Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/5126 E. , 2026/1672 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/679 E., 2025/626 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden kurulan hükmün yapıla
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/5126 E. , 2026/1672 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/679 E., 2025/626 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.01.2025 tarihli ve 2024/417 Esas, 2025/49 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 58, 62/1. maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 05.03.2025 tarihli ve 2025/679 Esas, 2025/626 Karar sayılı kararı ile; ''Olay tarihinde üzerinde uyuşturucu madde bulunmayan ve dosya kapsamı ile herhangi bir alışveriş eylemi görülmeyen sanığın, tanık ..'de ele geçirilen uyuşturucu maddeyi kendisinin verdiğini beyan ederek, kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği, bu nedenle hakkında TCK’nın 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği, ilk derece mahkemesince bu yönde uygulama yapılmadığı, bu hususta hükmün düzeltilmesinin ise mümkün olduğu anlaşılmakla; Hükmün 3. Paragrafı hükümden çıkartılarak yerine; "Sanığın kendi eyleminin ortaya çıkmasına hizmet ve yardım etmek suretiyle etkin pişmanlık gösterdiği sabit görülmekle, TCK'nın 192/3. maddesi gereğince, yaptığı yardımın boyutu da dikkate alınarak cezasından taktiren 1/3 oranında indirim yapılarak 10 yıl hapis ve 1000 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına," cümlesinin eklenilmesi, Hükmün 5. paragrafında yer alan "... 12... ay hapis ve 1.250 gün..." ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine; "...8 yıl 4 ay hapis ve 833 gün..." ibaresinin eklenilmesi, Hükmün 7. paragrafında yer alan "...1250 gün karşılığı toplam 25.000,00 TL..." ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine; "...833 gün karşılığı toplam 16.660 TL ..." ibaresinin eklenilmesi, Hükmün 10. Paragrafında yer alan "... 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL..." ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine; "...8 yıl 4 ay hapis ve 16.660 TL..." ibaresinin eklenilmesi suretiyle, CMK'nın 280/1-c maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine,'' karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafinin Temyiz İstemi Delillerin hukuka aykırı toplandığına, yeterli ve somut delil bulunmadığına, 5271 sayılı CMK'nın 134. maddesine aykırı davranıldığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, 30.11.2023 tarihinde şüphe üzerine durdurulan kullanıcı ..'ye suç unsuru bulunup bulunmadığının sorulması üzerine metamfetamini rızaen teslim ettiği, 30.11.2023 tarihinde sanık ile kullanıcı .. ile sanığın şüphe üzerine durdurulduğu, sanığın cam paypı rızaen teslim ettiği iddialarına ilişkin olarak; 1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 1 41... sayılı Kanun'un 34. maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının, karşı oy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesi 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturacaktır. Yine 5271 sayılı Kanun'un 230. maddesi uyarınca, hükmün gerekçesinde, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, bunun nitelendirmesinin yapılması, 5237 sayılı Kanun'da öngörülen sıra ve esaslara göre cezanın ve ayrıca cezaya mahkûmiyet yerine veya yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi, cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine ya da ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususa ilişkin istemlerin kabul veya reddine dair dayanakların gösterilmesi zorunludur. Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklamasıdır. Bu nedenle, gerekçede hükme esas alınan veya reddedilen bilgi ve belgelerin belirtilmesi ve bunun dayanaklarının gösterilmesi, bu dayanakların da, geçerli, yeterli ve yasal olması gerekmektedir. 