Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/5637 E. , 2025/10682 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/626 Esas, 2025/874 Karar SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1.Onama(sanıklar ... ve ... yönünden) 2.Düzeltilerek Onama(sanık ... yönünden) 3.Bozma(san
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/5637 E. , 2025/10682 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/626 Esas, 2025/874 Karar SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1.Onama(sanıklar ... ve ... yönünden) 2.Düzeltilerek Onama(sanık ... yönünden) 3.Bozma(sanık ... yönünden) Dairemizin 18.09.2025 tarihli yazısı ile ''sanık ...''ın temyiz isteminden vazgeçip vazgeçmediği'' hususunda 25.08.2025 tarihli dilekçesinin açıklattırılması istenilmiş olup 26.09.2025 tarihli tebliğ/tebellüğ belgesinde sanık ...'ın temyiz isteminden vazgeçmediğini belirtmesi karşısında sanık hakkında temyiz incelemesi yapılmıştır. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07/11/2024 tarihli ve 2023/246 Esas, 2024/491 Karar sayılı kararı ile; Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 53... . maddeleri uyarınca 16... ay hapis cezası ve 33.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2.e maddesi gereğince beraatlerine, karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03/03/2025 tarihli ve 2025/626 Esas, 2025/874 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanık ... yönünden re'sen de isitinafa tabi hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı, sanık ... ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Cumhuriyet savcısının temyiz İstemi Sanık ...'in üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği sübut bulmasına rağmen beraatine karar verilmesine, 2.Sanık ... Müdafilerinin Temyiz İstemi Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 3.Sanık ... Müdafilerinin Temyiz İstemi Ele geçirilen maddelerin sanığa ait olmadığı, sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 4. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettirenettiren sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, İlişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, 31.12.2022 tarihinde sanık ...'ın hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yönetilen tanık E.Ö'ye kokain saattığı ayrıca sanığın kalmış olduğu evde de kokain bulunduğu, 11.02.2023 tarihinde ise sanık ...'ın hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık Ş.K.M'ye kokain sattığı, sanık ...'nın her iki eyleme iştirakinin bulunduğu iddiasına ilişkin olarak; 1.Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılarak, Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde; Uyuşturucu maddenin ele geçirildiği evde sanık ...'ın ikamet ettiğinin beyanlarla sabit olması, sanığın telefon incelenmesinde uyuşturucu madde ticaretine ilişkin bir çok mesajlaşmanın bulunması, sanığın uyuşturucu madde ele geçirilen ikamete girip çıktığının fiziki takip ile tespit edilmiş olması birlikte değerlendirildiğinde ikametten ele geçen uyuşturucu madde ile sanığın irtibatının olduğunun sübut bulması nedeni ile tebliğnamedeki bozma içeren görüşe iştirak edilmemiştir. Olay ve fiziki takip tutanakları, sanıkla temas halinde olan E.Ö. isimli şahsın aşamalardaki anlatımları, sanığın telefon incelemesinde uyuşturucu madde ticaretine ilişkin bir çok mesajlaşmanın bulunması, sanıkla E.Ö. isimli şahıs arasındaki alışverişin fiziki takip ile tespit edilmesine göre sanığın E.Ö. İsimli şahsa uyuşturucu madde satışı yaptığı ve ikametinden ele geçen uyuşturucu maddeyi de yine satış amaçlı bulundurduğuna dair kabulde, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, E.Ö. isimli şahıstan ele geçen maddenin arama sonucunda bulunmaması nedeniyle aramanın hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazının yerinde olmadığı, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde; Olay ve fiziki takip tutanakları, sanıkla temas halinde olan Ş.K.M. isimli şahsın aşamalardaki anlatımları, sanıkla Ş.K.M. isimli şahıs arasındaki alışverişin fiziki takip ile tespit edilmesine göre, sanığın, Ş.K.M. isimli şahsa uyuşturucu madde satışı yaptığına dair kabulde ve koşulları bulunmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Sanık ... hakkında kurulan hükmün vekalet ücreti yönünden incelenmesinde; 1. 5271 sayılı Kanun'un "Yargılama giderleri" başlıklı 324/1. maddesinde harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemelerin yargılama gideri olduğu belirtilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 327/2. maddesinde, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen kişinin önceden ödemek zorunda kaldığı giderlerin Devlet Hazinesince üstlenileceği düzenlenmiştir. 2. 