İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/1478 K.2010/4883

... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil, tescil davasının reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 24.12.2008 gün ve 229/697 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi…

Esas2010/1478Karar2010/4883Tarih18 Ekim 2010Okuma6 dk · 1.153 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2010/1478 E., 2010/4883 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Ekim 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu iptali ve tescil, tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.153 kelime·6 dk okuma

... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil, tescil davasının reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 24.12.2008 gün ve 229/697 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı vekili dava dilekçesinde; mevkii ve sınırlarını açıkladığı 2000 m2 yüzölçümlü taşınmazın 20 yılı aşkın bir süreden beri vekil edeninin zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu, taşınmazın bir kısmının 811 ada 684 sayılı parsel ile 1665,34 m2 yüzölçümlü olarak davalı Hazine adına tesbit ve tescil edildiğini, taşınmazın Hazine ile bir ilgisinin bulunmadığını, zilyetliğin 1970 yılından bu yana devam ettiğini açıklayarak Hazine adına oluşan tapu kaydının iptali ile TMK.nun 713.maddesi gereğince dava konusu yapılan taşınmazın vekil edeni adına 2000 m2 yüzölçümlü olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Hazine temsilcisi, yapılan keşifte taşınmazın idari yoldan Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, davacının 1998 ila 2003 yılları arasında Hazineye ecrimisil ödediğini belirterek haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, 21.10.2005 tarihinde Hazine adına tescil edilen parsele karşı davacının imar-ihya ve zilyetlikle taşınmaz edinme sebebine dayanarak tapu iptali ve tescil davası açtığı, taşınmazın ilçe imar planı kapsamında kaldığı, 3402 sayılı Kanunun 17/son maddesi gereğince isteğin geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar ve ihya hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK.nun 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17.maddeleri gereğince açılan tapu iptali tescil ve tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı vekili, dava dilekçesinde çok açık yazılmamakla birlikte sınırlarını belirtmek suretiyle 2000 m2 yüzölçümlü yerin 1970 yılından beri vekil edeni tarafından tasarruf edildiğini ileri sürerek tescil isteğinde bulunmuştur.

Dosya kapsamıyla dava dilekçesi kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, taşınmazın 1665,34 (aslında 811 ada 685 parsel olup 1110,30 m2’dir) m2’lik kısmının idari yoldan 21.10.2005 tarihinde 811 ada 684 (esasen 685 olması gerekir, maddi hatadır) sayılı parseliyle Hazine adına tapuya bağlandığı dosyadaki tapu kaydından anlaşılmıştır. Kalan kısmın ise tapusuz yer olduğu görülmektedir.

Şu halde davacının isteğinin Hazine adına tapuya bağlanan yer için tapu iptali ve tescil, tapusuz kalan yer için ise tescil davası olarak nitelendirilip sonuçlandırılması gerekir.

Yapılan nitelendirme uyarınca istek tapu iptali tescil ve tapusuz yer bakımından tescil davası olduğuna ve daha önceden taşınmazın sınırları içerisinde bulunduğu Kalınören Köyü’nün teknik bilirkişilerin raporlarının kapsamıyla 1993 yılında Anamur Belediyesine bağlı bir mahalle haline getirildiği gözetilerek tescil davası açısından öncelikle davanın Anamur Belediyesine yöneltilmesi, davaya katıldıkları takdirde savunma ve delillerinin sorulması, böylece taraf teşkilinin sağlanması, ondan sonra davanın yürütülmesi gerekir. Dava koşulu kamu düzeniyle ilgili olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir.

Mahkeme gerekçesinde toplanan delilleri değerlendirerek sonucuna ulaşmak yerine 26.11.2008 tarihli teknik bilirkişilerin raporunu esas almış ve buna dayalı olarak hüküm kurmuştur. Teknik konular dışında hukuki nitelendirme yapmak ve delilleri değerlendirmek hakime aittir.

11.11.2008 tarihinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar, dava konusu yerin taşlık ve kayalık olduğunu, davacının ıslah etmek suretiyle ev yaptığını, kültür arazisi haline getirdiğini bildirdiklerine göre taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 17.maddesi gereğince imar ve ihyaya muhtaç yerlerden olduğunun kabulü gerekir.

Bu durum karşısında 3402 sayılı Kadastro Kanununun 17.maddesinde açıklanan imar ve ihyaya ilişkin tüm olumlu ve olumsuz koşulların belirlenip saptanması zorunludur. Kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar ve ihya hukuksal sebebine dayalı olarak taşınmaz edinilebilmesi için tescili istenen taşınmazın orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunmayan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen yerlerden olması gerekir.

Bunun yanında 3402 sayılı Kanunun 14.maddesinde açıklanan koşullarda aranmaktadır.

3402 sayılı Kadastro Kanununun 17. maddesinin son fıkrası; il, ilçe ve kasabaların imar planlarının kapsadığı alanlarda kalan taşınmaz mallar hakkında aynı maddenin 1.fıkrasının uygulanamayacağını öngörmektedir.

