İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/3907 K.2011/364

... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair İzmir 5. Aile Mahkemesinden verilen 17.02.2010 gün ve 895/146 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili taraflarından süresinde…

Esas2010/3907Karar2011/364Tarih25 Ocak 2011Okuma4 dk · 889 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2010/3907 E., 2011/364 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Ocak 2011
Mahkemesi
Aile Mahkemesi
Dava türü
Katkı Payı Alacağı
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

889 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair İzmir 5. Aile Mahkemesinden verilen 17.02.2010 gün ve 895/146 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı vekili, tarafların 1981 yılında evlendiklerini, evlilik birliği içerisinde edinilen 30318 ada 7 parselin müvekkilinin emekli ikramiyesi ve kişisel gelirleriyle alındığını, davalının herhangi bir destek ve katkısı bulunmadığını, davalının ısrar ve güvence istemesi üzerine taşınmazın tapuda yapılan işlemle davalıya devredildiğini açıklayarak dava tarihindeki değeri üzerinden 80.000 TL alacağın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davanın yersiz açıldığını, taşınmazın müvekkilinin kişisel gelirleriyle alındığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacının 1/2 katkısı dikkate alınarak taşınmazın dava tarihindeki değeri üzerinden belirlenen 44.117 TL alacağının yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine; hükmün, kabule ilişkin bölümü davalı vekili, redde ilişkin bölümü davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar, 27.04.1981 tarihinde evlenmiş, 07.12.2006 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin 09.11.2009 tarihinde kesinleşen hükümle boşanmışlardır. Başka mal rejimi seçilmediğinden; taraflar arasında 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı, (743 sayılı TKM.m.170) bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açılma tarihine kadar yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK. nun m. 202, 225).

Dava konusu 30318 ada 7 parselin öncesi 2885 ada 17 parsel olup, sırasıyla 30.07.1982 tarihinde pay satışı, 02.12.1985 tarihinde imar yoluyla davacı ... adına tescil edilmiş, 04.08.1986 tarihinde intifa hakkı üzerinde bırakılarak satış yoluyla davalı ... Önel adına tescil edilmiştir.

Davacı vekili, davalının ısrarı ve güvence istemesi üzerine satın alınması sırasında satış bedelinin tamamı müvekkili tarafından ödenmesine rağmen eşi Münevver adına tapuya tescil edildiğini ileri sürerek bedel isteğinde bulunmuştur. HUMK. nun 74 ve 76. maddeleri uyarınca olayları bildirmek taraflara, hukuki niteleme hâkime aittir.

Somut olayda; taraflar 1981 yılında evlenmişler, taşınmaz 1982 yılında edinilmiş olup 1986 yılında tapuda yapılan işlemle davalı adına tescil edilmiştir. İleri sürülen bu nitelikteki bir işlemin Borçlar Kanununun 234 ve devamı maddeleri gereğince gizli bağış niteliğinde bulunduğu açıktır. Hibe edilen taşınmazla ilgili olarak mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak isteğinde bulunulamaz.

Borçlar Kanununun 244 ve devamı maddeleri gereğince bağıştan rücuyu öngören usulüne uygun olarak açılmış bir dava ve istek de bulunmadığına göre, mahkemece davanın tamamının reddine karar verilmesi gerekirken, taraflar arasındaki hukuki ilişkiye yanlış anlam verilmesi sonucunda davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kısmen kabule ilişkin hüküm bölümünün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 596.00 TL peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadelerine 25.01.2011 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Somut olayda; dava konusu 2885 ada 17 nolu parselde davacı ... 1820/1159840 payı 06.09.1982 tarihinde satıcısı Fatma Tüzzehra Semiha Doğangil’den satın almıştır. Bilahare, bu taşınmazda imar uygulaması yapılmış; imar 30318 ada 7 nolu parsel olarak ... adına imar çapı oluşturulmuştur. Davacı, bu taşınmazı Tapu Müdürlüğü önündeki resmi satışla 04.08.1986 tarihinde 1.000.000 TL bedelle davalı ...’ya satmıştır. Açıklanan bu olgular tarafların ve mahkemenin kabulündedir. Uyuşmazlık, tapuda davacı adına kayıtlı olan taşınmazın tapu memurluğu önündeki resmi satışla davalıya temlik edilmesi üzerine bu işlemin bağış, gizli bağış olup olmadığı konusunda toplanmaktadır.

