İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/2087 K.2010/3054

...ile Hazine, ... Köyü Tüzel Kişiliği, ... ve müşterekleri, dahili davalılar ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Tufanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 18.05.2009 gün ve 36/41 sayılı hükmün Yargıtay’ca…

Esas2010/2087Karar2010/3054Tarih7 Haziran 2010Okuma5 dk · 986 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2010/2087 E., 2010/3054 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Haziran 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu İptali Ve Tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

986 kelime·5 dk okuma

...ile Hazine, ... Köyü Tüzel Kişiliği, ... ve müşterekleri, dahili davalılar ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Tufanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 18.05.2009 gün ve 36/41 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı..., miras yoluyla intikal, taksim ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik nedenlerine dayanarak mera olarak sınırlandırılan 132 ada 136 parsele ait sınırlandırmanın, Hazine üzerinde kayıtlı bulunan 109 ada 24, 122 ada 4 ve 132 ada 200 parseller ile davalı gerçek kişiler adına kayıtlı bulunan 114 ada 21 parsele ait tapu kayıtlarının iptaliyle adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Hazine temsilcisi, dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup, zilyetlikle kazanılamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davalı ... Tüzel Kişiliği temsilcisi, davaya bir diyeceği olmadığını ve davacının davasını ispat etmesi gerektiğini beyan etmiştir.

Davalı ..., 114 ada 21 parselin babası ...’tan intikalen mirasçıları olan kendisi ve diğer mirasçılar adlarına yapılan tespit ve tescilin doğru olduğunu, davacının üvey amcaları olup davasının yerinde olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Diğer davalılar ... ve arkadaşları, davaya herhangi bir cevap vermemişlerdir.

Mahkemece; zilyetlik iddiasıyla Hazine arazilerinin iktisap edilemeyeceği 1963 yılından beri Hazinenin üstünlüğünün tanındığı ve kadastrodan önceki sebeplere dayanılarak dava açılamayacağının gözönünde bulundurulduğu gerekçe gösterilerek, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava; kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik, muristen intikal ve paylaşım hukuki sebeplerine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin bu gerekçesine katılma olanağı bulunmamaktadır.

Uyuşmazlık konusu 109 ada 24, 122 ada 4 ve 132 ada 200 parsellerin 1963 yılında Toprak Tevzi Komisyonu çalışmaları sonunda Hazine adına tapuya bağlandıkları, dosya arasında bulunan 02.07.1963 tarih 24, 32, 37, 39 ve 79 sıra numaralı Hazineye ait belirtme tapu kayıtlarına dayalı olarak 21.01.1997 tarihinde kesinleşen kadastro çalışmaları sonucunda Hazine adına tespit ve tescil edildikleri saptanmıştır.

Toprak Tevzi Komisyonunca yapılan çalışmalar sonunda anılan tapu kayıtları 02.07.1963 tarihinde oluştuğuna göre, davacı ve dayandığı eklemeli zilyetliğin 02.07.1963 tarihinden geriye doğru 20 yıllık kazanma süresinin hesaplanması gerekir. Yani 1943 yılından 1963 yılına kadar 20 yıllık kazanma süresi dolmuş ve diğer koşullar oluşmuş ise, davacının kazanımı söz konusu olur.

Mahkemece, Toprak Tevzi Komisyonuna ait tevzi tapularının dayanağını oluşturan belirtme tutanakları ile ekleri ve tablendikatif belgeleri getirtilip keşifte uygulanmamıştır. Dairenin geri çevirme yazısına karşın, belirtme tutanakları ve tablendikatif belgeleri yine getirtilip dosya arasına konulmamıştır. 06.07.2006 tarihinde yapılan keşifte sadece iki yerel bilirkişinin dinlenmesiyle ve toplanan mevcut delillerle hüküm kurulduğu belirlenmiştir.

Davalı gerçek kişiler adına tespit ve tescil edilen 114 ada 21 parsele kadastro çalışmaları sırasında uygulanan 1936 tarih ve 260 tahrir nolu vergi kaydı da getirtilmemiş ve keşif sırasında uygulamamıştır. Mera olarak sınırlandırılan 132 ada 136 parsel açısından da kadim veya tahsisli mera araştırması yapılmamıştır. Zilyetlik maddi olaylardan olup, 3402 sayılı Kanunun 14/1 fıkrası uyarınca yerel bilirkişi, tanık ve her türlü delille kanıtlanması mümkündür.

