İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/1253 K.2010/4552

... ile ... ve müşterekleri, dahili davalılar ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair .... Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 10.09.2009 gün ve 45/397 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi…

Esas2010/1253Karar2010/4552Tarih5 Ekim 2010Okuma5 dk · 1.035 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2010/1253 E., 2010/4552 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Ekim 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu İptali ve Tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.035 kelime·5 dk okuma

... ile ... ve müşterekleri, dahili davalılar ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair .... Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 10.09.2009 gün ve 45/397 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 05.10.2010 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Avukat ... geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlenikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı vekili; vekil edeninin 1724 sayılı parselden 1984 yılında taşınmazın 10/20, 1989 yılında ise 4/20 payını satın aldığını, toplam 14/20 pay maliki olduğunu, 1984 yılında taşınmaz üzerinde ev yaptığını, 20 yılı aşkın bir süreden beri taşınmazın zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu, tapu kaydında bulunan 2/20 payın maliki ...’ın 1984 yılında, 2/20 payın maliki ...’ın 1965 yılında öldüğünü ve kalan 2/20 payın ise kendisinden bilgi alınamayan ...’e ait olduğunu, adı geçenler adına bulunan payların TMK. nun 713/2. fıkrası gereğince hukuki değerlerini yitirdiklerini açıklayarak ismi verilen kişilere ait toplam 6/20 pay bakımından tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalılardan ... mirasçıları vekili, davacının ilk iktisabının 1984, ikinci iktisabının ise 1989 tarihi olduğunu, ikinci iktisap tarihine kadar taşınmazın tamamına zilyet olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı süresinin ancak 2009 yılında dolacağını, dava şartlarının oluşmadığını, eksik harcın tamamlatılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davalılardan ölü ... ve ... mirasçılarının yargılama oturumlarına katılmadığı ve yokluklarında yargılamanın yapıldığı anlaşılmıştır. Adı geçen mirasçılara ilanen tebligat yoluna gidildiği görülmüştür.

Mahkemece, davacının gerek en son payı satın aldığı 1989 tarihi ve gerekse yapmış olduğu binanın ruhsat tarihi olan 1987 tarihi itibariyle ve dava tarihine göre 20 yıllık sürenin dolmadığı, zilyetlik koşullarının bu nedenle oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, TMK. nun 713/2. fıkrasında yazılı maliki 20 yıl önce ölmüş bulunan ve tapu kaydının bu nedenle hukuki değerini yitirdiği hukuki sebebine dayalı olarak TMK. nun 713/1-2 madde ve fıkraları gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.

Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Davacı 4/20 payı 1989 yılında kayıt maliki Ali Kekeç’ten, 10/20 payı ise 1984 yılında kayıt malikinden satın almış ve iki pay birleştirilerek 14/20 pay olarak 7.4.1989 tarihinde davacı adına tapuya tescil edilmiştir.

Dosya arasında bulunan ve Kadıköy 4. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından 2.3.2006 tarih 1718 sayılı yazıları ekinde gönderilen tapu kaydına göre, ...’ın 1/10 (2/20), ...’in 1/10 (2/20), ... ’ın da 1/10 (2/20), davacı ...’ın ise 14/20 pay sahibi oldukları, ilk üçünün edinme tarihinin 16.12.1963, ...’ın ise 7.4.1989 tarihi olduğu anlaşılmıştır.

Uyuşmazlık konusunu; tapu kaydının ölüm hukuki sebebi nedeniyle adı geçenler bakımından hukuki değerini yitirip yitirmediği, kazanma süresi ve koşullarının davacı yararına gerçekleşip gerçekleşmediği noktası oluşturmaktadır. Davacı ilk iki payı satın aldığını ve üzerinde ev yaptığını bildirmiştir. Dosya arasında bulunan ve Kadıköy Belediyesi tarafından verilen inşaat ruhsatının “10.11.1985’den önce” ibaresi yazılmak suretiyle verildiği belirlenmiştir.

İnşaat ruhsatı ve diğer inşaatla ilgili olarak verilen imar belgelerinde 2981 sayılı Kanun gereğince ruhsatın verildiği, İmar Affı Kanunu kapsamında kaldığının anlaşıldığı ve bu nedenle ruhsat ve diğer belgelerde 1987 tarihinin yazılı olduğu saptanmıştır.

10.4.2008 tarihli yargılama oturumunda dinlenen 1956, 1951 doğumlu tanıklar davacının 1984 – 1985 yılında taşınmaz üzerinde ev yaptığını, bu tarihlerden itibaren davacının satın aldığı taşınmazlarla birlikte davalı tarafa ait payları fiilen kullandığını, zilyetliğinin araklık, çekişmesiz ve malik sıfatıyla zilyetlik olduğunu açıklamışlar ve ruhsatta yazılı 1985’den önce ibaresini doğrulamışlardır.