2. Sanık hakkında 03.07.2024 tarihli iddianame ile .. ve ..'ya uyuşturucu madde satışı yaptığı iddiası ile cezalandırılması istemi için açılan davada, sanık hakkında 03.07.2024 tarihli iddianame anlatımına göre sadece ..'ya yönelik uyuşturucu madde satışı eylemi nedeniyle mahkumiyet hükmü kurulmuş olup sanık tarafından .. isimli kişiye uyuşturucu madde satışına ilişkin hükmün gerekçesinde değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince kurulan hükmün gerekçesinde yer verilmeyen bir kişiye karşı Bölge Adliye Mahkemesince uyuşturucu madde satışı yönünden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle ve yerinde olmayan gerekçeyle hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Kabule göre ise; 1. 5271 sayılı Kanun'un 134. maddesi kapsamında şüphelinin cep telefonu incelenip, telefonda ele geçirilen bilgilerin kayıt altına alınabilmesi için hakim kararı veya hakim onayına sunulmak üzere Cumhuriyet savcısının yazılı emrinin bulunması gerektiği, rıza bulunsa dahi şüphelinin telefonunun incelenip, telefon içeriğindeki mesaj ve benzeri bilgilerin kayıt altına alınamayacağı ve bu kurallara uyulmadan elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağı, 2. ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.01.2025 tarihli ve 2024/417 Esas, 2025/49 Karar sayılı kararın gerekçesinde her ne kadar "sanığın tanık ..'ya uyuşturucu maddeyi 120,00-TL karşılığında sattığı anlaşılan maddi olay bakımından sanığın müsnet suçu işlediği sabit kabul edilmiş" ise de hükmün 20. fıkrasında ''Adli Emanetin 2024/4285 sırasında kayıtlı olup sanık ...'dan elde edildiği belirtilen 640,00 TL paradan sanığın sıcağı sıcağına alınan savunmasına konu kaçamaklı kabule dair beyan içerikleri ve tüm dosya kapsamı ele alındığında 200,00- TL'sinin, sanığın sabit kabul edilen eylemi nedeni ile tanık ..'ya yönelik uyuşturucu madde satışına konu suçun işlenmesi ile sağlandığı anlaşılan menfaat olması nedeni ile yasal şartları olıştuğundan 5237 sayılı TCK'nın 55/1 maddesi uyarınca kazanç müsaderesine'' karar verilmesiyle gerekçe ile hüküm fıkrasında çelişki oluşturduğu anlaşılmakla hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünün (2). bendinde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 05.03.2025 tarihli ve 2025/679 Esas, 2025/626 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: 30.11.2023 tarihinde şüphe üzerine durdurulan bir kullanıcı metamfetamini, sanık ise cam pipoyu rızaen teslim etmiştir. Ağır Ceza Mahkemesi ticaretten hapis ve 25.000 TL adli para cezasına hükmetmiş, BAM ise sanığın tanıkta ele geçen maddeyi kendisinin verdiğini beyan ettiği gerekçesiyle TCK 192/3 etkin pişmanlık indirimini kendisi uygulayıp cezayı 8 yıl 4 ay hapse indirerek istinafı düzelterek reddetmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi ise ilk derece hükmünün gerekçesinde hiç değerlendirilmemiş bir kişiye satış üzerinden BAM'ın etkin pişmanlık uygulamasını hukuka aykırı bulmuştur.
Hukuki İlke: CMK 230 ve 289/1-d uyarınca hüküm gerekçeyi içermek zorundadır; ilk derece mahkemesi gerekçesinde değerlendirilmeyen bir kişiye yönelik satış eylemi üzerinden istinaf mahkemesince etkin pişmanlık uygulanarak hüküm kurulması, yerinde olmayan gerekçeyle hüküm tesisi anlamına gelir. Ayrıca kabule göre, CMK 134 kapsamında hâkim kararı veya savcının yazılı emri olmadan -rıza bulunsa dahi- telefon içeriği incelenerek elde edilen deliller hükme esas alınamaz ve gerekçedeki tek satış kabulüyle müsadere fıkrasındaki iki satışa dayalı hesap arasındaki çelişki de bozma nedenidir.
Uygulama Sonucu: BAM kararı, Tebliğname'deki onama görüşüne aykırı biçimde gerekçe yönünden oybirliğiyle bozulmuş ve dosya bu kez ilk derece yerine doğrudan BAM'a gönderilmiştir.
Dava Strateji Notu: Telefon incelemesinin CMK 134'e uygun hâkim kararına dayanıp dayanmadığı her uyuşturucu dosyasında ilk kontrol edilecek husustur; rızaya dayalı telefon incelemesinin dahi geçersiz sayılması güçlü bir savunma dayanağıdır. Ayrıca gerekçe ile hüküm fıkrası arasındaki tutarsızlıklar (kaç satış kabul edildiği, müsadere hesabı) tek başına bozma getirebilir.