İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/2632 K.2010/4230

Davacılar-karşı davalılar ... ve ... ile davalılar-karşı davacılar ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ...Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 13.05.2009 gün ve 237/227 sayılı hükmün duruşma…

Esas2010/2632Karar2010/4230Tarih21 Eylül 2010Okuma4 dk · 727 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2010/2632 E., 2010/4230 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Eylül 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu İptali ve Tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

727 kelime·4 dk okuma

Davacılar-karşı davalılar ... ve ... ile davalılar-karşı davacılar ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ...Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 13.05.2009 gün ve 237/227 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacılar-karşı davalılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.09.2010 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacılar-karşı davalılar vekili Avukat ... geldi. Karşı taraftan kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacılar; dava dilekçesinde ada ve parsel numaralarını yazdıkları taşınmazların öncesinin kök miras bırakanları ...’tan gelme olduğunu ve ...’un tüm bu taşınmazlarını 21.11.1966 tarihli senet uyarınca kendilerine devir ve teslim ettiğini, o tarihten günümüze kadar da tüm taşınmazların kendilerinin tasarrufu altında bulunduğunu, kadastro tespitleri sırasında kök miras bırakanın yaptığı bu devrin dikkate alınmaması nedeniyle yapılan tüm tespit ve tescillerin hatalı bulunduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazlara ait, davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazların adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

Bir kısım davalılar ile yine bir kısım davalılar vekili ise; dava konusu taşınmazların kök miras bırakan ... tarafından davacılara devredildiğine ilişkin iddianın doğru olmadığını,davacı tarafın dayanağını oluşturan senedin miras bırakanın ölümünden sonra davacılar tarafından düzenlendiğini, geçerli bir senet niteliğini taşımadığını, kaldı ki, zamanaşımı süresinin de dolmuş bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istediklerini savunmuşlardır.

Bir kısım davalılar ise; yargılama oturumlarına katılmamışlardır.

Yargılama sırasında, davalılardan ... ve müşterekleri, vekilleri vasıtasıyla verdikleri 25.10.2004 hakim havale tarihli karşı dava dilekçesinde; davacılar tarafından dosyaya sunulan 21.11.1966 tarihli senedin sahte olduğunu belirterek iptaline karar verilmesini istemişlerdir.

Mahkemece, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin asıl davanın reddine; senet iptali isteğine ilişkin bulunan karşı davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar- karşı davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava konusu taşınmazların öncesinin tapusuz olduğu ve 5.1.1983 tarihinde ölen kök miras bırakan ...’a ait bulunduğu yolunda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu olan taşınmazların kök miras bırakan tarafından davacılara devredilip devredilmediği ve eğer devredilmiş ise, bu devrin hukuki sonuç doğuracak geçerli bir devir olup olmadığına ilişkindir.

Davacılar, görülmekte olan davada 21.11.1966 tarihli senet yanında tanık beyanları ile diğer her türlü yasal delile dayanmışlar ve vekilleri vasıtasıyla verdikleri 22.7.2003 tarihli tanık listesi uyarınca da dinlenmesini istedikleri tanıklarının isimlerini mahkemeye bildirmişlerdir. Dava konusu taşınmazların öncesi tapusuz olduğuna göre; davacı tarafın “devir” iddiasını her türlü delille kanıtlanmasının mümkün bulunduğu hususunda duraksamamak gerekir.

TMK.nun 763. maddesi uyarınca tapusuz taşınmazların mülkiyeti; yapılan satış, devir ve teslimle alıcısına geçer. Ne var ki, mahkemece yerinde keşif yapılmamış ve davacı tarafın iddiasını kanıtlamak için bildirdiği tanıklar dinlenmemiştir. Davacı tarafın bildirdiği tanıkların dinlenmesinden vazgeçtiklerine ilişkin bir beyanları bulunmamaktadır. Davacılar vekili tarafından liste ile bildirilen tanıklarının dinlenilmemesi iddia ve savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelir.

1982 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 36. maddesi gereğince. “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma hakkına sahiptir” denilmektedir. O halde iddia ve savunma hakkının kısıtlanmaması anayasal bir zorunluluk olup, buna uyulması gerekir.

Bu nedenle tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda bildirdikleri tüm delillerin eksiksiz bir biçimde toplanmasından sonra yerel bilirkişi ve taraflarca bildirilen tanıklar aracılığı ile taşınmazlar başında keşif yapılması için davacı tarafa süre ve imkan tanınması, yerel bilirkişi ve tanıkların HUMK.nun 258 ve 259. maddeleri hükmü uyarınca keşif yerinde hazır bulunmak üzere davetiye ile çağrılmaları ve dinlenmeleri, dava konusu taşınmazların öncesinin ne olduğu ve kime ait bulunduğu, kimden kime ne sebep ve şekilde kaldığı, taşınmazların kim ve kimler tarafından hangi nedenle ve ne zamandan beri tasarruf edildiği,

tarafların dayanaklarını oluşturan kayıt ve belgelerin dava konusu taşınmazlara ait olup olmadığı hususlarının kendilerinden ayrıntılı olarak sorulup belirlenmesi, beyanları arasında aykırılık çıktığı takdirde aynı kanunun 265.maddesi hükmü dikkate alınarak aykırılığın giderilmesine çalışılması, ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm tesis edilmesi gerekir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm verilemez.

Davacılar- karşı davalılar vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına; Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 750 TL avukatlık ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacılara verilmesine ve 15,60 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 21.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2010/2632, K. 2010/4230, 21 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/2632
Karar No
2010/4230
Tarih
21 Eylül 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/2633 K.2010/7118
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2010/2634 K.2010/5044
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2010/2636 K.2010/4724
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2010/2636 K.2010/4793
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/2636 K.2010/4120
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/2637 K.2010/7333

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.