Yerel mahkemenin 1989 tarihini zilyetliğin başlangıç tarihi olarak benimsemesi sözü edilen beyanlar ve belgeler karşısında yerinde değildir. Binanın ruhsat tarihinin 1987 olduğu doğrudur. Ancak, 1985’den önce ifadesi ruhsatta yer almaktadır. Tanıkların da bu olayı doğruladığı açıktır. Ruhsatın İmar Affı Kanunu gereğince verildiği de bir gerçektir. İmara aykırı yapıların hiç şüphesiz İmar Affı Kanunundan önce yapıldığı kuralı geçerlidir.

Bu bakımdan 1987 ve 1989 tarihlerine katılma olanağı bulunmamaktadır. Dava, 24.2.2006 tarihinde açılmıştır. Fiili zilyetlik başlangıç tarihi 1984 – 1985 olduğuna göre, davanın açıldığı 24.2.2006 tarihine kadar kazanmayı sağlayan 20 yıllık zilyetlik süresi dolmuş bulunmaktadır. Öte yandan, kayıt maliki ... 1984, Mehmet ise 1965 yılında ölmüştür. Tapu kaydının gönderildiği 2.3.2006 tarihine kadar da adı geçenlere ait payların tapuda intikal görmediği dosya kapsamı ile sabittir.

O halde, tapu kaydının Mehmet ve ... açısından hukuki değerini yitirdiği, 4721 sayılı TMK.nun 713/1 ve 2. fıkralarında açıklanan tüm olumlu koşulların davacı yararına oluştuğu anlaşıldığına göre, bunlara ait paylar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı ve dosya kapsamıyla örtüşmeyen bir gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş bulunması usul ve kanuna aykırıdır.

Davacı vekilinin diğer pay sahibi ...’in payına yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı vekili dava dilekçesinde; ...’le ilgili olarak 22 yıldan bu yana kendisinden bilgi edinmenin mümkün olmadığını bildirmiştir. Bu hukuki sebebe göre, davacının TMK. nun 713/2. fıkrasında üçüncü hukuki sebep olarak gösterilen gaiplik hukuki nedenine dayandığı anlaşılmaktadır.

Ne var ki, temyiz dilekçesinin 8 nolu bendinde açık bir biçimde ... mirasçılarının bulunması ile 19.6.2008 tarihli sulh anlaşmasını yaptıklarını bildirmiştir. Yargılama sırasında sunduğu dilekçe ve beyanlarda da bu görüşünü tekrarlamıştır.

Dosya arasında bulunan 19.6.2008 tarihli sulh anlaşmasında; ... mirasçıları vekili Av. ... tapu kaydında vekil edenlerinin murisine ait 2/20 payın davacı ...’a devri konusunda karşılıklı olarak anlaştıklarını, bu devri kabul ve taahhüt ettiklerini bildirmiştir. Yapılan sulh anlaşması davacı ve vekili ile ... mirasçıları vekili tarafından imzalanmıştır.

Böylece davacı taraf, ... bakımından açtıkları davanın hukuki sebebi değiştirmiş ve “sulh anlaşması” hukuki sebebine dayandıkları saptanmıştır. ...’e ait nüfus aile tablosuna göre ...’in 22.6.1981 tarihinde öldüğü görülmektedir. Dava, 24.2.2006 tarihinde açıldığına göre, ...’in dava tarihinde ölü olduğu anlaşılmaktadır. 4721 sayılı TMK. nun 28. maddesi uyarınca şahsiyet ölümle sona erer.

4.5.1978 tarih 4/5 sayılı YİBK uyarınca ölü kişiye karşı dava açılamaz ve ölü kişi adına tescile de karar verilemez. Böyle bir durumda ölenin mirasçılarının davaya dahil edilmesi suretiyle de taraf teşkili sağlanamaz. Bu bakımdan ölü kişi aleyhine açılan davanın yürütülmesi doğru değildir. Tapu iptali ve tescil davalarında kural olarak, dava kayıt malikine, kayıt maliki ölmüş ise saptanacak mirasçılarına karşı açılır. Somut olayda, mirasçılar davaya dahil edilmiştir.

Az önce açıklandığı gibi dahili dava yoluyla taraf teşkili sağlanamaz.

Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle ve HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15,60 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 05.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2010/1253, K. 2010/4552, 5 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/1253
Karar No
2010/4552
Tarih
5 Ekim 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2010/1253 K.2010/13020
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2010/1254 K.2010/5952
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2010/1255 K.2010/5953
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2010/1255 K.2010/11337
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/1257 K.2010/4498
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/1258 K.2010/4786

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.