KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2010/4755 E., 2011/1370 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tapu İptali Ve Tescil
Karar Metni
867 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Afyonkarahisar 2.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 13.04.2010 gün ve 248/94 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARŞI OY
Davacı, dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın “miras bırakanından kaldığını, kazanmaya yeterli eklemeli zilyetliğinin bulunduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın (tamamının) kendi adına tesciline” karar verilmesini istemiş, keşif yerinde dinlenen yerel bilirkişiler ve tanık, taşınmazın miras bırakanından davacıya kaldığını doğrulamakla birlikte intikal şekli hakkında bir açıklama yapmadıkları gibi bu husus mahkeme hakimi tarafından sorulup belirlenmemiştir.
İddianın ileri sürülüş şekline göre, davacı dava konusu taşınmazın tereke malı olmaktan çıktığını, tamamının mülkiyetinin kendisine geçtiğini bildirerek tescil isteğinde bulunmuştur. Davacının bu açıklamasına göre, davanın tereke adına açılmadığı açıktır. Ne var ki; öncesinin miras bırakana ait olduğu kabul edilen taşınmazın, davacıya geçiş şekli hakkında bir açıklama yapılmadığı gibi mahkemece de bu yöne ilişkin araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
Davacı yan, taşınmazın tamanının kendi adına tescilini istediğine göre; uyuşmazlık konusu taşınmazın, miras bırakandan davacıya devir şekli (taksim, bağış, satış, vs.) üzerinde durulması dava şartı bakımından önem arz etmektedir. Dava şartı, kamu düzeni ile ilgili olduğundan davacı tarafça ileri sürülmese dahi taşınmazın davacıya geçiş şekli mahkemece kendiliğinden araştırılp belirlenmelidir. Kaldı ki; HUMK.nun 75/2. maddesi hükmü uyarınca, hakim müphem ve mütenakız gördüğü hususlar hakkında iddia sahibinden açıklama isteyebilir.
Mahkemece; anılan usul hükmü uyarınca tereke adına dava açmayan ve taşınmazın tamamının miras bırakandan kendisine kaldığını idida eden davacıdan bu devir hakkında açıklama istemesi, davacının mülkiyetine geçmesini sağlayan taksim, bağış, satış vs. gibi nedenlerden birine dayanması durumunda, bu hususun kanıtlanması için davacıya süre ve imkan verilmesi, bundan sonra iddianın ileri sürülüş şekline, toplanan delillere ve getirtilecek mirasçılık belgesine göre öncelikle dava şartı üzerinde durulması,
çekişme konusu taşınmazın halen elbirliği mülkiyetinde olduğunun anlaşılması durumunda, davacı tereke adına dava açmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi, aksi durumda ise dosya içeriğine, toplanan delillere göre uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yerel mahkemece, belirsiz olan bu durum açıklığa kavuşturulmadan taşınmazın elbirliği mülkiyeti hükmüne tabi olduğu varsayımından hareketle, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi yönündeki Sayın çoğunluğun bozma görüşüne katılmamaktayım.
14.03.2011
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2010/4755, K. 2011/1370, 14 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama