unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ile usul ve kanuna aykırı karar verildiğine, ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dava dosyası kapsamına göre, sanığın Emniyet Müdürlüğü'nde sürücü belgesi başvurusu yaptığı sırada, GBT sorgusunda, kesinleşmiş cezaları nedeniyle yakalama kararının olduğunun anlaşılması sebebiyle, sanığın kolluk görevlilerince adliyeye götürülmesi, sanığın kolluk görevlilerinin ve adliyede çalışan memurun gözetimi altındayken, adliyeden firar etmesi, iddiasına ilişkin olarak.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, verilen kararda düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. a) Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.04.2018 tarih ve 2017/853 Esas, 2018/135 Karar sayılı ilamı ve 09.02.2016 gün ve 2014/71 Esas, 2016/42 Karar sayılı ilamı da gözetildiğinde, bozmadan önce verilip yalnızca sanık tarafından temyiz edilen 24.11.2011 tarihli karar ile hükme konu hapis cezasının ertelendiği, aleyhe temyiz olmaması nedeniyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 326/son. maddesi uyarınca sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğu anlaşılmakla, son hükümde verilen hapis cezasının ertelenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca sanığın cezasında indirim yapıldıktan sonra, diğer paragrafta "5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına" şeklinde karar verilerek hükümde çelişkiye neden olunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünün (2.) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 06.02.2025 tarihli ve 2023/498 Esas, 2025/109 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hüküm fıkrasında sonuç cezanın belirlendiği 5. paragraftan sonra gelmek üzere “1412 sayılı Kanun'un 326/son. maddesi uyarınca sanığa verilen 5 ay hapis cezasının 5237 sayılı kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/4319, K. 2025/4606, 4 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama