KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2025/7694 E., 2025/10525 K.
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/59 E. 2024/185 K
- Suç
- Suç üstlenme İNCELEME KONUSU
- Karar
- Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması Çubuk Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.02.2021 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında suç üstlenme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 270/1-1. cümlesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde
Karar Detayı
611 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Çubuk 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.09.2021 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 270/1, 62, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddeleri uyarınca 18 gün hapis cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükümlünün denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Çubuk
2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2024 tarihli kararı ile açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasına karar verildiği, söz konusu kararın, itiraz edilmeksizin 07.03.2024 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 08.07.2025 tarihli ve 2024/25639 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2025 tarihli ve KYB-2025/88482 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin. “5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesinde yer alan, "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." şeklinde düzenleme uyarınca,
suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan 18 gün hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan üçüncü fıkrası; "(3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 2. Çubuk
2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2024 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 270/1, 62, 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddeleri uyarınca 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen hükümlünün adli sicil kaydına göre 29.12.2020 suç tarihinden önce hapis cezasına mahkum olduğu bir ilamının bulunmadığı belirlenmiştir. 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/3-752 Esas, 2014/720 Karar sayılı kararı gözetildiğinde, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan hükümlü hakkında, hükmolunan 18 günlük kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesi uyarınca aynı Kanun maddesinin birinci fıkrasında belirtilen adli para cezası veya diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Çubuk 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2024 tarihli ve 2024/59 Esas, 2024/185 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeni daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden.