Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/5189 E. , 2025/8215 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR SAYISI : 2025/799 E., 2025/1174 K. SUÇ : Değişen suç vasfı ile kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme netice
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/5189 E. , 2025/8215 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR SAYISI : 2025/799 E., 2025/1174 K. SUÇ : Değişen suç vasfı ile kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlâmı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 11.10.2023 tarihli ve 2023/3368 Esas, 2023/4266 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 24.12.2024 tarihli ve 2024/12854 Esas, 2024/9958 Karar sayılı kararı ile "dosya kapsamında sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen dava dosyasının incelenmemesi" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 19.03.2025 tarihli ve 2025/799 Esas, 2025/1174 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında değişen suç vasfı ile kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1. ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın beraatına karar verilmesi gerekirken ceza verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğuna, kanuna aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılarak karar verildiğine ve sanık lehine olan kanun hükümlerinin uygulanmamasına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilmesi üzerine kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesinde yer alan "Bu Kanunun; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." hükmü gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ise, yine kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 191/2-3. maddesi doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı nitelikte olduğu ve aynı hukuki sonuçları doğuracağı dolayısıyla, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilebilmesi için aranan tüm koşulların hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için de geçerli olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği kabul edilmektedir. Ancak, usulüne uygun olarak verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı var ise 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesi doğrultusunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği, aynı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesi kapsamında usulüne uygun şekilde verilip kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı var ise şüpheli/sanığın bu suçtan işlediği başka eylemi yönünden ayrı bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceği kabul edilmektedir. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/3. maddesi uyarınca açılan kamu davasında suç vasfının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu değerlendirilerek yapılan yargılamada 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ve sanığın 05.09.2021 tarihli eylemi ihlal kabul edilerek hükmün açıklandığı, yapılan yargılamada sanık hakkında daha önce kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiğinden 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesi şartlarının oluşmadığının belirtilmiştir. Sanık hakkında, Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/152 Esas, 2015/845 Karar sayılı dava dosyasında 12.10.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 20.10.2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi karar verildiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile 13.02.2015 tarihinde kamu davası açıldığı görülmekle dava dosyası kapsamında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen dosya incelendiğinde; Sanık hakkında 20.10.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının tebliğ edilmesinin ardından infazı için dosyanın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, çağrı yazısının tebliğ edilmesine rağmen sanığın başvurmaması nedeniyle ikinci bir uyarı yapılmaksızın denetimli serbestlik dosyasının kapatıldığı, denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlamak üzere çıkarılan ilk uyarılı başvuru davetiyesinin tebliği üzerine, müracaatta bulunmayan sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 191/4-a maddesi uyarınca kendisine yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için; "önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı, bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması gerekirken kovuşturma şartı olan ısrar koşulu sağlanmadan kamu davası açıldığı, kovuşturma şartı olan ısrar koşulunun sağlanmadığı dikkate alınarak, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun'un 223/8-2. maddesi uyarınca kamu davasının durmasına ve erteleme kararı ile birlikte verilen denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda ise, temyiz incelemesine konu dava dosyasında, 20.10.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına ilişkin Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 2015/152 Esas, 2015/845 Karar sayılı kararının esas alınamayacağı bu karara karşı, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma olağanüstü kanun yoluna gidilmesi hususunda Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması, hukuki sürecin takip edilerek Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 2015/152 Esas, 2015/845 Karar sayılı mahkûmiyet kararının bozulması halinde, her iki davanın birleştirilmesi ve sanığın tüm eylemlerinin birlikte değerlendirilerek, eylemlerin, ihlâl, tek suç, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığının tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinden sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 19.03.2025 tarihli ve 2025/799 Esas, 2025/1174 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık hakkında uyuşturucu ticareti iddiasıyla açılan davada suç vasfı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma olarak değerlendirilip TCK 191/8 uyarınca HAGB verilmiş, sonraki eylem ihlal sayılarak hüküm açıklanmıştır. Önceki 2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında ise denetimli serbestlik davetiyesine uyulmaması üzerine ikinci uyarı yapılmadan kamu davası açılmıştır.
Hukuki İlke: Kullanmak için uyuşturucu bulundurmada, denetimli serbestlik yükümlülüğüne uymamada 'ısrar' koşulunun oluşması için önceki tebligatın ardından, uyulmaması halinde ısrar sayılacağı uyarısıyla yeniden tebligat yapılması zorunludur; ısrar koşulu sağlanmadan açılan davada kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden CMK 223/8 uyarınca durma kararı verilmelidir. Usulüne uygun kesinleşmiş erteleme kararı yoksa TCK 191/8 uyarınca HAGB verilemez.
Uygulama Sonucu: bozma
Dava Strateji Notu: Denetimli serbestlikte 'ısrar' koşulu için tek davetiye yeterli değildir; ikinci kez, ısrar sonucunu bildiren uyarılı tebligat yapılmamışsa kamu davası koşulu oluşmaz. Ayrıca önceki erteleme kararı usulsüzse TCK 191/8 HAGB'nin dayanağı ortadan kalkar, dosyaların birleştirilmesi ve kanun yararına bozma yolu izlenmelidir.