Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/8694 E. , 2026/1248 K. "İçtihat Metni" AHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/251 E. 2018/160 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBL
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/8694 E. , 2026/1248 K. "İçtihat Metni" AHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/251 E. 2018/160 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Bozüyük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2018 tarihli ve 2018/2 51... /160 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 24.12.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 07.07.2025 gün ve 2024/20900 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2025 tarihli ve KYB-2025/91612 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A.Hükümlü hakkında, 17.09.2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Bozüyük Cumhuriyet Başsavcılığının 11.02.2016 tarih, 2016/206 Soruşturma, 2016/13 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, hükümlünün 15.04.2016 tarihli eylemi ile erteleme kararını ihlal etmesi üzerine, erteleme kararı kaldırılarak Bozüyük Cumhuriyet Başsavcılığının 25.05.2016 tarihli, 2016/206 Soruşturma, 2016/442 Esas, ... numaralı iddianamesi ile Bozüyük Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Bozüyük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.01.2017 tarihli ve 2016/302 Esas, 2017/12 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62... . maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 09.02.2017 tarihinde kesinleştiği, C. Sanığın 30.11.2017 tarihli hırsızlık eylemine ilişkin Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2018 tarihli ve 2018/114 Esas, 2018/997 Karar sayılı kararının ihbarı ile hüküm açıklanarak Bozüyük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2018 tarihli ve 2018/251 Esas, 2018/160 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62... . maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 24.12.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. D. Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 4.maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 171, 1 72... . maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerekmekte olup; Bozüyük Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11.02.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle hükümlünün yanıltıldığı bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, mahkemesince açılan kamu davasında, 5271 sayılı Kanun'un 223/8-2. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre " iki hafta " içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bozüyük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2018 tarihli ve 2018/2 51... /160 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bozüyük Cumhuriyet Başsavcılığının 11.02.2016 tarihli erteleme kararını ihlal ettiği kabul edilen sanık hakkında önce 1 yıl 8 ay hapis belirlenip HAGB kararı verilmiş, sanığın 30.11.2017 tarihli hırsızlık eylemine ilişkin mahkumiyetin ihbarı üzerine Bozüyük 2. Asliye Ceza Mahkemesi 04.12.2018'de hükmü açıklayarak hapis ve hak yoksunluklarına karar vermişti. Kesinleşen bu açıklanmış hüküm, Adalet Bakanlığının istemiyle kanun yararına bozma incelemesine konu oldu.
Hukuki İlke: Denetim süresinde işlenen suç nedeniyle HAGB hükmünün açıklanması, davanın temelindeki kovuşturma şartı eksikliğini gidermez; erteleme kararında itiraz süresinin 15 gün yerine 7 gün gösterilmiş olması kararın kesinleşmesini baştan engellediğinden, açıklanan hükümde dahi CMK 223/8 uyarınca durma kararı verilmesi gerekirdi.
Uygulama Sonucu: 8. Ceza Dairesi kanun yararına bozma istemini kabul ederek Bozüyük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin hükmün açıklanması sonucu kurduğu mahkumiyeti CMK 309/3 uyarınca oy birliğiyle bozdu; erteleme kararının iki haftalık itiraz ihtarıyla usulüne uygun tebliği ve kesinleşme sonrası infaz sonucunun beklenmesi gerektiğine hükmetti.
Dava Strateji Notu: HAGB denetim süresinde yeni suç işlenip hüküm açıklanmış olsa bile dosyanın en başındaki erteleme kararının usul denetimi yapılmalıdır; 2016 tarihli bir savcılık kararındaki süre hatası, yıllar sonra açıklanan hükmü dahi geçersiz kılabiliyor. Eski tarihli TCK 191 zincirlerinde ilk halkayı incelemeden sonuca gitmeyin.