Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/8663 E. , 2026/1256 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/219 E. 2022/40 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBL
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/8663 E. , 2026/1256 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/219 E. 2022/40 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Ankara 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2022 tarihli ve 2019/219 Esas, 2022/40 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 01.02.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309/1. maddesi uyarınca, 08.07.2025 gün ve 2024/33875 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2025 tarihli ve KYB-2025/91118 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 Esas, 2019/8638 Karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 Esas, 2020/4900 Karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A.Hükümlü hakkında, 01.05.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 03.07.2018 tarih, 2018/129169 Soruşturma, 2018/1627 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, hükümlünün 07.10.2018 tarihli eylemi ihlal kabul edilerek erteleme kararının kaldırıldığı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 08.02.2019 tarihli, 2018/129169 Soruşturma, 2019/8356 Esas, ... numaralı iddianamesi ile Ankara 11. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Ankara 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2022 tarihli ve 2019/219 Esas, 2022/40 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62/1., 53. ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 01.02.2022 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. B. Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 4. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 171, 1 72... . maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerekmekte olup; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03.07.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle hükümlünün yanıltıldığı bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, mahkemesince açılan kamu davasında, 5271 sayılı Kanun'un 223/8-2. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre '' iki hafta '' içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Ankara 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2022 tarihli ve 2019/219 Esas, 2022/40 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 03.07.2018 tarihli kararla hükümlü hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine hükmetmiş, hükümlünün 07.10.2018 tarihli eylemi ihlal sayılarak dava açılmıştı. Ankara 11. Asliye Ceza Mahkemesi 12.01.2022'de TCK 191/1, 62/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve hak yoksunluklarına hükmetti; kesinleşen bu karar aleyhine Adalet Bakanlığının istemiyle kanun yararına bozma yoluna gidildi.
Hukuki İlke: Erteleme kararındaki kanun yolu bildiriminin süre yönünden yanlış olması (15 gün yerine 7 gün) kararın usulüne uygun kesinleşmesini engeller; kesinleşmemiş erteleme kararına dayalı denetimli serbestlik infazı başlatılamayacağından ihlale dayalı kamu davasında kovuşturma şartı oluşmaz ve CMK 223/8 gereği durma kararı verilmesi zorunludur.
Uygulama Sonucu: 8. Ceza Dairesi kanun yararına bozma istemini kabul ederek infaz edilebilir nitelikteki hapis ve hak yoksunluğu içeren mahkumiyeti oy birliğiyle bozdu; erteleme kararının iki haftalık itiraz hakkı ihtarını içerir biçimde yeniden tebliği ve infaz sonucunun beklenmesi gerektiğine işaret etti.
Dava Strateji Notu: Bu dosyada ceza ertelenmemiş, üstelik TCK 58 tekerrür hükmü de uygulanmıştı; buna rağmen bozma sağlandı. İnfazı süren TCK 191 mahkumiyetlerinde dahi erteleme kararındaki yanlış süre bildirimi tespit edilirse Adalet Bakanlığına kanun yararına bozma başvurusu yapmak infazı durdurabilecek etkili bir yoldur.