İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/3594 K.2010/5112

... ile ... aralarındaki mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak davasının reddine dair... Aile Mahkemesinden verilen 09.04.2010 gün ve 506/343 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir.…

Esas2010/3594Karar2010/5112Tarih26 Ekim 2010Okuma8 dk · 1.696 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2010/3594 E., 2010/5112 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Ekim 2010
Mahkemesi
Aile Mahkemesi
Dava türü
Mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.696 kelime·8 dk okuma

... ile ... aralarındaki mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak davasının reddine dair... Aile Mahkemesinden verilen 09.04.2010 gün ve 506/343 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.10.2010 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden ve karşı taraftan kimse gelmediği için evrak üzerinde inceleme yapılmasına karar verildi. Temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde edinilerek davalı eş adına tescil edilen pek çok taşınmaz ile 3 adet araç ve Kızılırmak İnşaat Şirketinin bulunduğunu, vekil edeninin davalıya ait bu mal varlığının edinilmesine elişleri yapıp satmak, düğünde kendisine takılan ziynet eşyalarını vermek, kendi ailesinden maddi yardım almak, vekil edeninin annesine ait 341 ada 2 parselde bulunan 4 nolu bağımsız bölümde davalı ile birlikte kira vermeden oturmak, davalının siyasi hayatında yanında yer almak, özel kalemi gibi çalışmak,

misafirlerini ağırlamak suretiyle katkıda bulunduğunu açıklayarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20000 TL katkı payından ve değer artış payından kaynaklanan alacağın boşanma davasının açıldığı tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve vekil edenine ait katkı payı alacağı belirlenirken davalıya ait nakit varlıkları, bunların gelirleri ve faizleri ile dava konusu taşınmazların kira gelirlerinin ve faizlerinin,

davalıya ait Kızılırmak İnşaat Şirketinin 1.1.2002 tarihinden sonraki sürüm değeri ve değer artış payının da edinilmiş mal olarak dikkate alınmasını ve davacının tüm mal varlığı üzerindeki katkı payı, katılma alacağı payı ve değer artış payının bu durumlar dikkate alınarak tespit edilmesini istediklerini açıklamıştır.

Davalı vekili ise, dava konusu mal varlığının edinilmesinde davacının hiç bir katkısı bulunmadığını, zira vekil edeninin babasının çalışmaları karşılığında elde ettiği gelirlerle alındığını, kaldı ki tarafların 2000 yılından beri ayrı yaşadıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, 1.1.2002 tarihinden önce edinildiği belirlenen taşınmazlar ile araçlara davacının katkıda bulunduğunun kanıtlanamadığı, davacının ev kadını olarak misafir ağırlamak, davalının siyasi hayatında yanında olmak şeklinde açıklanan eylemlerinin katkı olarak değerlendirilemeyeceği, davacının ailesi tarafından yurt dışından gönderildiği ve davalıya verildiğini ileri sürdüğü dövizlerle ilgili iddiasını kanıtlayacak delili bulunmadığı görüşünden hareketle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

. Taraflar 10.7.1980 tarihinde evlenmişler, 14.7.2006 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün kesinleşmesiyle 5.11.2008 tarihinde boşanmışlardır. Sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden eşler arasında 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM. m.170), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.

Dosya arasında bulunan kayıt ve belgelere göre; dava konusu olan ve davalı adına kayıtlı bulunduğu belirlenen 166 ada 30 parselde bulunan 21 nolu dükkan dışındaki tüm taşınmaz mallar ile 35 AD 2002 plaka sayılı aracın ve Kızılırmak İnşaat Şirketinin 1.1.2002 tarihinden önce edinilerek davalı adına tescil edildikleri anlaşılmaktadır.

166 ada 30 parselde bulunan 21 nolu dükkan dışında kalan taşınmazlar ile 35 AD 2002 plaka sayılı araç ve Kızılırmak İnşaat Şirketi 1.1.2002 tarihinden önce, 743 sayılı TKM’nin 170. maddesine göre eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinildiğine göre; taraflar arasındaki bu mal varlığına ilişkin uyuşmazlığın Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca çözüme kavuşturulması gerekir.

743 sayılı TKM.nin yürürlükte olduğu 1.1.2002 tarihinden önce eşler arasında yasal mal ayrılığının geçerli olduğu dönemde, karı ve kocanın diğerinden katkı payı karşılığında bir tazminat isteyebilmesi için mutlaka parasal veya para ile ölçülebilen maddi bir değer koymak suretiyle katkısının bulunması gerekir. Bundan ayrı, aynı kanunun 153. maddesi gereğince eve kadın bakar. Başka bir anlatımla kadının eve ve çocuklarına bakması, ev işleri yapması onun yasal ödevidir.

Eşlerden birinin edindiği mala diğer eşin doğrudan maddi bir katkısı yoksa bu talep kabul edilemez.

