İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/7835 Karar: 2025/7419 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/7835 K.2025/7419)

8. Ceza Dairesi 2025/7835 E. , 2025/7419 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/104 E. 2024/57 K. SUÇ : Evi terk eden çocuğu, ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN :

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/7835 E. , 2025/7419 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/104 E. 2024/57 K. SUÇ : Evi terk eden çocuğu, ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN :

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/7835 E. , 2025/7419 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/104 E. 2024/57 K. SUÇ : Evi terk eden çocuğu, ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 8.Ceza Dairesinin, 17.06.2025 tarihli kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesinde belirtilen kanuni süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık hakkında bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle hüküm kurulduğu kabul edilen somut olayda, aynı Kanun'un 252/1. maddesi uyarınca bu kararın itiraz yoluna tabi olduğu, söz konusu kararda kanun yolu ve mercii yönünden yanıltma bulunmakta ise de 5271 sayılı CMK'nın 264/1 maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme de dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşıldığından, dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Sanık hakkında mağdur ...'e karşı evi terk eden çocuğu, ailesini veya makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutmak suçu nedeniyle verilen mahkumiyet hükmünün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 24.11.2022 tarihli ve 2022/17620 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanmasının değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, mahkemece duruşma açılarak bozma ilamına uyularak sanık lehine basit yargılama usulü uygulanarak cezasında indirim yapıldığı, ancak Cumhuriyet savcısının basit yargılama usulü uygulanmamasına karar verildiği halde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddesi uygulanarak eksik ceza tayin edildiği, sanığın ise kararın usul ve kanuna aykırı olduğu, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine dair temyizleri üzerine Dairemizin 17.06.2025 tarihli ve 2024/26209 Esas, 2025/4854 Karar sayılı kararıyla, Mahkemece 18.01.2024 tarihli celsede Cumhuriyet savcısının bozma ilamı doğrultusunda sanık hakkında basit yargılama usulünün duruşmasız olarak yapılmasına karar verilmesi yönündeki talebinin basit yargılama usulünün duruşmasız veya duruşmalı değerlendirilmesinin mahkemenin takdirinde olduğu kabul edilerek basit yargılama usulünün uygulanmasının duruşmalı yapılmasına ilişkin talebin reddine karar verildikten sonra yargılamaya devam edilerek, hükümde sanık lehine basit yargılama usulü uygulanmasına karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, bu değerlendirmenin basit yargılama usulünün duruşmalı veya duruşmasız uygulanıp uygulanılmayacağına ilişkin olduğu, daha önce ifadesi alınan sanığın hazır olduğu celsede ve temyiz talebinde basit yargılama usulünün uygulanmaması yönünde herhangi bir talebi bulunmadığı nazara alınarak mahkeme takdirinin de basit yargılama usulünün uygulanması yönünde olduğu ve sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle cezada indirim yapıldığı anlaşıldığından mahkemenin takdirinin sanık lehine olduğu ve basit yargılama usulü uygulanmasına ilişkin kararında bir çelişki bulunmadığı gerekçesiyle mahkumiyetin onanmasına karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Bozma ilamının basit yargılama usulünün uygulanmasının değerlendirilmesi gerekçesi ile yapılması nedeni ile sanık hakkında bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle verilen hükmün kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği gerekçesiyle itiraz edilmişse de, 5271 sayılı Kanun'un 231 maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, nihai hüküm niteliğinde olmayan kararlar olması nedeni ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması karan üzerine denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldınlarak, davanın düşmesne karar verildiğinden, sanığın aleyhine bir durum oluşturmadığı, basit yargılama usulünün değerlendirilmesi gerekçesiyle verilen bozma kararı üzerine basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilerek kurulan hükümlerin ise 5271 sayılı Kanun'un 252/1. maddesi uyarınca nihai karar olduğu, bu şekilde verilen nihai kararların sonuçta mahkumiyet hükmü olması nedeni ile sanık aleyhine bir durum oluşturması ihtimalinin bulunduğu, Somut olayda, nihai bir karar bulunduğu, yani basit yargılama usulünün uygulanması sonucu verilmiş bir mahkumiyet hükmü bulunduğundan bu kararın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararındaki durumla aynı nitelikte olmadığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerekçesi ile verilen bozma kararları sonucu kurulan hükümle ilgili uygulanan usulün burada emsal oluşturmayacağı, Nitekim 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesindeki düzenlemeler uyarınca Yargıtay'dan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen nihai kararlara karşı sadece temyiz kanun yoluna başvurulabileceğinin düzenlendiği, inceleme konusu olayda 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesi bağlamında nihai hüküm niteliğinde bir karar olduğu, bu karara karşı da temyiz yoluna başvurulabileceğinin açık olduğu, 7499 sayılı Kanun'un 17. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 252/5. maddesi uyarınca basit yargılama usulünde bu kapsamda verilen karara karşı genel hükümlere göre kanun yoluna başvurulabileceğinin düzenlendiği, Bu itibarla, sanık hakkında açılan davada verilen 03.05.2016 tarihli ilk hüküm Yargıtay denetiminden geçmiş olmakla Yargıtay bozma kararı sonrası ilk derece mahkemesince verilen kararın da basit yargılama usulünce verilmiş olsa dahi ilk verilen hükümle bağlantılı ve aynı uyuşmazlığı sonlandıran bir nihai karar olduğundan ve CMK'nın 223. maddesi anlamında açıklanmış son hüküm niteliğinde bulunduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi gereğince temyiz denetimine tabi olacağı açıktır. Açıklanan nedenle sanık hakkındaki önceki hükmün daha önce Yargıtay temyiz incelemesinden geçmesi nedeniyle hükmün temyiz kanun yoluna tabi olduğu kabul edilerek Dairemizce yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmediğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 8.Ceza Dairesinin, 17.06.2025 tarihli ve 2024/26209 Esas, 2025/4854 Karar sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla