Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/5467 E. , 2026/1960 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/215 E., 2025/302 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kur
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/5467 E. , 2026/1960 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/215 E., 2025/302 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2024 tarihli ve 2024/72 Esas, 2024/557 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3-4/a, 62, 52... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 19.02.2025 tarihli ve 2025/215 Esas, 2025/302 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi; Sanık hakkında hukuken geçerli bir ihbar bulunmadığına, sanığın ele geçen maddeleri kullanım için almış olduğuna ve bu hususta aksi yönde bir delil bulunmadığına, kullanıcı tanığın sanıktan uyuşturucu almadığı yönünde beyanda bulunduğuna ve sanığın ikametinde de suç unsuru ele geçirilmediğine, arama kararının ve yapılan aramanın hukuka aykırı olduğuna, dosya kapsamında şüpheye yer vermeyecek şekilde bir ispat unsuru bulunmadığına, mahkeme gerekçesinin eksik olup yeterli olmadığına, sanık hakkında tutukluluğa ve tutukluluğun devamına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, kolluk görevlilerinin dinlenilmediğine, sanığın kullanıcı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın yakalandığı mevkide uyuşturucu satıldığı yönündeki ihbar üzerine yapılan tasarrut çalışmalarında sanık ile kullanıcı tanığın birbirlerine bir şeyler alıp verdiğinin görüldüğü ve sanığın aracında yapılan aramada ticari miktar ve nitelikte, tanığın üzerinde ele geçen uyuşturucu ile aynı nitelikte uyuşturucu madde ele geçirmek sureti ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkin olarak; Sanığın aracında ele geçirilen maddenin kullanıma hazır şekilde tek tek paketlenmiş olması, sanığın bulunduğu yerde uyuşturucu madde satıldığına yönelik ihbar, ihbar ile uyumlu şekilde sanık ile kullanıcı tanık arasındaki alışverişin görülmesi ve kullanıcı tanığın üzerinden ele geçen uyuşturucu maddenin muhteva ve paketleme itibariyle sanığın aracında ele geçen uyuşturucu maddeler ile aynı olması bir bütün olarak değerlendirildiğinde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 19.02.2025 tarihli ve 2025/215 Esas, 2025/302 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bulunduğu mevkide uyuşturucu satıldığı ihbarı üzerine yürütülen çalışmada sanık ile kullanıcı tanığın birbirlerine bir şeyler alıp verdiği görüldü; sanığın aracında tek tek paketlenmiş, tanığın üzerindekiyle aynı nitelikte uyuşturucu ele geçirildi. 21. Ağır Ceza Mahkemesinin ticaret suçundan verdiği hapis ve 25.000 TL adli para cezası istinafta esastan reddedildi; müdafi, kullanıcı tanığın sanıktan madde almadığını söylediğini ve aramanın hukuka aykırılığını ileri sürdü.
Hukuki İlke: İhbar, ihbarla uyumlu biçimde gözlemlenen alışveriş, araçta kullanıma hazır tek tek paketlenmiş madde bulunması ve tanıktaki maddeyle muhteva ile paketleme yönünden aynılık birlikte değerlendirildiğinde ticaret kastı sabittir; kullanıcı tanığın sanığı koruyucu beyanı bu delil zincirini tek başına kırmaz.
Uygulama Sonucu: Temyiz isteminin esastan reddi ile hüküm onandı; arama, tutukluluk ve gerekçe eksikliği itirazları dahil hiçbir temyiz sebebi CMK 289/1 kapsamında hukuka aykırılık oluşturmadı, salıverilme talebi reddedildi.
Dava Strateji Notu: Alıcı konumundaki tanığın sonradan sanık lehine dönen beyanı, paketleme ve muhteva aynılığı gibi maddi bulgularla çelişiyorsa mahkûmiyeti engellememektedir; savunma, maddelerin aynılığına ilişkin kriminal tespitin yöntemini ve gözlemlenen alışverişin teşhis güvenilirliğini hedef almalıdır.