Tüm dosya kapsamı ve taraflar arasında görülen boşanmaya ilişkin dosyadaki bilgi ve belgelere göre; tarafların 1977 yılında yapılan düğün sonrasında birlikte yaşamaya başladıkları, yasal olarak 1980 yılında evlendikleri, davacının ev hanımı olduğu, düzenli gelir getiren bir işte çalışmadığı, bu nedenle de kendisine yoksulluk nafakası takdir edildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, dinlenen davacı tanıkları; davacı kadının kendisine düğünde takılan ziynet eşyalarını ve ailesinden aldığı paraları davalıya verdiğini ve bu değerlerle Kayseri’de bir emlak dükkanı açıldığını daha sonra bu dükkanın kapatılarak tarafların İzmir’e yerleştiklerini ve davalının bundan sonra İzmir'de müteahhitlik yapmaya başladığını, davalının sahip olduğu mal varlığının kaynağının Kayseri’deki emlak dükkanı olduğunu ayrıca davacının elişleri yapıp sattığını ve bu çalışması karşılığında elde ettiği gelirler olduğunu davacının açıklamalarına dayalı olarak bildiklerini,

davacının ev hanımı olarak eşine her açıdan destek olduğunu ve davalının siyasi yaşamında yanında yer alarak tüm misafirleri ağırladığını açıklamışlar ancak davacı tarafından davalıya verildiğini açıkladıkları ziynet eşyalarının cins ve miktarlarını, yapıldığını belirttikleri elişi ile ilgili çalışmanın şekli, niteliği, süresi ve karşılığında ne kazanç elde edildiğini, davacının ailesinden gönderildiğini belirttikleri maddi yardımların miktarı gibi hususlarda açıklamada bulunmamışlardır.

Davalı tanıkları ise davalı ...’in emlak dükkanı açmasında gerekli olan paranın davalının babası tarafından karşılandığını davacının ailesinin herhangi bir katkı sağlamadığını, İzmir Balçova’da müteahhitliğe başlamasının da davalının babasının maddi katkıları ile olduğunu, davalıya ait mal varlığının kaynağının davalının babası Faik Koğ’a ait bulunduğunu, davacının elişleri yapıp satmak gibi bir çalışmasının da olmadığını, davacının sadece ev hanımı olarak kendisine düşen sorumlulukları yerine getiren bir kişi olduğunu bildirmişlerdir

Görüldüğü üzere, taraf tanıklarının beyanları son derece soyut olup, birinin diğerine üstün kılınmasını gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Bu denli soyut anlatımlara dayanılarak da davacı kadının dava konusu mal varlığının edinilmesinde kanunun aradığı anlamda doğrudan maddi bir katkısının olduğunun ispatlandığı kabul edilemez.

Kadının ev işleri yapması, sosyal yaşam içinde eşinin yanında bulunması, evlilik birliğinin getirdiği yardımlaşmanın bir gereği olarak misafir ağırlaması gibi eylemler diğer eşin edindiği mal varlığına maddi katkı sayılamaz.

Evlilik birliğinin kurulmasından önce 8.1.1977 tarihinde düzenlenen çeyiz senedi başlıklı belgede yazılı ziynet eşyalarının 1980 yılında yapılan yasal evlilikten sonra ve fakat 1.1.2002 tarihinden sonra davalı tarafından edinildiği anlaşılan mal varlığının edinilmesinde kullanıldığı, diğer bir ifade ile çeyiz senedinde yazılı olup davalı ile onun babasına teslim edilen ziynet eşyaları var ise de; bu ziynetlerin bozdurularak bedellerinin söz konusu mal varlığının edinilmesine aktarıldığının da somut olarak kanıtlandığından söz edilemez.

Davacı çeyiz senedinde yazılı olan ve davalıya teslim edildiği anlaşılan ziynet eşyalarının aynen iadesini, aynen iadesi mümkün değilse bedellerinin verilmesini de istememektedir.

Bundan ayrı dosya arasında bulunan kayıt ve belgelere göre; davacının babası tarafından davacıya 1996 yılında gönderildiği anlaşılan 380 Mark ile 1999 yılında gönderildiği anlaşılan 100 Markın bulunması, tek başına, bu paraların 1.1.2002 tarihinden önce edinilen mal varlığının alımında kullanıldığını da göstermez.

Davacının babası tarafından, davalının kardeşi ...’a gönderilen bir miktar para var ise de; bu paranın da kendi kızı veya damadı yerine davalının kardeşine gönderilmesi hayatın doğal akışına uygun bir davranış şekli olmaması karşısında, 1.1.2002 tarihinden önce edinilen mal varlığının alımında kullanıldığı ileri sürülemez.

Davacının kira ödemeden oturduğunu ileri sürdüğü, 341 ada 22 parselde bulunan 4 nolu bağımsız bölümün 14.9.2005 tarihinde davalının kardeşi ...’dan satın alınarak davacının annesi Zekiye Sarı adına tescil edilmiş olması da bu değerlendirmeyi doğrular nitelikte olup, taşınmazın davacının annesi tarafından edinildiği tarihten sonra var olan kira vermeden oturma nedeniyle elde edilen tasarrufun 1.1.2002 tarihinden önce edinilen mal varlığına katkı sağladığı düşünülemez.

