İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2009/6849 K.2010/1923

... ile ... ve müşterekleri, dahili davalılar ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Lalapaşa Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 21.07.2009 gün ve 49/61 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından…

Esas2009/6849Karar2010/1923Tarih19 Nisan 2010Okuma6 dk · 1.123 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2009/6849 E., 2010/1923 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Nisan 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu İptali ve Tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.123 kelime·6 dk okuma

... ile ... ve müşterekleri, dahili davalılar ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Lalapaşa Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 21.07.2009 gün ve 49/61 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı vekili, 1943 yılında ölen ortak miras bırakan ...’ın terekesinin taksim edildiğini, 125 ada 10 ve 12, 127 ada 17, 163 ada 49 parsellerin vekil edenine düştüğü halde davalılar adına tespit edildiğini açıklayarak tapu kayıtlarının iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini, bu isteğin mümkün bulunmadığı takdirde miras bırakandan intikal eden yukarıda ada ve parsel numaraları belirtilen taşınmazlarla birlikte, 101 ada 50, 114 ada 14, 116 ada 7, 117 ada 5, 118 ada 23, 123 ada 3, 126 ada 20, 134 ada 20 parsel sayılı taşınmazların vekil edeninin miras payı oranında tapu kayıtlarının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı ..., kadastro çalışmaları sırasında taksim yaptıklarını, davacının da taksim sırasında bulunduğunu, ancak kendisine verilen taşınmazların tapuya tescil edilmediğini, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesini 14.12.2008 günlü yargılama oturumunda açıklamış, beyanını imzalamıştır.

Davalılar ..., ... ... ve ... ise dava konusu çatma sınırları içinde bulunan taşınmazlar bakımından 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, Demirköy sınırlarında bulunan diğer taşınmazlar bakımından ise tüm mirasçılar taksime katılmadıklarından geçerli bir taksimin bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava konusu 125 ada 10, 12, 127 ada 17, 134 ada 20 ve 163 ada 49 parsellere ait kadastro tutanaklarında 20 yıldan fazla süre ile miras bırakan ... zilyetliğinde bulunduğu, 1946 yılında öldüğü, ancak mirasçıları bilinemediğinden 29.1.1999 tarihinde ... adına tespit ve tescil edildiği,

101 ada 50 parsel, 116 ada 7 ve 126 ada 20 parsel sayılı taşınmazlar miras yoluyla intikal, taksim ve kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak davalı ..., 114 ada 14 parselin ... adına 29.1.1999 tarihinde tescil edildikleri, 117 ada 5 parsel ..., 118 ada 23 ve 123 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar ise ... adına yine az yukarıda açıklanan sebeplerle tespit ve tescil edildiği, bu taşınmazlara ait tutanakların ise 4.11.1997 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

Tespit malikleri adlarına oluşan sicilden sonra 114 ada 14 parsel maliki ... taşınmazı 17.1.2007 tarihinde, 117 ada 5 parsel maliki ... 27.2.2003 tarihinde dava dışı 3. kişiye satıp devretmişlerdir.

Dava, miras sebebiyle iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı, terditli talepte bulunmuş, öncelikle ortak miras bırakan ...’tan mirasen intikal eden, yapılan taksim sonucu kendisine verildiğini iddia ettiği 125 ada 10, 12, 127 ada 17, 163 ada 49 parsel sayılı taşınmazların tapularının iptali ile adına tesciline, bu talebi kabul edilmediği takdirde ise bu taşınmazlarla birlikte miras bırakandan intikal eden 101 ada 50, 114 ada 14, 116 ada 7, 117 ada 5, 118 ada 23, 123 ada 3, 126 ada 20, 134 ada 20 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile taraflar adına miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemiş, davalı ... 04.12.2008 günlü oturumda davanın kabulüne, davaya cevap veren diğer davalılar ise davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.

Davacı, kadastrodan önceki hukuki nedene dayanarak dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini istemiş, mahkemece, kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu 116 ada 7, 118 ada 23, 123 ada 3 parsellere ait tutanaklar 4.11.1997 tarihinde kesinleşmiştir.

İncelenmekte olan dava ise 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin kaçırılmasından sonra 19.9.2008 tarihinde açılmıştır. Anılan maddedeki 10 yıllık hak düşürücü süre olumsuz dava koşulu olup, tüm def’i ve itirazlardan önce nazara alınır.

