Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/5117 E. , 2026/1662 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4925 E., 2024/2979 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden kurulan hükmün yapılan ön ince
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/5117 E. , 2026/1662 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4925 E., 2024/2979 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.10.2024 tarihli ve 2024/254 Esas, 2024/356 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62/1. maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 11.12.2024 tarihli ve 2024/4925 Esas, 2024/2979 Karar sayılı kararı ile; ''İstinaf başvurularında bulunan sanık müdafi ve Cumhuriyet savcısının ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, istinaf başvurularının esastan reddine" karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafinin Temyiz İstemi Ele geçen maddenin kullanım sınırında olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, tahliye ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 11.12.2024 tarihli ve 2024/4925 Esas, 2024/2979 Karar sayılı kararı ile her ne kadar; ''Müsadere 5237 sayılı TCK'da "güvenlik tedbiri" olarak düzenlenmiş olup güvenlik tedbirlerinin uygulanmaması veya uygulanması kazanılmış hak olarak değerlendirilemeyeceğinden somut olayda sanığın üzerinden çıkan ve adli emanetin 2024/1200 sırasına kayıtlı iadesine karar verilen toplam 700 TL paranın suçtan elde edildiği anlaşıldığından TCK'nın 55/1 maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken 700 TL nin iade edilmesi kazanılmış hak doğurmadığından mahkemesince her zaman müsadere kararı verilmesi mümkün görülmüş, yine sanığa verilen adli para cezasının TCK’nın 52/4. maddesi gereğince taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği" hususunun belirtilmesi yerine infazı kısıtlar biçimde 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi gereğince işlem yapılacağının ihtarına karar verilmesi kazanılmış hak teşkil etmeyeceğinden infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş ve eleştiri yapmakla yetinilmiştir.'' denilmiş ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 55. maddesi yönünden Cumhuriyet Başsavcılığınca aleyhe istinaf talebinde bulunulduğu, bu talebin karşılanması gerekirken ''kazanılmış hak doğurmadığından mahkemesince her zaman müsadere kararı verilmesi mümkün görülerek'' eleştirilmesinin yeterli olmayacağı, yine ilk derece mahkemesince 5237 sayılı Kanun'un 52. maddesi yönünden kurulan hükmün Kanun'un 52. maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı şekilde kurulmuş olması karşısında ''kazanılmış hak teşkil etmeyeceğinden infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülerek'' eleştirilmesi yerinde görülmemiştir. Dava dosyası kapsamına göre; 29.07.2023 tarihinde durumundan şüphelenilen kullanıcı ..'nun durdurularak suç unsuru bulunup bulunmadığının sorulması üzerine rızaen ... maddesini teslim ettiği, sanığın ikametinde yapılan aramada bulunan metamfetamine el konulduğu iddiasına ilişkin olarak; 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, olay tutanağı, ikamet arama tutanağı, ele geçirilen uyuşturucu maddeler, uzmanlık raporu, tutanak mümzilerinin tanık sıfatıyla alınan ifadeleri ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde suçun vasfına, sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı tespit edilmekle, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda aşağıda belirtilen düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği” ihtarı yerine, “Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan tebligata rağmen 30 gün içinde taksitlerin ödenmeye başlanmaması veya ödenmeye başlanıp da devam edilmemesi hâlinde 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesine göre ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karışlığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verileceği, günlük çalışma süresinin en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce belirleneceği, hükümlü hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması halinde çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamının açık ceza infaz kurumunda yerine getireleceğinin ihtarına'' ibaresinin yazılmasının, hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; 3.Adli emanetin 2024/1200 sırasında kayıtlı olan 700,00 TL'nin sanığın sattığı uyuşturucu madde karşılığı aldığı ve suçtan elde edildiği sabit olmakla TCK'nin 55. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken sahibine iadesine karar verilmesinin Hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş, bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) ve (3) numaralı benterinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 11.12.2024 tarihli ve 2024/4925 Esas, 2024/2979 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeyip, aynı Kanun'un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.10.2024 tarihli ve 2024/254 Esas, 2024/356 Karar sayılı karar hükmünün 1. maddesinin 7. fıkrasının çıkartılarak “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği” ibaresinin eklenmesi, 14. fıkrasının çıkartılarak yerine ''Adli emanetin 2024/1200 sırasında kayıtlı olan 700,00 TL'nin sanığın sattığı uyuşturucu madde karşılığı aldığı ve suçtan elde edildiği sabit olmakla TCK'nın 55. maddesi gereğince müsaderesine'' ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğname'ye kısmen uygun olarak oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: 29.07.2023 tarihinde durdurulan bir kullanıcının maddeyi rızaen teslim etmesi sonrası sanığın ikametindeki aramada metamfetamine el konulmuş; Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi hapis ve 25.000 TL adli para cezasına hükmederken sanıktan çıkan 700 TL'nin iadesine karar vermiştir. Gaziantep BAM, savcılığın müsadereye yönelik aleyhe istinafına rağmen bu hatayı yalnızca eleştirmekle yetinmiş; Yargıtay 8. Ceza Dairesi bu yaklaşımı yerinde bulmayarak hükmü kendisi düzeltmiştir.
Hukuki İlke: Cumhuriyet Başsavcılığınca aleyhe istinaf yoluna başvurulmuş bir müsadere hatası, istinaf mahkemesince 'kazanılmış hak doğurmaz, her zaman karar verilebilir' denilerek eleştiriyle geçiştirilemez; satılan uyuşturucunun karşılığı olduğu sabit olan paranın TCK 55 uyarınca müsaderesi zorunludur ve TCK 52/4'e aykırı taksit ihtaratı da infazı kısıtladığı gerekçesiyle denetimsiz bırakılamaz.
Uygulama Sonucu: BAM kararı CMK 302/2-4 gereği bozulmuş ancak yeniden yargılama gerekmediğinden CMK 303/1 uyarınca 700 TL'nin müsaderesine ve doğru taksit ihtaratına hükmedilerek karar düzeltilerek onanmış, sanığın salıverilme talebi reddedilmiştir.
Dava Strateji Notu: Bu karar aleyhe sonuç örneğidir: ilk derecede iade edilen para, savcılık istinafı ayakta olduğu sürece temyiz aşamasında müsadereye dönüşebilmektedir. Müdafi, savcılığın aleyhe başvurularının kapsamını izlemeli ve müsadere edilen/iade edilen değerler konusunda kesinleşmeden hak doğduğunu varsaymamalıdır.