Davacı dava dilekçesinde; açıkça tanık ve sair delillere dayanmıştır. Tanık ve delillerini bildirmesi için taraflara kesin süre ve imkan tanınmadığı, yargılama sırasında verilen ara kararlarıyla sabittir.

Bu bakımdan öncelikle; tarafların olayı bilen yaşlı tanık ve delillerini bildirmesi için kendilerine süre ve imkan verilmesi, İl Özel İdare, Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden tahsisli mera kayıtlarının bulunup bulunmadığının sorulması, varsa mera tahsis kararı ile tahsis tutanağı ve paftasının getirtilmesi, 114 ada 21 parsele kadastro çalışmaları sırasında uygulanan 1936 tarih ve 260 tahrir nolu vergi kaydının Özel İdare Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulması,

dava konusu 109 ada 24, 122 ada 4 ve 132 ada 200 parsellere kadastro çalışmaları sırasında uygulanan 02.07.1963 tarih 24, 32, 37, 39 ve 79 sıra numaralı Hazineye ait belirtme tapu kayıtlarının dayanağının oluşturan belirtme tutanakları ve tablendikatif belgeleri ile komşu parsellere ait kadastro tutanakları ile varsa komşu parsellere uygulanan dayanak tapu ve vergi kayıtlarının bulundukları yerlerden getirtilerek dosyaya eklenmesi gerekir.

Ondan sonra yapılacak keşifte; teknik, meradan yararı bulunmayan komşu köyler halkı arasından seçilecek yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla mera tahsis kararı ile tahsis tutanağı ve paftasının, 114 ada 21 parsele kadastro çalışmaları sırasında uygulanan 1936 tarih ve 260 tahrir nolu vergi kaydının, Toprak Tevzi Komisyonuna ait tablendikatif, belirtmelik tutanakları ve ekleriyle Hazinenin tarih ve sayıları verilen tapu kayıtlarının, aynı şekilde komşu parsellere ait kadastro tutanakları ile dayanağı tapu ve vergi kayıtları uygulanmak suretiyle dava konusu parsellerin niteliklerinin belirlenmesine çalışılması,

yerel bilirkişi ve tanıkların HUMK.nun 258 ve 259. maddeleri uyarınca keşifte dinlenilmesi, belirtme tutanaklarının kapsamı gözetilerek 4753 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca hangi nitelikteki araziden Hazine adına tapu oluşturulduklarının açıklığa kavuşturulması, meradan veya benzeri orta mallardan olup olmadıklarının ve tahsisli mera kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi, komşu kadastro parsellerine revizyon gören tapu ve vergi kayıtlarının dava konusu taşınmazlar yönünü ne gösterdikleri hususu üzerinde durulması,

132 ada 136 parsel sayılı taşınmazın kadim mera olup olmadığının komşu köyler halkından belirlenen yerel bilirkişi ve tanıklardan etraflıca sorularak belirlenmesi, Toprak Tevzi Komisyonunca oluşturulan tablendikatif ve belirtmelik tutanakları dikkate alınarak hangi tablendikatif ve belirtme parsel numaralarının kadastronun hangi ada ve parsellerine isabet ettiğinin teknik bilirkişice kroki üzerinde işaret ettirilmesi, daha önce 06.07.2006 tarihli keşfe götürülen teknik bilirkişinin raporunun yetersiz olduğu, teknik bilgileri içermediği gözetilerek, farklı bir teknik bilirkişi veya harita mühendisi aracılığıyla keşfin yapılması,

132 ada 136 parsel sayılı taşınmazın niteliği ve mera olup olmadığı, meradan kazanılan yer olup olmadığı konusunda ziraatçı uzman bilirkişiden ayrıntılı rapor alınması, dava konusu taşınmazların öncesi, niteliği, kimden kime kaldığı, usulüne uygun taksim yapılıp yapılmadığı, zilyetliğin başlangıcı ve süresi, belirtme tapu kayıtlarının oluştuğu tarihlere kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulması,

ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 15,60 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 07.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2010/2087, K. 2010/3054, 7 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/2087
Karar No
2010/3054
Tarih
7 Haziran 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2010/2087 K.2010/14020
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/2088 K.2010/8701
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2010/2088 K.2010/4148
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2010/2088 K.2010/3354
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/2089 K.2010/11110
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/2089 K.2010/8923

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.