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 168. maddesinde ise Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) ne şekilde hazırlanacağı düzenlenmiş olup söz konusu maddeyle Türkiye Barolar Birliği'ne (TBB) serbest avukatlık faaliyetleri kapsamında, yani vekalet sözleşmesine dayalı olarak yapılan hukuki yardımlarda uygulanacak asgari ücret tarifesini belirleme yetkisi verilmiştir. Bahsedilen madde gereğince her yıl TBB tarafından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hazırlanmaktadır. 3. 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 13/1. maddesinde ise, Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile, "avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak", TBB'nin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücretin, Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla yer alan ödenekten ödeneceği ve bu ücretin, yargılama giderlerinden sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun'un 13/2. maddesinde de bu madde uyarınca yapılacak ödeme ve uygulamaya ilişkin usûl ve esasların ise TBB'nin görüşü de alınmak suretiyle "Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle" belirleneceği belirtilmiş olup bu hükme istinaden Adalet Bakanlığı tarafından "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafii ve Vekillerin Görevlendirilmeleri İle Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik" (Yönetmelik) hazırlanmıştır. Bahsedilen Kanun ve Yönetmelik doğrultusunda da Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafiye ve vekile ödenecek ücrete ilişkin olarak TBB'nin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücrete ilişkin olarak Adalet Bakanlığınca "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife" (Tarife) hazırlanmakta ve söz konusu Tarife her sene başında Resmi Gazetede yayımlanmaktadır. 4. Söz edilen kurallar ve ilkeler çerçevesinde Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafilerin ve vekillerin ücretlerinin, 5320 sayılı Kanun'un 13. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Yönetmeliğin 9. maddesi uyarınca "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinden ayrık olarak", TBB'nin görüşü alınarak, Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından birlikte belirlenecek bir tarife ile ödeneceği açıkça hükme bağlamıştır. 5271 sayılı Kanun ya da ilgili diğer mevzuatta Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafii veya vekil ücretlerine ilişkin TBB'ye düzenleme yapabilme yetkisi verildiğine dair açık bir hüküm yer almadığından TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafii ve vekillere uygulanma imkanı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu hükümler ve ilkeler uyarınca, 1136 sayılı Kanun'un 168. maddesine dayanılarak TBB tarafından çıkarılan ve bir düzenleyici işlem olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. ve 14/4. maddeleri ile getirilen düzenlemeler ile Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafii ve vekil ücretlerinin belirlenemeyeceğinin kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. 5. Kısacası; Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafilerin ve vekillerin ücretleri, 5320 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile Yönetmeliğin 8. ve 9. maddelerinde gösterildiği şekilde Adalet Bakanlığınca çıkarılan ayrık bir Tarife ile belirlenmektedir. 5271 sayılı Kanun ya da ilgili diğer mevzuatta aksi yönde bir hüküm de bulunmadığından Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafilerin ve vekillerin ücretleri TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin kapsamında yer almamaktadır. Bu bağlamda; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/1. ve 14/4. maddeleriyle getirilen düzenlemenin de zorunlu müdafii ve vekiller yönünden uygulama alanı bulunmadığı değerlendirilmektedir. Sonuç olarak, TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin ilgili hükümlerinin Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafilerin ve vekillerin ücretlerinin belirlenmesine ilişkin olarak uygulanamayacağı; Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafilerin ve vekillerin ücretlerinin belirtilen mevzuat çerçevesinde "Adalet Bakanlığınca çıkarılan ayrık bir Tarife ile belirlenebileceği" kabul edilmelidir. 6. Yukarıda açıklanan düzenlemeler ışığında, temyiz incelemesine konu dava dosyası incelendiğinde sanık yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince gösterilen maktu vekalet ücretine hükmedilebilmesi için kendisinin vekaletname ile atadığı bir vekille temsili gereklidir. Bir diğer ifadeyle, kanun koyucunun zorunlu müdafii ve vekillere ödenecek ücretler bakımından TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi dışında "tamamen ayrı bir tarifeyle farklı bir sistem belirlediği" aşikardır. Kısacası, zorunlu müdafii ve vekillere ödenecek ücretler Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan ayrık bir tarifeye göre ödenecektir. TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin zorunlu müdafii ve vekillere de uygulanabileceğine dair hiçbir norm bulunmaması ve dava dosyası içerisinde bulunan