İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/3928 K.2010/5241

... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ...Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 15.03.2010 gün ve 317/68 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya…

Esas2010/3928Karar2010/5241Tarih2 Kasım 2010Okuma4 dk · 767 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2010/3928 E., 2010/5241 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Kasım 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu İptali Ve Tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

767 kelime·4 dk okuma

... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ...Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 15.03.2010 gün ve 317/68 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 02.11.2010 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü taraflardan kimse gelmediği için incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. Temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı vekili; davalının miras bırakanı ... kızı ... adına tapuda kayıtlı bulunan 276 ada 19 parsel sayılı taşınmazın, 20 yıldan çok fazla süre ile vekil edeninin tasarrufu altında bulunduğunu ileri sürerek, ... adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın vekil edeni adına tapuya tesciline, karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili ise; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, TMK.nun 713. maddesinde düzenlenen şartların gerçekleşmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kabulü ile, 276 ada 19 parsel sayılı taşınmazın... kızı ... adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Hükümden sonra Hazine vekili 26.10.2010 hakim havale tarihli dilekçe ile dava konusu taşınmazın malikinin tanınıp bilinen kişilerden olmaması nedeniyle .... Sulh Hukuk Mahkemesinin 15.2.2002 tarih 2001/765 Esas ve 2001/882 Karar sayılı kararı ile taşınmazın idaresi konusunda Edirne Deftardarının kayyım tayin edildiğini ve bu hususun tapu kaydına da şerh verildiğini belirterek kayyımın taraf sıfatını almadığı böyle bir davanın görülemeyeceğini ileri sürerek davaya katılmak istediklerini bildirmiş ve hükmü temyiz ettiklerini açıklamıştır.

Dosya arasında bulunan kayıt ve belgelere göre; uyuşmazlık konusu 276 ada 19 parselin yapılan tapulama çalışmaları sonunda 7.6.1959 tarihinde ... kızı ... adına tapuya tescil edildiği ve dava konusu kaydın günümüze kadar intikal görmediği anlaşılmaktadır. Davacı vekili, tapulu taşınmaz üzerinde 20 seneyi aşkın süreden beri vekil edeninin var olan zilyetliliğine dayanarak, iptal tescil isteğinde bulunmuştur. İleri sürülüş biçimine göre; davanın TMK.nun 713/2.

Maddesine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin bulunduğu konusunda bir duraksama bulunmamaktadır. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir.

Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK.nun 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir.

Anılan maddede, “aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya 20 yıl önce ölmüş, ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir” denilmiştir.

Dosya arasında bulunan mirasçılık belgesi ve nüfus kayıtlarında, dava konusu taşınmazın kayıt maliki olan ve davalının miras bırakanı olduğu anlaşılan 1.7.1833 doğumlu ... kızı ...’nin 19.11.1905 tarihinde nüfusa tescil edilirken ölü olduğu belirtildiğine göre ;böyle bir yerin yasal koşulları bulunduğu takdirde davacı tarafından kazanılması ve tapuya tescil edilmesi mümkündür.

Dava konusu taşınmazın kayıt maliki olan ... kızı ...’nin mirasçısı olduğuna ve davada taraf sıfatını almış bulunduğuna göre; ortada kayyım atanmasını gerektiren bir dava söz konusu olmadığından Hazinenin taraf sıfatını alması da olanaklı bulunmamaktadır.

Dolayısı ile Hazinenin talepleri yerinde değil ise de; yerinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar dava konusu taşınmazın davacı tarafından; bu yerin sınırında bulunan ve davacıya ait olan 20 parsel sayılı taşınmazdaki evine gidip gelme sırasında yol olarak kullandığını ve bu şekildeki tasarrufun 30 yılı aşkın bulunulduğunu açıklamışlar ancak, yerin tarımsal amaçlı olarak hiç kullanılmadığını ve halende bu nitelikte bir kullanımın bulunmadığını taşınmazın arsa vasıflı bir yer olduğunu bildirmişlerdir.

Davacının bu yer üzerine ev yapmak amacıyla ilgili belediyeye yaptığı bir takım başvuruları bulunmakta ise de, bu isteğin eyleme dönüşmediği ve taşınmaz üzerine fiili hakimiyeti gösterir hiç bir şey yapılmadığı anlaşılmıştır.

Diğer bir anlatımla, dava konusu taşınmazın zilyetlik iddiasında bulunan davacı tarafından etrafının çevrildiği, bağımsız bir taşınmaz haline getirilerek sahiplenildiği ve bir başkasının bu yerden yararlanmasına engel olacak bir eylemin varlığı ileri sürülüp ispatlanabilmiş değildir.

Bu durumda; ana yol ile davacıya ait evin arasında bulunan üzerinde ekili dikili veya yapılı ekonomik değer taşıyan hiç bir şey barındırmayan, doğal haliyle durmakta olduğu anlaşılan davaya konu taşınmaz üzerinde; sadece evine ulaşma sırasında yol olarak kullanılmak suretiyle var olduğu ileri sürülen, başkaca bir fiili hakimiyet içermeyen tasarruf şeklinin, kazanmayı sağlayan ekonomik amaca uygun bir kullanım şekli olduğundan söz edilemeyeceğine göre;davanın reddine karar verilmesi gerekirken; sadece yol olarak kullanma şeklinde oluşan tasarruf şekline yanlış anlam verilmesi sonucunda davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.

Davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 332,05 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine 02.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2010/3928, K. 2010/5241, 2 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/3928
Karar No
2010/5241
Tarih
2 Kasım 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/3929 K.2010/10263
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/3930 K.2010/9694
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/3930 K.2010/5243
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/3931 K.2010/5246
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2010/3931 K.2010/14728
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/3932 K.2010/18842

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.