Bu taşınmazlar bakımından davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken olumsuz dava koşulu olan bu yön gözden kaçırılarak işin esasına girilerek değişik gerekçe ile reddine karar verilmiş olması doğru değil ise de hüküm bu taşınmazlar bakımından redde ilişkin olup sonucu itibariyle doğru görülmüştür. 117 ada 5 parsel sayılı taşınmaz 4.11.1997 tarihinde kesinleşen tutanağa istinaden davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir.

Dava tarihi itibariyle bu taşınmaz bakımından da yukarıda açıklandığı şekilde hak düşürücü süre geçmiş bulunmaktadır. Ne var ki kayıt maliki davalı ..., taşınmazı 27.2.2003 tarihinde dava dışı 3. kişiye satıp devretmiş, kayıt maliki ... davada yer almamıştır.

Davalı ... adına tesbit edilen dava konusu 114 ada 14 parsel de davadan önce 17.1.2007 tarihinde aynı kişiye satılmış olmakla dava konusu 114 ada 14 ve 117 ada 5 parsel sayılı taşınmazlar bakımından husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken değişik gerekçeyle reddedilmiş olması doğru değil ise de hüküm sonucu itibariyle doğru bulunmuştur.

O halde, haklarında 10 yıllık hak düşürücü süre gerçekleşen 116 ada 7, 118 ada 23 ve 123 ada 3 sayılı parseller ile dava tarihinden önce satılan 114 ada 14 ve 117 ada 5 nolu parseller hakkındaki red hükmü sonucu itibariyle doğru olduğundan bu isteklere ilişkin hüküm bölümünün ONANMASINA,

Davacı vekilinin 125 ada 10, 12, 126 ada 20, 127 ada 17, 163 ada 49, 101 ada 50 ve 134 ada 20 parsel sayılı taşınmazlar bakımından temyiz itirazlarına gelince; dava, miras ve taksim sebebiyle iptal ve tescil, olmadığı takdirde miras payı oranında iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı ve davalıların 1943 yılında ölen ...’ın mirasçıları oldukları ve dava konusu taşınmazların adı geçen kişilere kaldığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Davacı önce paylaşım olgusuna dayanmıştır. Taşınmazların ortak miras bırakandan kaldığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığına göre davacının talebi doğrultusunda önce paylaşım olgusunu kanıtlaması gerekmektedir. Toplanan deliller ve dosya içeriğine göre, tüm mirasçıların katılımı ile yapılmış bir paylaşım söz konusu değildir. Çünkü bir mirasçı paylaşıma katılmamıştır.

O halde ortada yöntemine uygun bir şekilde yapılan paylaşım bulunmadığına göre miras bırakan ...’ın terekesi TMK.nun 701 ve 702. maddeleri uyarınca elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabidir. Bu bakımdan mahkemece paylaşım olgusunun gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.

Ne var ki, davacı terditli istemde bulunarak miras payı oranında taraflar adına iptal ve tescil talep etmiş, mahkemece bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Yerel mahkemenin gerekçesinde de açıklandığı gibi dava konusu taşınmazların öncesinin tarafların miras bırakanları ...’tan mirasçılara intikalen geldiği, yöntemine uygun tüm mirasçıların katılımı ile paylaşım yapılmadığı sabittir.

Bu durumda davacının, miras bırakanın mirasçısı olarak miras payı nisbetinde iptal ve tescil isteme hakkı bulunmaktadır.

Mirasçıların birbiri aleyhine tek başına miras payına yönelik iptal ve tescil davası açmaları mümkün olup oybirliği aranmaz.(Yargıtay HGK. 23.10.1996 tarih, 1996/7-522 Esas, 1998/713 Karar.) Bu hale göre mahkemenin reddine karar verdiği 125 ada 10, 12, 127 ada 17, 163 ada 49, 101 ada 50, 134 ada 20 ve 126 ada 20 parseller yönünden davacının miras payı oranında iptal ve tescil isteği hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmesi gerekirken paylaşım yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle ve belirtilen parseller bakımından HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 15,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1,55 TL’nın temyiz edenden alınmasına 19.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2009/6849, K. 2010/1923, 19 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/6849
Karar No
2010/1923
Tarih
19 Nisan 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2009/6849 K.2010/8224
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/6850 K.2010/5206
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2009/6850 K.2010/2070
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2009/6850 K.2010/8225
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/6851 K.2010/4475
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/6851 K.2010/4091

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.