Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/8063 E. , 2025/9571 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1353 Esas, 2018/88 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Yapılan ön inceleme neticesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 08.05.202
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/8063 E. , 2025/9571 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1353 Esas, 2018/88 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Yapılan ön inceleme neticesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 08.05.2025 tarihli ve 2017/1353 Esas, 2018/88 Ek Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine gereği düşünüldü: Sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının, dosyada vekaletnamesi bulunan sanık müdafii Av. ... tarafından istinaf edildiği, istinaf incelemesi sonucu verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı her ne kadar Av. ...'e 13.02.2018 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, tebligat mazbatasının incelenmesinde Av. ...'ün bilinen son adresine yapılan tebligatta ''adresin kapalı olması nedeniyle en yakın komşu...'e sorulmuş, muhatabın çarşıda olduğunu beyan etmiş ve imzadan imtina edilmiştir. Tebligat ilgili mahalle muhtarına teslim edilmiş olup 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılmış, en yakın komşusuna haber verilmiştir'' şerhinin yer aldığı, 7201 Sayılı Kanun'un 21. maddesi uyarınca yapılan tebliğ evrakında, keyfiyetin haber verildiği komşusunun kim olduğunun ( isimden ve imzadan imtina etmiş olsa dahi daire numarası vs gibi ayırt edici hiçbir özelliğin ) belirtilmediği, bu yönüyle yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu, ancak istinaf başvurusunun esastan reddi kararı sanığa tebliğ edilmemiş ise de, sanığın 28.03.2023 tarihli ''Ankara Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne'' hitaben sunmuş olduğu dilekçesinde Ankara 3 Ağır Ceza Mahkemesi'nin 24/10/2017 gün ve 2017/1 65... /396 Karar sayılı ilamı ile verilen 15 yıl hapis cezasına ilişkin müddetnamenin yeniden düzenlenmesini ve yeniden yargılamayı talep ettiği, Kilis Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 01.06.2023 tarihinde talebin reddine karar verildiği, bu durumda 7201 Sayılı Kanun'un 32. maddesi gereği sanığın 28.03.2023 tarihli dilekçesiyle öğrenme tarihinin esas alınması gerekeceği, bu durumda 10.04.2025 tarihinde vekaletnamesini ibraz eden Av. ...'nin 11.06.2025 tarihli ek kararın temyizi başvurusunun ve sanığın 01.09.2025 tarihli ek temyiz dilekçesinin, CMK'nın 291. maddesinde belirtilen iki haftalık kanuni temyiz süresinden sonra olduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 08.05.2025 tarihli ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 296/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İlk derece mahkemesince mahkûm edilen sanığın istinaf başvurusunun esastan reddi kararı, müdafiine 13.02.2018'de tebliğ edilmiş ancak tebligatta 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesi kapsamında haber verilen komşunun kimliği/daire numarası belirtilmediğinden usulsüz sayıldı; buna karşılık sanığın 28.03.2023 tarihli dilekçesiyle ilamı öğrendiği tespit edildi.
Hukuki İlke: 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesine göre yapılan tebligatta keyfiyetin haber verildiği komşunun ayırt edici bilgisi belirtilmezse tebliğ usulsüzdür; ancak 7201 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca muhatabın kararı öğrendiği tarih esas alınır ve CMK 291'deki iki haftalık temyiz süresi bu öğrenme tarihinden işler, süre geçtikten sonraki temyiz istemi süre yönünden reddedilir.
Uygulama Sonucu: ret (temyiz isteminin reddi ile ek kararın onanması)
Dava Strateji Notu: Usulsüz tebligata dayanıp süre uzatımı beklemek riskli olabilir; çünkü dosyaya yansıyan bir dilekçe veya işlem 'öğrenme' sayılıp süreyi başlatır. Müdafi, öğrenmeye karine oluşturabilecek her dilekçenin tarihini gözeterek CMK 291'deki iki haftalık süreyi öğrenme tarihinden itibaren hesaplamalı ve gecikmeksizin temyiz etmelidir.