İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/811 Karar: 2026/1335 Tarih: 2026

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/811 K.2026/1335

8. Ceza Dairesi 2025/811 E. , 2026/1335 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2365 E., 2024/2438 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/811 E. , 2026/1335 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2365 E., 2024/2438 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/811 E. , 2026/1335 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2365 E., 2024/2438 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.07.2024 tarihli ve 2024/132 Esas, 2024/281 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53... . maddeleri uyarınca 13... ay hapis ve 50.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 03.12.2024 tarihli ve 2024/2365 Esas, 2024/2438 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Dava dosyası kapsamında cezalandırılmaya yeterli delil bulunmadığına, gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna, gizli soruşturmacıların kışkırtıcı ajan olarak hareket ettiklerine, sanık hakkında şahsi cezasızlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ele geçen uyuşturucu maddenin kişisel kullanım sınırında olduğuna ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava konusu olayda, kolluk görevlilerince yapılan çalışmalarda uyuşturucu madde ticareti yapan şahısların tespitine yönelik usulüne uygun olarak alınan gizli soruşturmacı kararına istinaden sanığın gizli soruşturmacı kolluk görevlisine uyuşturucu madde satışı yaptığı iddiasına ilişkin olarak; Yapılan yargılamaya göre, sanık tevilli ikrar içerikli savunmaları, dava dosyasında bulunan gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin sulh ceza hakimliği kararı, güven alımına ilişkin rapor, adres, kimlik tespit ve teşhis tutanakları, ele geçen uyuşturucu maddeye ilişkin uzmanlık raporu, gizli soruşturmacı kolluk görevlilerinin tanık sıfatı ile alınan beyanları, fiziki takip tutanakları, keşif sonrası dosyaya sunulan bilirkişi raporu ve tüm dava dosyası kapsamındaki delillere göre, sanığın gizli soruşturmacı kolluk görevlisine uyuşturucu madde satmak sureti ile üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen 5275 sayılı Kanun'un 139. maddesi kapsamında gizli soruşturmacı görevlendirme kararının hukuka uygun olduğu, gizli soruşturmacının dosyaya yansıyan herhangi bir kışkırtıcı eyleminin bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 03.12.2024 tarihli ve 2024/2365 Esas, 2024/2438 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık hakkındaki tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Uyuşturucu ticareti yapan şahısların tespitine yönelik alınan gizli soruşturmacı kararına istinaden, sanığın gizli soruşturmacı kolluk görevlisine uyuşturucu madde sattığı iddia edilmiştir. İlk derece mahkemesi 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a ve 62. maddeleri üzerinden hapis ve 50.000 TL adli para cezasına hükmetmiş, istinaf esastan reddedilmiş; temyizde kışkırtıcı ajan iddiası, şahsi cezasızlık talebi ve maddenin kişisel kullanım sınırında olduğu ileri sürülmüştür.

Hukuki İlke: Sulh ceza hakimliğince verilen gizli soruşturmacı görevlendirme kararına dayanan güven alımı hukuka uygundur; sanığın tevilli ikrar içerikli savunması, güven alımı raporu, teşhis tutanakları, gizli soruşturmacı görevlilerin tanık sıfatıyla alınan beyanları, fiziki takip tutanakları ve keşif sonrası bilirkişi raporu birlikte satış eyleminin sübutu için yeterlidir; dosyaya yansıyan bir kışkırtıcı eylem bulunmadıkça ajan provokatör savunması sonuç doğurmaz.

Uygulama Sonucu: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması ve tahliye talebinin reddi; gizli soruşturmacı işlemleri hukuka uygun bulunmuş, satış eylemi sabit görüldüğünden kişisel kullanım ve şahsi cezasızlık iddiaları kabul edilmemiştir.

Dava Strateji Notu: Gizli soruşturmacıya doğrudan satış tespit edilen dosyalarda maddenin kişisel kullanım sınırında olması savunmaya yaramaz, çünkü suç bulundurma değil satış üzerinden sübuta erer. Bu tip dosyalarda kazanılabilecek alan, güven alımının sayısı ve soruşturmacının satın alma talebinin sanıkta önceden var olmayan suç kararı yaratıp yaratmadığıdır; tevilli ikrardan kaçınılması ve savunmanın baştan itibaren tutarlı kurulması kritik önemdedir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla