İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/3037 K.2010/4548

...ile ... aralarındaki alacak davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinden verilen 29.12.2009 gün ve 576/556 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi ise davacı vekili…

Esas2010/3037Karar2010/4548Tarih5 Ekim 2010Okuma5 dk · 1.079 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2010/3037 E., 2010/4548 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Ekim 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk (Aile)Mahkemesi
Dava türü
Alacak
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.079 kelime·5 dk okuma

...ile ... aralarındaki alacak davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinden verilen 29.12.2009 gün ve 576/556 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi ise davacı vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 05.10.2010 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Avukat ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde edinilerek davalı eş adına kayıtlanan 1026 ada 50 parsel 2 nolu mesken ile 35 M 2136 plaka sayılı aracın alımına ve ... Halk Bankasında bulunan 30000 Euroluk döviz hesabına vekil edeninin çalışmaları karşılığında elde ettiği gelirlerle katkıda bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişen hakları saklı kalmak kaydıyla evin, arabanın ve bankadaki paranın ½ değerine karşılık olmak üzere 15000 TL nin dava tarihinden başlayacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak vekil edenine verilmesini istemiş, daha sonra ıslahla istek miktarını 50168 TL’ ye çıkardıklarını açıklamıştır.

Davalı vekili ise, davacının düzenli bir çalışması olmadığını ve çalıştığı dönemde de düşük gelir elde ettiğini, tüm kazancını kendisine ve ilk evliliğinden olan çocuğuna harcadığını, kaldı ki tarafların 10 yıldır ayrı yaşadıklarını dolayısı ile davacının dava konusu mal varlığının edinilmesinde katkı sağlayamayacağını, ayrıca, bankadaki mevduatın vekil edeninin emeklilik ikramiyesi olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kabulü ile 50168 TL katkı payının 15.000 TL'sinin dava tarihinden, 35168 TL'sinin ıslah tarihi olan 3.4.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi üzerine; hükmün esası davalı vekili, avukatlık ücretine ilişkin bölümü ise davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar 29.9.1977 tarihinde evlenmiş, 16.12.2005 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün kesinleşmesiyle 16.3.2007 tarihinde boşanmışlardır. Başka mal

rejimi seçilmediğinden; taraflar arasında 1.1.2002 tarihine kadar mal ayrılığı, bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açılma tarihine kadar yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK.m.202, 225).

Dava konusu mesken 11.9.1980 tarihinde edinilerek davalı adına kaydedildiğine ve bu tarih 743 sayılı TKM’nin 170. maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu döneme ilişkin bulunduğuna göre, taraflar arasındaki taşınmaza ilişkin uyuşmazlığın Borçlar Kanununun genel hükümlerine göre çözüme kavuşturulması gerekmektedir.

Davalı, davacının 1977-1980 yılları arasında düzenli bir çalışması olmadığını, çalıştığı dönemlerde de kendi gelirine göre daha düşük gelir elde ettiğini ve tüm gelirini kendisi ile ilk evliliğinden olma çocuğuna harcadığını ileri sürerek bu taşınmazın edinilmesinde katkısı bulunmadığını ileri sürmüş ise de; dosya arasında bulunan kayıt ve belgelere göre hem davacı hem de davalı işçi emeklisi olarak maaş almakta olup, aldıkları emekli aylıkları birbirine yakındır.

Her ne kadar dosyada, tarafların çalışmalarını ve gelirlerini gösterir belgeler bulunmamakta ise de; emekli olduklarına ve birbirine yakın gelirlere sahip bulunduklarına göre birbirine yakın süreler içinde çalıştıkları ve yakın gelir elde ettikleri kabul edilmelidir.

Bundan ayrı taraflar arasındaki taşınmaza ilişkin uyuşmazlığa ait dönemde yürürlükte bulunan 743 sayılı TKM’nin 152. maddesi uyarınca davalı kocanın iaşe yükümlülüğü bulunduğu da göz önüne alındığında bir an için davacının, davalıya nazaran daha az gelir sahibi olduğu ve önceki evliliğinden çocuğu bulunması nedeniyle daha fazla harcamada bulunduğu kabul edilse bile davalının var olan iaşe yükümlülüğü nedeniyle gelir ve harcama durumlarının dengelendiği ve tarafların dava konusu taşınmazı birlikte eşit katkıyla edindikleri yolundaki değerlendirmede bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Bundan ayrı; fedakarlığın denkleştirilmesi ve hakkaniyet ilkesi taraflar arasında görülen bu tür davalarda uygulanan ilkeler olduğundan varsa bile bir miktar katkı payı azlığı veya fazlalığı sonuca etkili görülmemiştir.

Buna karşılık; dava konusu araç 7.11.2002 tarihinde ve dava konusu mevduat ise 5.7.2005 tarihinde yani edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilmişlerdir.

Davalı vekili aracın tarafların ayrı yaşadığı dönemde alınması nedeniyle sadece vekil edenine ait olduğunu ve davacının katkısından bahsedilemeyeceğini, dava konusu mevduatın ise vekil edenine ait emekli ikramiyesi olduğunu ileri sürerek araç ve mevduata yönelik davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmakta ise de; dava konusu araç ve mevduat 1.1.2002 tarihinden sonra davalı eş adına tarafından edinildiğine göre; taraflar arasındaki uyuşmazlığın edinilmiş mallara katılma rejimi kuralları gereğince çözüme kavuşturulması gerekmektedir.

İleri sürülüş biçimine göre; davanın, katılma payı alacağı isteğine ilişkin olduğu hususunda duraksama bulunmamaktadır. Bu tür davalarda, eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak hüküm kurulması gerekir.

Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, dava konusu aracın davalının kişisel malı olduğu ileri sürülüp kanıtlanmadığına ve dava konusu mevduatın davalıya ait emeklilik ikramiyesi olduğu ileri sürülmüş ise de; dosya arasında bulunan davalının emekliliğine esas belgede davalıya ait emeklilik ikramiyesinin 1995-1998 yılları arasında ödendiğinin açıklanmış bulunması ve davalıya yapılan ödeme tarihinden yedi yıl sonra açılan dava konusu mevduatın kaynağının

bu ikramiye olduğu kayıtlara ve banka hesaplarında yapılan aktarımlarla kanıtlanamamış bulunduğuna göre; davalı savunmalarına itibar edilmemesinde bir yanlışlık bulunmamaktadır. TMK’nun 222/ son fıkrası uyarınca bir eşin bütün malları aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir.

Edinilmiş mallara katılma rejiminde tarafların dava konusu mal varlığının edinilmesinde maddi bir katkısının bulunup bulunmadığının ve bu dönemde tarafların ayrı olup olmadıklarının uyuşmazlığın çözümünde bir önemi yoktur. Diğer bir ifade ile davacının maddi katkısının varlığını ispatlamak zorunda kalmaksızın davalıya ait aracın değeri ve banka hesabının (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) hak sahibi olacağı açıktır.

Bundan ayrı; boşanma davasının açıldığı tarihten çok kısa bir süre önce dava konusu hesaptan yüklü miktarda para çekilmesi olağan ve iyiniyetli bir davranış olarak değerlendirilemez.

Bu nedenle boşanma davasının açıldığı tarihte bankada bulunan mevduat miktarı yerine, hesabın açıldığı tarihte var olan ve dava konusu edilen 30000 Euro üzerinden değerlendirme ve hesaplama yapılması da doğru olduğundan, yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. TMK.nun 6 ve 222. maddeleri uyarınca herkes iddia ve savunmasını kanıtlamakla yükümlüdür. Davalı taraf savunmalarını kanıtlayamamıştır.

Davacı vekilinin temyizine gelince; dava kabul edilmiştir. Hükmün avukatlık ücretine ilişkin bölümünde yazılı bulunan “.....vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” şeklindeki ifadenin bilgisayar hatasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Böyle bir hatanın HUMK’nun 459. maddesi gereğince her zaman mahkemesince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan vekalet ücretine ilişkin, maddi hataya dayalı yanlışlık bozma konusu yapılmamıştır.

Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının ve davacı vekilinin ise hükmün avukatlık ücretine ilişkin bölümüne yönelik temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 660,10 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2.319,80 TL’nın temyiz eden davalıdan alınmasına ve davacıya ait 17,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 05.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2010/3037, K. 2010/4548, 5 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/3037
Karar No
2010/4548
Tarih
5 Ekim 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2010/3038 K.2010/5938
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2010/3039 K.2010/5775
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/3040 K.2010/16768
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/3041 K.2010/8030
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/3041 K.2010/16770
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/3041 K.2010/4513

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.