Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/8425 E. , 2026/2409 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1645 E., 2025/1097 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temy
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/8425 E. , 2026/2409 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1645 E., 2025/1097 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.02.2025 tarihli ve 2024/244 Esas, 2025/46 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 11 yıl hapis ve 33.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03.06.2025 tarihli ve 2025/1645 Esas, 2025/1097 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Hükmün gerekçesiz olduğuna, arama emrinin hukuka aykırı olduğuna, ikamet araması sırasında ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulmadığına, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, sanık hakkında temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmaması ve hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın suç tarihinde ikametine ait kömürlükte ele geçirilen uyuşturucuları atılı suç kapsamında bulundurduğu iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, eksik inceleme bulunmadığı, yazılı gerekçe uyarınca sanık hakkında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılması ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması ile ikametinde yapılan aramanın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; sanığa ait kömürlükte ele geçen uyuşturucunun miktarı ile sanığın başkaları tarafından ekilen kenevirlerin köylerindeki dere suyu aracılığıyla kendi evine kadar sürüklenip geldiğini savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu ve sanığın suça konu maddeleri atılı suç kapsamında bulundurduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03.06.2025 tarihli ve 2025/1645 Esas, 2025/1097 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi, ikametine ait kömürlükte uyuşturucu ele geçirilen sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 11 yıl hapis ve 33.000 TL adli para cezasına mahkûm etmiş; Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi istinafı esastan reddetmiştir. Sanık, başkalarının ektiği kenevirlerin köydeki dere suyuyla evine kadar sürüklenip geldiğini savunmuş; müdafi ayrıca ikamet aramasında ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin bulundurulmadığını ileri sürmüştür.
Hukuki İlke: Kömürlükte ele geçen uyuşturucunun miktarı karşısında, maddenin dere suyuyla sürüklenip geldiği yönündeki hayatın olağan akışına aykırı savunma suçtan kurtulmaya yönelik kabul edilir; aramada iki kişi bulundurulmadığı itirazı da dahil, ikamet aramasının usule uygun yürütüldüğü ve temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenip takdiri indirimin uygulanmamasının yazılı gerekçeye dayandığı saptandığında hüküm hukuka uygundur.
Uygulama Sonucu: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, sübut ve yaptırım belirlemesinde isabetsizlik görmeyerek CMK 302/1 uyarınca temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün oy birliğiyle onanmasına ve salıverilme talebinin reddine karar vermiştir.
Dava Strateji Notu: Fiziki olarak akla yatkın olmayan savunmalar (maddenin suyla sürüklenmesi gibi) mahkemece 'suçtan kurtulma çabası' olarak nitelenip aleyhe değerlendirme malzemesine dönüşür; keşif, bilirkişi veya tanıkla desteklenemeyecek anlatılardan kaçının. İkamet aramasında hazır bulundurulması gereken kişilere ilişkin usul itirazı ise soyut kaldığında sonuç vermiyor; arama tutanağındaki imza ve katılımcı eksikliği belge üzerinden gösterilmelidir.