3402 sayılı Kanunun 17.maddesinin son fıkrasının değerlendirilebilmesi için öncelikle, teknik bilirkişinin rapor ve krokisi eklenerek Hazine adına tapuya bağlanan yerin ada ve parsel numarası da gösterilerek iptal ve tescili istenen tapulu ve tapusuz taşınmazın belediye imar planları kapsamında kalıp kalmadığının, kalıyor ise hangi tarihte onaylanan plan kapsamında kaldığının öncelikle belediyeden sorulup saptanması gerekmektedir.

İmar ve ihyaya muhtaç taşınmaz belediye imar planları içinde kalmakla birlikte zilyetliğin başlangıç tarihi ile imar planının onaylandığı tarih arasında davacının kazanmayı sağlayan zilyetlik süresi dolmuş ise 4721 sayılı TMK.nun 713/5.fıkrasının son cümlesi gereğince davacının mülkiyet hakkının doğduğunun kabulü gerekir. Böyle bir yer açıklanan biçimde koşullar oluşmuş ise kural olarak kazanılabilir.

Şu halde mahkemece yapılacak iş; davacının isteği kapsamında olduğu kabul edilen tapu iptali ve tescile konu taşınmaz bölümüyle tapusuz yerin 1968 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında hangi tarihte ve ne niteliğiyle tesbit dışı bırakıldığının Kadastro Müdürlüğünden, teknik bilirkişilerin rapor ve krokisi eklenmek suretiyle kadastroda tesbit dışı bırakılan ve halen tapusuz olan taşınmaz hakkında çifte tapunun önlenmesi açısından tapuda kayıtlı olup olmadığının Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulması, alınacak yazı cevaplarının dosya arasına konulması,

aynı şekilde dava konusu yapılan taşınmaz bölümlerine ait kadastroca oluşturulan orijinal pafta örneğinin Kadastro Müdürlüğünden getirtilerek dosyaya eklenilmesi, ondan sonra yeniden yapılacak keşifte HUMK.nun 258 ve 259.maddeleri gereğince taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davacının tapulu ve tapusuz taşınmaz bölümlerinin imar ve ihyasına hangi tarihte başladığı, imar ve ihyayı ne şekilde sürdürdüğü ve hangi tarihte tamamladığı hususlarının sorulup belirlenmesi,

kazanma süresinin imar ve ihyanın tamamlandığı tarihten dava tarihine kadar şayet taşınmaz imar planı kapsamında kalıyor ise bu sürenin imar planının onaylandığı tarihe göre hesaplanması düşünülmelidir.

Bundan ayrı, yerel bilirkişi Abdullah Ergin ve davacı tanığı Tevfik Turan keşifte alınan beyanlarında; dava konusu yerde daha önceleri köyün hayvanlarının otladığını bildirdiklerine göre, dava konusu taşınmaz bölümleri bakımından tahsisli ve kadim mera araştırma ve incelemesinin yapılması zorunludur.

Bu nedenle Kalınören Köyüne (mahallesine) ait tahsisli ve kadim mera kayıtlarının olup olmadığının Tapu Sicil, Kadastro, İl ve İlçe Özel İdare Müdürlüklerinden sorulması, varsa getirtilerek yukarıda açıklandığı biçimde teknik, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla zemine uygulanması, dava konusu taşınmaz bölümlerinin tahsisli ve kadim mera kayıtları kapsamında kalıp kalmadığının saptanmasına çalışılması, sözü edilen kayıtlar kapsamında kalmadığının anlaşılması halinde taşınmazların kadim mera niteliğinde olup olmadıkları hususunun yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulması,

yerel bilirkişi ve tanıkların meradan yararı bulunmayan komşu köyler halkı arasından seçilerek keşifte dinlenmelerinin sağlanması, bu konuda taraflara süre ve imkan tanınması, teknik ve uzman bilirkişi ziraat mühendisinden gerekçeli, denetime açık rapor alınması, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulmuş bulunması usul ve kanuna aykırıdır.

Öte yandan, davacı dava dilekçesinde Hazine adına idari yoldan tapuya bağlanan parselin 811 ada 684 olduğunu bildirmiş, teknik bilirkişilerin raporunda ve sunulan paftada dava konusu taşınmazın 811 ada 685 parsel olduğu tapu kaydında ada numarasının yer almadığı, parsel numarasının 685 olarak yazılı bulunduğu anlaşılmış olup, ada ve parsel numaralarının doğru olup olmadığı konusu mahkemece taraflardan sorularak açıklığa kavuşturulmalıdır.

Bundan başka davalı Hazine yargılama oturumlarında vekille temsil edildiği halde, hükmün ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin Hazine vekili yerine Hazine temilcisi Mal Müdürlüğüne tebliğ edilmiş olmasıda doğru değildir.

Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulüyle yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle ve HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 15,60 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 18.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2010/1478, K. 2010/4883, 18 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/1478
Karar No
2010/4883
Tarih
18 Ekim 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/1479 K.2010/4882
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2010/1480 K.2010/6443
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2010/1481 K.2010/6664
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2010/1481 K.2010/10873
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/1481 K.2010/4495
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2010/1482 K.2010/6157

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.