Dolayısı ile mahkemece benimsenen ve yukarıda anlatılan nedenlerle 1.1.2002 tarihinden önce edinilen tüm mal varlığına yönelik olarak açılan katkı payı alacağına ilişkin davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Dava konusu 35 R 6378 plaka sayılı araç ise; TMK nun 225 maddesi hükümleri uyarınca, taraflar arasındaki mal rejiminin sona erdiği tarih olarak kabul edilen ve boşanma davasının açıldığı tarih olan 14.7.2006 tarihinden sonra 3.1.2008 tarihinde davalı tarafından edinilmiştir. Mal rejiminin sona ermesinden sonra edinilen bir mala ilişkin olarak mal rejiminden kaynaklanan alacak isteğinde bulunulamayacağından ve tasfiyeye tabi tutulamayacağından mahkemenin bu araca ilişkin isteği dikkate almaması da doğrudur.

Davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olmadığından reddiyle, evlilik birliği içinde 1.1.2002 tarihinden önce edinilen tüm mal varlıkları ile 35 R 6378 plaka sayılı araca yönelik olarak verilen davanın reddine ilişkin bulunan hüküm bölümünün ONANMASINA,

Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; davacı 1.1.2002 tarihinden sonra edinilen mal varlığı dışında, 1.1.2002 tarihinden önce edinilen taşınmazların kira gelirlerinin, satılmaları ile elde edilen bedellerinin ve faiz gelirlerinin, davalıya ait nakit varlıklar ile bunların gelir ve faizlerinin ve ayrıca davalıya ait Kızılırmak İnşaat Şirketinin 1.1.2002 tarihinden sonraki sürüm değeri ile değer artış payının edinilmiş mal olduğunu ileri sürerek mal rejiminin tasfiyesini istemektedir.

Ancak davacı davaya konu ettiği nakit varlıkların ne olduğunu, nerede bulunduğunu, hangi taşınmazın ne zaman kiraya verildiğini ve ne kadar kira geliri elde edildiğini, kira gelirleri ile bir tasarrufta bulunulup bulunulmadığını açıklamamıştır.

Bedel açıklanıp harç yatırılarak açılmış bir dava ve istek olmaksızın HUMK.nun 74. maddesi gereğince bir değerlendirme yapılması olanaklı bulunmadığı gibi 1.1.2002 den önce 4.1.1985 tarihinde Ticaret Siciline kayıtlanan dolayısı ile davalının kişisel malı olduğu konusunda duraksama bulunmayan Kızılırmak İnşaat Şirketinin 1.1.2002 tarihinden sonraki sürüm değeri üzerinde bir hak talep edilemeyeceği açık bulunduğundan bu isteklerle ilgili olarak bir değerlendirmede bulunulmaması doğru ise de, dosya arasında bulunan kayıtlara göre.

35 UA 055 plaka sayılı araç 27.12.2002 tarihinde, 166 ada 30 parselde bulunan 21 nolu dükkan ise, 1.12.2003 tarihinde ipka nedenine dayanılarak davalı tarafından edinilmiştir. 21 nolu dükkana ait tapu kaydının öncesine ilişkin kayıtlar dosyada bulunmadığı için esasen tam olarak ne zaman edinildiği anlaşılamamaktadır.

Dava konusu bu taşınmazın davalı tarafından tam olarak ne zaman edinildiği araştırılıp belirlenmeli ve eğer taşınmaz da araç gibi, 1.1.2002 tarihinden sonra yani taraflar arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde edinildiği belirlenir ise; taraflar arasındaki bu yönlere ilişkin uyuşmazlığın edinilmiş mallara katılma rejimi kuralları gereğince çözüme kavuşturulması gerektiğinin düşünülmesi gerekir. Bu tür davalarda, eklenecek değerlerden (TMK.m.

229) ve denkleştirmeden (TMK.m. 230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m. 236/1) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak hüküm kurulmalıdır. TMK.nun 222/ son fıkrası uyarınca bir eşin bütün malları aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir.

Edinilmiş mallara katılma rejiminde tarafların dava konusu mal varlığının edinilmesinde somut, maddi bir katkısının bulunup bulunmadığının uyuşmazlığın çözümünde bir önemi yoktur. Diğer bir ifade ile davacının maddi katkısının varlığını ispatlamak zorunda kalmaksızın davalıya ait olan ve 1.1.2002 tarihinden sonra edinilen mal varlığı üzerinde artık değerin yarısı oranında (TMK. m.236/1) hak sahibi olacağı açıktır

Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile 35 UA 055 plaka sayılı araç ve 166 ada 30 parselde bulunan 21 nolu dükkana ilişkin hüküm bölümünün HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 17,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 26.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2010/3594, K. 2010/5112, 26 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/3594
Karar No
2010/5112
Tarih
26 Ekim 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2010/3596 K.2010/6508
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/3596 K.2010/5106
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/3597 K.2010/5121
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2010/3598 K.2010/5606
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/3598 K.2010/7858
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/3598 K.2010/4609

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.