belgelere göre müdafinin baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafii olduğunun anlaşılması karşısında, sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafinin temyiz talebinin reddine karar verilmiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03/03/2025 tarihli ve 2025/626 Esas, 2025/874 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca sanıklar ... ve ... yönünden Tebliğname’ye uygun, sanıklar ... ve ... yönünden Tebliğname'ye aykırı olarak sanıklar ... ve ... yönünen oy birliğiyle, sanık ... yönünden uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun sübut bulması nedeniyle bozma kararı verilmesi gerektiğine yönelik başkan Doç. Dr. ... ve üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla, sanık ... yönünden vekalet ücreti verilmesi gerektiğine yönelik Üye ...'in karşı oyu ve oyçokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.12.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188/3. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, yargılama merciinin talebi üzerine Baro tarafından kendisine zorunlu müdafii görevlendirildiği, yargılama sonunda beraat eden sanık lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirtilen vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2025 tarihli, 2025/10-67 Esas, 2025/184 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere müdafii; "Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı" ifade etmektedir (5271 sayılı Kanun, madde 2). Bu avukatın seçilmiş ya da görevlendirilmiş olmasında hak ve sorumlulukları itibarıyla bir fark bulunmamaktadır. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin kanuni dayanağı olan 1136 sayılı Kanun'un 168. maddesinde, asgarî ücret belirleme hususunda zorunlu müdafii ile seçilmiş/vekâletnameli müdafii arasında herhangi bir ayrım yapılmamıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, 01.06.2021 tarihli, 2018/45 Esas, 2021/234 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, "avukatlık ücreti temyiz aşaması da dahil kesin hüküm elde edilinceye kadar yapılan işin karşılığını" ifade etmektedir. Buna ek olarak, her ne kadar Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddesinde sanık yararına avukatlık ücretine hükmedileceği düzenlenmiş ise de Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinin son fıkrasında "Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir." şeklindeki düzenlemeye yer verilerek, sanık lehine hükmedilecek vekalet ücretine taraf avukatının hak kazanacağı açıkça belirtilmiştir. Bu kapsamda, sanıklara sundukları hukuki hizmet arasında fark bulunmayan seçilmiş veya görevlendirilmiş müdafilerin yargılama sonunda hükmedilecek vekalet ücreti arasında da fark bulunmaması gerektiği kabul edilmelidir. Çünkü, yukarıda da belirtildiği üzere, ücreti vekalet sanık lehine hükmedilse bile Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinin son fıkrası gereğince bu ücret avukata aittir. Bu açıklamalar ışığında, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddesinde yer alan; "Beraat eden ve vekil veya müdafii ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." hükmü ile Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinin son fıkrası ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2025 tarihli, 2025/10-67 Esas, 2025/184 Karar sayılı kararı nazara alındığında, beraat eden sanık müdafii lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca karar tarihi itibarıyla tarifenin ilgili bölümünde belirlenen vekalet ücretinin ödenmesi gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 15.12.2025 KARŞI DÜŞÜNCE Dava dosyası kapsamına göre, No 72 sayılı iş yerinde uyuşturucu madde ticareti yapıldığı istihbari bilgileri neticesinde başlatılan soruşturmada, 31/12/2022 tarihli olay yönünden sanık ... adına kiralanan ve sanık ... tarafından da kullanılan ve bu işyerinin hemen karşısında bulunan ve iş yeri lojmanı olarak kullanılan (tekel büfesi) ikamette yapılan aramada 187 gr kokain bulunması, sanık ... tarafından işletilen ve sanık ...'ın çalıştığı tekel bayisi olan işyerinde uyuşturucu madde paketlemede kullanılan kilitli şeffaf poşetlerin elde edilmiş olması, evin anahtarının sanık ... tarafından kolluk kuvvetine teslim edilmiş olması, 11/02/2023 tarihli olay yönünden sanık ...'ın sanık ...'e ait motosikletle birlikte görülmesi üzerine yapılan takipte uyuşturucu madde sattığının tespit edilmesi, uyuşturucu madde parasının büyük bölümü olan 1.100,00 TL'sinin sanık ...'e ait banka iban numarasına yatırılması hususları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçu sübut bulmakla hükmün bozulması gerektiği kanaatiyle Sayın Çoğunluğun, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen beraat kararına yönelik yapılan istinaf talebinin esastan reddine dair karara karşı yapılan temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi yönündeki bozma düşüncesine katılmamaktayız. 15.12.2025