Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/5466 E. , 2026/2380 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2823 E., 2025/138 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/5466 E. , 2026/2380 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2823 E., 2025/138 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2024 tarihli ve 2024/112 Esas, 2024/538 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3-4/a, 62, 52... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 14.01.2025 tarihli ve 2024/2823 Esas, 2025/138 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi; Sanığın üzerinde ele geçen maddenin o günkü kullanımı için almış olduğu madde olduğuna, herhangi bir arama kararı olmadan arama yapıldığına, ele geçen maddenin kullanım sınırı içinde olduğuna, sanığın yargılamanın her aşamasında uyuşturucu kullanıcısı olduğunu ve uyuşturucu madde ticareti yapmadığını dile getirdiğine, dosyada sanık aleyhine bir tanık beyanı da bulunmadığına, sanığa yönelik ihbar ve istihbari çalışma da olmadığına, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak inandırıcı delil de olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın sokak üzerinde kullanıcı tanığa uyuşturucu madde satışı yapmak sureti ile uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkin olarak; Sanığın sokak üzerinde bekleyen şahıslardan para alıp uyuşturucu madde verdiğinin kollukça görülmesi ve kullanıcı tanık ..'nin yakalanarak uyuşturucu maddeyi sanıktan satın aldığını beyan etmesi, sanığın üzerinde ele geçirilen madde ile kullanıcı tanıkta ele geçirilen maddenin aynı ebat ve özellikte olması, sanığın yakalandığı yerde uyuşturucu madde satıldığına ilişkin istihbari bilginin varlığı ve sanığın sorgusunda uyuşturucu madde satışı yaptığına ilişkin tevil yoluyla ikrarı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 14.01.2025 tarihli ve 2024/2823 Esas, 2025/138 karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sokak üzerinde bekleyen şahıslardan para alıp uyuşturucu verdiği kollukça görülen sanık hakkında Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi uyuşturucu ticaretinden hapis ve 25.000 TL adli para cezasına hükmetti; yakalanan kullanıcı tanık maddeyi sanıktan satın aldığını söyledi ve iki maddenin ebat ile özellikleri aynı çıktı. İstinaf düzeltilerek esastan reddedilince müdafi kullanım savunması ve arama kararı yokluğuna dayanarak temyiz etti.
Hukuki İlke: Kolluğun satışı doğrudan gözlemlemesi, kullanıcı tanığın satın alma beyanı, ele geçen maddelerin aynı ebat ve özellikte olması, bölgeye ilişkin istihbari bilgi ve sanığın tevil yoluyla ikrarı bir bütün olarak değerlendirildiğinde uyuşturucu ticareti suçu sübuta erer; bu delil bütünü karşısında şüpheden sanık yararlanır ilkesine dayanılamaz.
Uygulama Sonucu: Temyiz isteminin esastan reddi ile hüküm onandı; delil bütünlüğü karşısında kullanım savunması ve arama itirazı sonuç doğurmadı, salıverilme talebi de reddedildi.
Dava Strateji Notu: Suçüstü niteliğindeki doğrudan kolluk gözlemi ile alıcı beyanının örtüştüğü sokak satışı dosyalarında kullanım savunmasının şansı düşüktür; savunma bu tür olaylarda maddelerin aynılığı tespitinin dayanağını ve tanığın teşhis koşullarını sorgulamaya yoğunlaşmalıdır.