Hemen belirtmek gerekir ki; kayıt maliki olan bir şahsın kendi üzerinde kayıtlı olan tapulu taşınmazını TMK.706, Borçlar Kanununun 213 ve Tapu Kanununun 26. maddesi gereğince tapu memurluğu huzurunda resmi sözleşmeyle bir başkasına temlik etmesi halen de bu işlemin davadaki sıfatlarına göre: İnançlı işlem mi?, Taraf muvazaası mı?, Muris muvazaası mı?, Gizli bağış mı?, Bağış mı? Olup olmadığı konularında toplanmaktadır.

Yukarıda sayılan dava türleri ispat şekilleri ve ileri sürülüş biçimleri bakımından birbirinden ayrı müesseselerdir. Eldeki olayda; resmi sözleşmenin düzenlendiği tarihte tarafların resmi nikahlı evli olmaları nedeniyle yanlar arasındaki uyuşmazlık; inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil olarak nitelendirilmelidir. Ayrıca, tarafların sıfatı bakımından taraf muvazaası olarak ileri sürülmesi de olanaklıdır.

Ancak, temlik eden kişi hayatta olduğu için mirasçıları açısından muris muvazaasının ileri sürülmesi şuan için mümkün değildir. Bundan ayrı, olayda bağış olmadığı için bağıştan rücunun koşullarının bulunup bulunmadığının tartışılması da mümkün değildir.

Öyle ise, somut olayda tapuda yapılan devir işlemini bağış olarak nitelemek ve bağıştan rücunun koşullarının bulunup bulunmadığını irdelemek Dairenin görevinde olmadığı gibi; bu şekilde bir niteleme yapmak, daha sonraki zamanlarda açılacak davalar için lehte ya da aleyhte ihsası rey olacağından doğru olmayacaktır. Kaldı ki; somut olayda hiçbir şekilde gizli bağışta bulunmamaktadır.

05.02.1947 tarih 20/6 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararının tarafların sıfatı ve inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil isteği nedeniyle mutlak surette araştırılıp tartışılması gerekir. Kural olarak, davacının, tapu memuru huzurunda, bedel göstererek, resmi sözleşmeyle, davalıya yapmış olduğu temlik geçerli bir satıştır.

Mahkemenin öncelikle inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davasının koşullarının oluşup oluşmadığı, ispatlanıp ispatlanmadığı üzerinde durulması, koşulları varsa iptal ve tescile, yoksa taşınmazın temlik edildiği tarih, eldeki davanın açıldığı tarih dikkate alınarak bedel konusunda araştırma ve inceleme yapılarak davacının isteklerinin irdelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; belirtilen şekilde araştırma, inceleme ve niteleme yapılmadan kısmen kabul kararı verilmesi bu gerekçelerle doğru olmamıştır.

Tüm bu sebeplerle, davalı vekilinin temyiz itirazları reddedilmeli, buna karşılık davacı vekilinin temyiz itirazlarının inançlı işleme dayalı tapu iptali tescil, olmadığı takdirde bedele ilişkin olarak incelenip bir karar verilmesi gerekirken; belirtilen şekilde karar verilmesi açıklanan nedenlerle doğru olmamıştır. Netice olarak, Dairenin Sayın çoğunluğunca benimsenen nitelemeye ve oluşan kanaatlerine katılmam mümkün değildir.

Tüm bu sebeplerle yerel mahkeme kararı bozulmalıdır kanaatindeyim. 25.01.2011

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2010/3907, K. 2011/364, 25 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/3907
Karar No
2011/364
Tarih
25 Ocak 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2010/3910 K.2011/55
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/3917 K.2011/44
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/3920 K.2011/551
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/3932 K.2011/331
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2010/3938 K.2011/229
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2010/3949 K.2011/139

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.